hastaligi.gen.tr https://www.hastaligi.gen.tr Hastalık, Hastalık Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, hastaligi.gen.tr Fri, 13 Jan 2017 00:00:00 +0000 Mon, 20 May 2019 00:00:00 +0000 60 Bebeklerde Şeker Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/bebeklerde-seker-hastaligi.html Fri, 04 May 2018 09:16:24 +0000 Bebeklerde şeker hastalığı, günümüzde pek yaygın olmasa da bütün ülkelerde görülebilen bir sorundur. Diyabet yani şeker hastalığı genellikle yetişkinlerde görüldüğünden dolayı, bebeklerde şeker hastalığı deni Bebeklerde şeker hastalığı, günümüzde pek yaygın olmasa da bütün ülkelerde görülebilen bir sorundur. Diyabet yani şeker hastalığı genellikle yetişkinlerde görüldüğünden dolayı, bebeklerde şeker hastalığı denilince çoğu kişi şaşırır. Bebeklerde şeker hastalığı erken müdahale edildiği takdirde hemen hemen ortadan kalkacak dereceye ulaşabilir. Bebeklerde şeker hastalığı, ülkemizde pek yaygın olmasa da son yıllarda gittikçe artmaktadır. Şeker hastalığı, tip 1 diyabet ve tip 2 diyabet olmak üzere ikiye ayrılır. Bebeklerde bulanan şeker hastalığı çoğunlukla tip 1 diyabettir. Bu diyabet türü bebeklerde vücut, insülin üretemediği için pankreasta bulunan insülin hücreleri de zarar görür. Dolayısıyla bu şeker hastalığı bulunan bebekler iyi takip edilmeli ve tedavi edilmelidir. 

Bebeklerde Şeker Hastalığı Belirtileri: 

Bebeklerde şeker hastalığı bulunması durumunda tıpkı yetişkinlerdeki gibi aşırı su içme ve hızlı kilo kaybı görülür. Bu durumlar çok belirgin olduğu için  bebeğin ailesi de şüphelenip bir sorun olduğunun farkına varabilir. Bazen ise bebeklerde şeker hastalıkları, deri hastalıkları ile belirginlik gösterebilir. Bebekte birden kuru ve kaşıntılı deride sorunlar görülüyor ise şeker hastalığı olma ihtimali de düşünülmeli ve doktora başvurulmalıdır. 

Bebeklerde Şeker Hastalığı Tanısı: 

Bebeklerde şeker hastalığı tanısı konulabilmesi için öncelikle kesinlikle bebekte bazı testler yapılmalıdır. Örneğin açlık kan şekerinin ölçülmesi değeri önemli testlerdendir. Ölçüm sonucu bebeğin açlık kan şekeri 100 mg ve 125 mg arasında ise bebekte gizli şeker var demektir. 126 mg ve üzeri ise şeker hastalığının var olduğunu göstermektedir. 

Bebeklerde Şeker Hastalığı Tedavisi: 

Bebeklerde şeker hastalığı tedavisi uzun sürebilmektedir. Tedavi sürecinde bebeğin bir beslenme beslenme uzmanına gösterilmesi gerekir. Beslenme uzmanı, bebeğin hastalığını göz önünde bulundurarak bir beslenme programı hazırlamalıdır. Bu beslenme programı, bebeğin kan şekerinin dengede tutulması için önemlidir. Bunun yanı sıra bebeğe hastalığı sürdüğü sürece düzenli olarak programlı ve düzenli egzersizler yaptırılmalıdır. 
]]>
Üroloji Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/uroloji-hastaliklari.html Fri, 04 May 2018 19:05:50 +0000 Üroloji Hastalıkları: Bu rahatsızlık aslında çok önemsenmesi gereken ve kişinin zamanında tedavi edilmez ise hayatı kâbusa döneceğinin bilinmesi gerekli olan bir sağlık sorunudur. Ürolojik olan rahatsızlıklar denince Üroloji Hastalıkları: Bu rahatsızlık aslında çok önemsenmesi gereken ve kişinin zamanında tedavi edilmez ise hayatı kâbusa döneceğinin bilinmesi gerekli olan bir sağlık sorunudur. Ürolojik olan rahatsızlıklar denince öncelikle akla ilk olarak gelen idrar yolları, penis, testis, böbrekler, mesane,, prostat rahatsızlıkları, olarak sıralanabilir. Üroloji bayan ya da erkek olarak hiç ayrım yapmadan idrar yolları ve buna bağlı olan iç organlarda oluşan hastalıklarla olan sıkıntıları tıbben inceleyen ve sorunu çözmeyi amaç edinmiş bir bilim dalıdır. Yetişkin hastalarla birlikte çocuklarda oluşabilecek rahatsızlıklarda da aynı derecede ilgilidir. Özellikle erkek çocuklarda görülen altını ıslatma, sünnet ve cinsel yolla bulaşabilen, rahatsızlıkları çözmek için sürekli yeni çalışmaların yapıldığı bir dal olarak tanımlanmıştır.

Üroloji Hastalıklarının Bazıları;

Prostat: Bu hastalık Erkeklerin idrar torbasının hemen alt kısmında oluşan, idrar torbasını tamamen sararak kavrayan salgı bezi prostat ismini almıştır. Genel olarak erkeklerde 50 yaşın yukarısında, prostat büyümesi rahatsızlığı en çok karşımıza çıkan rahatsızlıkların başında gelmektedir. Bu rahatsızlığın genel olarak belirtileri sık idrara çıkma ve idrar yaparken zorlanma ve idrarı kesik, kesik yapma olarak söylenebilir. Bu hastalık tedavi edilmez ise idrar yollarında kapanma ve böbreklerde oluşabilecek rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Böbrek-İdrar Yolu Taşları: Bu rahatsızlık idrarda çözülen ve dışarı atılan maddelerde çökmesi ile çok katı birikintiler olarak görülmektedir. Bu çözünen birikinti artış göstermesi nedeniyle sert cisim çokluğu yani taş oluşumu meydana gelir. İdrar yolunda ve böbreklerde ortaya çıkan bu taşın kesin olarak bir sebebi yoktur. Bu rahatsız edici durum, Erkeklerde çok sık görülmektedir. Kadınlarda çok rastlanmaz. Ancak tedavi edilmez ise idrar yolu iltihaplanmalarına ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Varikosel: Erkek hastalarda görülen bu sıkıntı Yumurtalıkların etrafında olan toplardamarlarda meydana gelen genişleme sebebiyle kan akımının arkaya gitmesi sonucu oluşan hastalığa Varikosel denmektedir. Bu sıkıntılı durum yüzde dilimde erkeklerde yaklaşık olarak yüzde 40 larda olur. Ancak rastlanan vaka olarak yüzde 15 civarındadır. Bu rahatsızlık belirti verirken kasıklarda ve taşaklarda aşırı ağrıya sebep olmaktadır. Bu hastalık erkekte gelen dölün kalitesini ve akışını azaltarak ilerde kısırlığa neden olabilecektir. Bu hastalığın tedavisi mikro cerrahi yöntemiyle yüzde 95 gibi yüksek derecede tedavisi mümkündür.

 İdrar Torbası İltihabı: Torbada meydana gelen mikrobik virüs iltihaplanmaya neden olur. Bu rahatsızlığın diğer adı ise tıbbi olarak (sistit) olarak telaffuz edilmektedir. Bu sıkıntı nasıl anlaşılır. Genel olarak bacak arasında göte yakın bölgede ve karnın alt kısmında şiddetli olarak hissedilebilir. Bu durumda olan kişi sık idrara çıkar. İdrarını yapan kişi hemen arkasından mesanesinde bir ağrı hisseder. Bir diğer belirti ise idrarda aşırı yanma, idrardan kan gelmesi, Geçici ağrı dindirmenin yolu sıcak su ya da sıcak havlu koyarak ağrıyı durdurmak mümkündür. Geçmiş olsun.

]]>
Cilt Hastalıkları Kaşıntı https://www.hastaligi.gen.tr/cilt-hastaliklari-kasinti.html Sat, 05 May 2018 15:14:50 +0000 Cilt hastalıkları kaşıntı, Cildimiz duyu organlarımızdan biri olarak dış etkenleri hissetmemizi sağlar ve vücudumuzun tamamını kaplar. Cildimiz oldukça fonksiyonel bir organdır. Cildimiz üzerinde bulunan ince kıllar ayr Cilt hastalıkları kaşıntı, Cildimiz duyu organlarımızdan biri olarak dış etkenleri hissetmemizi sağlar ve vücudumuzun tamamını kaplar. Cildimiz oldukça fonksiyonel bir organdır. Cildimiz üzerinde bulunan ince kıllar ayrıca hassasiyetini artırken kas ve diğer iç organları da dış etkenlerden korur.

Normal insanlarda bebeklik döneminde bağışıklık sisteminin tam oturmamasından kaynaklanan cilt sorunlarına yetişkin kişilerde pek rastlanmaz. İlerleyen yaşlarda hücre yıkımları ile bağışıklık sisteminin yavaş yavaş etkisini kaybetmesi ile cilt sorunları tekrar gündeme gelmeye başlar. Sağlıklı bünyelerde gerçekleşen cilt hastalıkları ve kaşıntının oluşması; karaciğer ve diğer bezelerin dengesiz çalışması ile doğrudan bağlantılı olabilir.

Cilt hastalıkları kaşıntı neden oluşur

Vücudumuzun tamamında veya bölgesel bir kısmında kaşıntı oluşabilir. Kaşıntının nedenini öğrenmek için öncelikle kendinizi tanımanız gerekiyor. Eğer yediğiniz bir şey karşılığında cildiniz tepki veriyor ve kaşınıyor ise bu bir cilt sorunu olduğundan kendiniz tedbir alabilirsiniz. Fakat bununla ilgili olmadığı kanaatine vardıysanız bitlenme veya diğer cilt sorunları olduğunu düşünebilirsiniz. 

Uyuz hastalığı; Hastalık parmak aralarında, bel çevresinde, bilek içlerinde, genital bölgelerde, diz arkalarında, dirsek içlerinde, kürek kemikleri arasında, yüz, avuç içi, ayak tabanı, kafa derisinde kendini gösterir.

Cildi kaşındıran bir hastalıktır. Hastalık süresi bir kaç ayı bulabilir ve bulaşıcıdır. Aynı evde kalan kişilere bulaşabilir. Bu hastalıkta cilt üzerinde göz ile görülmeyen böcekler bulunur. Böceğin merkezinin bulunduğu yer şiddetli kaşınır. Bunların vücuttan uzaklaştırılması ilaç ve tavsiyesinde bulunulur. 

Krem tedavisi üç yada dört gün uygulandığında hastalık geçer.  Bunlardan biri yüzde 5'lik permetrin krem (elimite)'dir. Bir başka kaşıntı losyonu Lindone Losyon'dur. Bu ilacı iki yaşından küçük çocukların, hamilelerin, elli kilodan az ağırlığa sahip kişilerin kullanması uygun değildir.

Egzamalar; Cilt kaşıntısına neden olan bu hastalık daha çok bağışıklık sistemi zayıf bünyelerde ortaya çıkar. Ciltte kızarıklık, şişme, kaşıntı en önemli belirtileridir. Egzamalar atobik bünyelerde psikolojik durumun bozulması ile de ortaya çıkabilir. Tedaviye olmak için öncelikle egzamanın neden kaynaklandığının bilinmesi gerekir. Nedeni bulunduktan sonra hekim tarafından uygulanacak tedavi ile tamamen veya kısmen yok edilebilir. Oluşumuna etki eden faktörler oluştuğunda tekrar ortaya çıkabilir.

Mevsimsel etkenlerin cilt hastalıkları ve kaşıntıya etkisi;

Özellikle bahar ayları ile polen sezonu da açılmış olur. Polenler havada uçuşurken cildimiz üzerinde görülmeyen bir tabaka oluştururlar, polenler cilt üzerine yapıştığında, kimyasal salgı salgılarlar ve cilde tutunurlar. Bu durum cildin kaşıntı olarak tepki vermesine neden olur. İleri vakalar da kaşıntı kızarıklık meydan getirir. Kendiliğinden geçme ihtimali yüksektir.

Sıcak havalarda cildin nemli bölgelerinde mantar oluşması da kaşıntının nedenleri arasındadır. Kasıklar, bel bel çevresi, koltuk altları kulak içleri mantar oluşumuna açık bölgelerdir. Bu durumda M - fro isimli losyonun kaşıntı olan bölgelere sürmek kaşıntıyı giderecektir.

Soğuk havalarda da cilt kurumasına bağlı olarak kaşıntılar meydana gelir. Bu durumun düzeltilmesi için cildi nemlendirici krem ve losyonların yanı sıra yine M - Fro isimli losyon işe yarayacaktır.
]]>
Bebeklerde Çölyak Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/bebeklerde-colyak-hastaligi.html Sun, 06 May 2018 15:04:08 +0000 Bebeklerde çölyak hastalığı genelde 8 ila 12 aylık olan bebeklerde sıkça görülmektedir. Çölyak hastalığı halk dilinde pek bilinmeyen hastalıklardandır. Bu bilgisizlik haslığa yakalanmış olan bebeklerin teşhisini geçik Bebeklerde çölyak hastalığı genelde 8 ila 12 aylık olan bebeklerde sıkça görülmektedir. Çölyak hastalığı halk dilinde pek bilinmeyen hastalıklardandır. Bu bilgisizlik haslığa yakalanmış olan bebeklerin teşhisini geçiktirmektedir. Ancak bu hastalığın belirtilerinin bir kısmının bile bilinmesi halinde teşhisi evde bile koymak mümkündür. Örneğin sebepsiz yere bebeklerde meydana gelen şişkinlik, mide bulantısı, kemik erimesi, şiddetli karın ağrıları, derilerde meydana gelen döküntülerin olması çölyak hastalığına işaret olabilir. Genetik bir hastalık olarak tanımlanan çölyak isimli bu hastalık aslında sadece bebeklerde değil her yaşta meydana gelebilir. Bebeklerde tanısı daha kolay konulan çölyak hastalığı; sebepsiz karın ağrısı, iştahsızlık, yağlı ve kötü kokulu dışkılama gibi belirtilerle görülebilir.

Bebeklerde Çölyak Hastalıklarının  Sebepleri:

Çölyak hastalığı artık 250 kişiden birinin sorunu haline gelen bu hastalığın en büyük sebeplerinden biri buğday, çavdar ve arpada bulanan protein olan glüten maddesinden kaynaklanmaktadır. Çölyak hastalığına yakalanan kişilerin sadece %5-%10'unu hastalıkla ilgili septomları göstermektedir. Geriye kalan hastalar ne yazık ki çoğu zaman hastalıklarının  farkına varmazlar.

Bebeklerde Çölyak Hastalığının Önüne Nasıl Geçilir

Anne sütünün yeni doğan bebekler için ne kadar önemli olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Yapılan araştıramalara göre emzirmenin bebeği çölyak hastalığından koruduğu gözlemlenmiştir. Emzirme esnasında anne sütünden bebeğe az miktarda geçen glüten, bebeğin zamanla bağışıklık kazanmasını sağlar veya en azından hastalığı erteler. Yeni doğan bebeklerin ilk 4-6 ayında sadece anne sütü ile beslenmesi bu açıdan çok önem taşımaktadır. Çölyak hastağı her durumda raslamak mümkün iken 8-12 aylık bebeklerde daha çok görülmesinin sebebi budur.

Bebeklerde Çölyak Hastalığının Tedavisi:

Çölyak hastalığına yakalanan bebeklerin mümkün olduğunca glütensiz beslenmesi gerekmektedir. Bu sayede bağırsaklarda meydana gelen haribiyet düzelmektedir. Sağlık durumu iyiye giden bebekler için gaflete kapılmadan hastalık için aynı hassesiyet gösterilmelidir. Belli bir yaşa gelmiş bebekler için de içinde glüten barındıran buğday, arpa, çavdar ile bunlardan yapılan her türlü mamalardan uzak durulmalıdır. Aksi halde çölyak tekrardan etkisini gösterebilir.

]]>
Akdeniz Ateşi Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/akdeniz-atesi-hastaligi.html Mon, 07 May 2018 13:27:44 +0000 Akdeniz ateşi hastalığı, yaygın olarak görülen hastalıklar içerisinde yer alırken; ataklar halinde görülür. Bu hastalıkta kişide eklem ağrısı, yüksek ateş, karın ağrısı, göğüs bölümünde ağrılar ile ortaya çıka Akdeniz ateşi hastalığı, yaygın olarak görülen hastalıklar içerisinde yer alırken; ataklar halinde görülür. Bu hastalıkta kişide eklem ağrısı, yüksek ateş, karın ağrısı, göğüs bölümünde ağrılar ile ortaya çıkarken; kalıtsal olarak belirlenen hastalıklar arasında yer alır. Bazı kişilerde bu hastalıktaki ataklar 4 gün kadar devam eder. Atak son bulduğu zaman hastalık ile belirtiler de yok olur. Ataklar arasında herhangi bir belirti bulunmamaktadır. Bu hastalık kalıtsal olması sebebiyle anne veya babadan bulaşması halinde ortaya çıkar. Genellikle Akdeniz ülkelerinde görülür. Ayrıca belirli bölgelerde Yahudiler, Ermeniler, Araplarda da görülen hastalıklar içerisinde yer alır. Bizim ülkemizde ise genellikle Ege ve İç Anadolu'da görülen hastalıklar içerisinde yer alır. Bu hastalık 20 yaş öncesi çocukluk dönemlerinde ortaya çıkar.

Akdeniz ateşi hastalığı belirtileri

Bu hastalığın belirtileri haftada birkaç defa gözlerinin ataklar ile ortaya çıkar. Kişide şiddetli ağrılar meydana gelir. Atak olduğu zaman kişi hareket edemezken; karın içerisinde iltihaplanma meydana gelebilir. Ayrıca bu hastalık Apandisit ile karıştırılırken; apandistin olmasına da sebebiyet veren hastalıklar içerisinde yer alır. Atak ile beraber kişide yüksek ateş gözlenir. Ateşin derecesi 40 dereceye kadar yükselirken; dikkate alınmaması halinde kişide havale geçirme gibi problemler meydana gelir. Akdeniz Ateşi hastalığının belirtilerinde kişinin diz ve ayak bileklerinde önemli ölçüde ağrılar gözlenir. Ağrılar ile birlikte kişide kızarıklık, şişlik ortaya çıkar. Ayrıca kişinin göğüs bölümünde önemli derecede ağrılar gözlenir. Akciğer bölgesinde şişlik ve iltihaplanma oluşur. Bu hastalık ile beraber kişide nefes alıp verirken güçlük ve ağrının çoğalması, ayrıca vücuda bir şey batma şeklinde ağrı olması gözlenir. Bazı kişilerde ise ateş ile birlikte kusma, bulantı gibi belirtiler ortaya çıkar. Anne ve babada görülen Akdeniz Ateşi hastalığı çocuğun da bu hastalığa yakalanma riskini artırır. Bu hastalık ile beraber çeşitli organlarda protein yapısında değişiklik gözlenir. Bu sebeple bazı organlarının görevini yerine getirmemesine sebebiyet verir. Damar hastalıklarına neden olur. Kronik böbrek yetmezliği gibi hastalıkların oluşumuna sebebiyet verir. İlerlemiş durumlarında hayati tehlikeye sebebiyet verir. Ayrıca hamilelerde düşük yapmaya neden olur. Hamile olan kişilerde Akdeniz Ateşi hastalığı bulunuyor ise bebekte bu hastalığın olma ihtimali oldukça yüksektir. Bazı gebelerde ise bebeğin sakatlığına sebebiyet verir.

Akdeniz ateşi hastalığı tanısı;

Gen ile alakalı olan hastalık olması sebebiyle anne babada bulunuyor ise çocuğa da gerekli incelemelerin yapılması gerekir. Ayrıca hastada bulunan belirtilerin oluşumu ile doktor kontrolünde uygulanacak testler de Akdeniz Ateşi hastalığının tanısı konulur. Doktor bu hastalığın tanısını koyarken ailede bulunan Akdeniz Ateşi hastalığının olup olmadığını kontrol etmesi tanıda yardımcı olur. Genlerde bu problemin bulunduğunun bilgisinin alınması tanı koymada oldukça önemlidir. Ataklardan dolayı tanı konulması kolaylaşır. Akdeniz Ateşi hastalığının ilerlemiş olması ve yapılan idrar testi ile uygulanacak amiloidozis düzeyi ile bu hastalığın tanısı konulur.

Akdeniz Ateşi hastalığı tedavisi;

Bu hastalığın tanısının konulmasının ardından gerekli tedavi işlemleri uygulanır. Tedavi sürecinde ilaç tedavi uygulanır. Kolşişin isimli ilacın kullanımı ile kişide bulunan belirtilerinin azalması sağlanır. Diğer belirtilerin giderilmesinde oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Bu hastalığın etkilerini gidermede etkili olarak kullanılır. Ayrıca bu kullanılan ilaç amiloid hastalığının oluşmasını engelliler. Kullanılan ilaç tedavi hastalığın belirtileri geçse bile uygulanmalıdır. Düzenli kullanılacak ilaç ile Akdeniz Ateşi hastalığı tedavi edilir. Ancak bu hastalığın tedavisinde ilacın dozunun ayarlanması, aksatılmadan kullanılmasına devam edilme]]> Kalp Damar Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/kalp-damar-hastaliklari.html Tue, 08 May 2018 12:34:00 +0000 Kalp damar hastalıkları; kalp damar hastalıkları günümüzde çok yaygın olarak hatta gençleri bile etkisi altına almış önemli bir rahatsızlıktır. Kalp damar hastalıkları soğuk algınlığı, grip gibi geçici bir hastalık de Kalp damar hastalıkları; kalp damar hastalıkları günümüzde çok yaygın olarak hatta gençleri bile etkisi altına almış önemli bir rahatsızlıktır. Kalp damar hastalıkları soğuk algınlığı, grip gibi geçici bir hastalık değildir. Kanın pompalamakla görevli olan kalp, bu görevini tamamlayabilmek için sürekli kasılarak vücuda kanı göndermektedir. Organların canlılığını koruyabilmeleri için besin maddelerine      ve oksijene ihtiyacı vardır. Bu maddeler de kan ile kalp tarafından gönderilmektedir. Kalbin kendini besleyen damarlara koroner damar deriz. Koroner damarlarda olabilecek bir rahatsızlık ve hastalıklar kalbin çalışmasını doğrudan etkileyeceği için kalp damar hastalıklarının ihmal edilmemesi gerekmektedir.  Kalp damar hastalıklarının en önemlisi de damar sertliğidir. Bu rahatsızlıkta bazı maddeler ki bunların başında kolesterol olmakla beraber damar içerisinde birikerek kalp damarında darlık ve tıkanıklık oluştururlar. Damar tıkanıklığı stres nedeni ile erkeklerde daha çok görülmektedir. Kadınlarda ise erken menopozdan sonra görülmektedir. Kişi kalp damar hastalığı olmamak için risk faktörlerini dikkate alması gerekmektedir.

Kalp Damar Hastalıkları Riskleri;
  • Kişi sigara içiyor ise mutlaka bırakmalı
  • Hipertansiyon hastaları tansiyonunu dengede tutmadı gerekmektedir.
  • Hareketsiz kalmamalı ve düzenli egzersiz yapılmalı
  • Şeker hastalarının şeker seviyesi normal olmalı
  • Aşırı stresten kaçınılmalı
  • Aşırı kilolu kişiler diyet yapmalı
Kalp damar hastalığı geçici değildir ve arkasında iz bırakacak bir rahatsızlıktır. Bu nedenle kişinin risk faktörleri ile mücadele etmesi, hastalık ortaya çıkmış ise önlenmesi gerekmektedir. Hastalığın hızlı ilerleyeceği için durdurulması çok önemli olan kalp damar hastalıklarında kişi mutlaka uzman doktora başvurmalıdır.

Kalp Damar Hastalıklarının Belirtileri; 

Kişide göğüs ağrısı, diş ağrısı ve kol ağrısı olabilmektedir. Kalp damar hastalığı sırasında mücadele edilmesi gerekmektedir. Kalbin damar tarafından beslenen bölgesindeki damar tam tıkanması halinde 5-6 saat içerisinde açılması gerekmektedir. Uzun sürerse kalbin o kısmındaki hücreler ölecektir.  Bu yüzden kalp damar hastalığının ihmal edilmemesi gerekmektedir. 

Kalp Damar Hastalığı Tedavisi; 

Kan cıvıklaştırıcı ve damar genişletici ilaçlar verilir. Damarın tıkanık olan bölümüne özel yapılmış balon ile kısa süre şişirilip bırakılarak tıkanık olan yer açılmaktadır. Eğer bir kaç kalp damarı tıkanık ise aynı zamanda veya farkı zamanlarda balon işlemi uygulanır. Damar balon ile açılmamış ise stent konularak tıkanık yer açılır. Açıldıktan sonrada kişinin dikkat etmesi gerekmektedir. Düzenli egzersizler yapmalı ve alıç çiçeği kalp damar rahatsızlıkları için kullanılmalıdır.
]]>
Alkol Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/alkol-hastaliklari.html Tue, 08 May 2018 17:31:20 +0000 Alkol Hastalıkları; Maalesef günümüzde oldukça yaygın olan alkol kullanımına bağlı hastalıklar insanların hayatlarını tehlikeye atmakta. Ve günümüzün en çok yakalanılan hastalığı olan kanser türlerinin neredeyse hepsi Alkol Hastalıkları; Maalesef günümüzde oldukça yaygın olan alkol kullanımına bağlı hastalıklar insanların hayatlarını tehlikeye atmakta. Ve günümüzün en çok yakalanılan hastalığı olan kanser türlerinin neredeyse hepsine alkolle yakalanma riski daha yüksek. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki hiç bir alkol masum değil ve hepsi kanser riski taşıyor. Tabi bu alkol hastalıklarının dışında çevrendeki insanlara verdiğin zararlarda söz konusudur. Bedenine verdiği rahatsızlığının yanı sıra ruhsal olarak da çöküntüye sebebiyet verebiliyor ve böylece çevrenizdeki insanlar, sizi seven eşiniz, çocuğunuz, aile dostlarınız sizden uzaklaşmaya başlıyor sonuç olarak yalnızlaşan birey ya kendi canına kıyıyor yada ani ölümlerle sonlanıyor. 

Alkol Hastalıkları Nelerdir
  • Sindirim Sistemi İle İlgili Hastalıklar ; Ağız kanseri, yemek borusu iltihabı ve yemek borusu kanseri, müzmin  mide iltihabı, hazımsızlık, beslenme bozukluğu, pankreas iltihabı, alkole bağlı sarılık, karaciğerde yağlanma ve siroz sonrasında  karaciğer kanserine kadar varabilen bir hastalık.
  • Solunum Sistemi İle İlgili Hastalıklar ; Ağız ve yutak kanseri, gırtlak kanseri, müzmin solunum yolları ve akciğer hastalıkları, akciğer veremi.
  • Dolaşım Sistemi İle İlgili Hastalıklar ; Alkole bağlı kalp kası rahatsızlıkları, alkole bağlı yüksek tansiyon, kalp ve nabız atışlarının düşmesi, eyin damarlarındaki kanamalara bağlı felçler, ani ölümler.
  • Ciltte Görünen Hastalıklar ; Telanjiektazi, rozase, kutanöz ülserler, rinofima.
]]>
Sedef Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/sedef-hastaligi.html Wed, 09 May 2018 06:39:53 +0000 Sedef hastalığı; çocuklardan çok büyüklerde görülen bir deri hastalığıdır. Daha çok stres kaynaklı olan bu hastalık gözle görülür belirtiler sergileyerek kişiyi rahatsız edecek derecede vücutta izler meydana getirir. Se Sedef hastalığı; çocuklardan çok büyüklerde görülen bir deri hastalığıdır. Daha çok stres kaynaklı olan bu hastalık gözle görülür belirtiler sergileyerek kişiyi rahatsız edecek derecede vücutta izler meydana getirir. Sedef hastalığının kesin bir tedavisi de malesef bulunmamaktadır. Psikolojik sorunlar yaşayan, ani şok ve travmalar geçiren insanlarda daha fazla rastlanan bir hastalıktır çeşididir.

Sedef hastalığının çeşitleri; 

Sedef hastalığının bilinen dört çeşidi bulunmaktadır. 
  • Guttate psöriazis; sedef hastalığının bir çeşididir. Ciltte küçük kırmızı lekeler şeklinde olup daha çok kol, bacak, baş ve gövde de oluşur ve bir kaç ay içerisinde kaybolur.
  • Aplak psöriazis;  bu hastalık çeşidinde ise hasta olan kişilerin cildi kurulur ve çiftlerin çatlaklar oluşur. Deride pul pul dökülmeler meydana gelir. 
  • Fleksural psöriazis; genellikle aşırı kilolu olanlarda görülür. Kasıkarda, koltuk altında, ve derinin kıvrımlı olduğu bölgelerde daha fazla oluşur.
  • Eritrodermik psöriazis; diğer sedef hastalığı çeşitlerine göre daha ağırılıdır ve daha az görülen bir çeşittir. Deride daha geniş bir alana yayılır. Hatta tedavisi için acil müdahale etmek gereken bir sedef hastalığı çeşididir. 
Sedef hastalığının belirtileri; 

Sedef hastalığının belirtileri arasında parlak ve kuru kepeklenmeler, pembe ve kırmızı renkli lekeler, değişik şekillerde vücudun herhangi bir yerinde oluşan lekeler şeklinde oluşurlar. 

Sedef hastalığının nedenleri; 

Sedef hastalığı aynı zamanda bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Ayrıca sedef hastalığı kronik yani belli dönem ve aralıklarla tekrar ortaya çıkan bir cilt hastalığıdır. Stres ve depresyon bağışıklık sistemini zayıflatarak sedef hastalığına veya var olan hastalığın tekrarlanmasına yol açar. Ayrıca bakteri ve virüs enfeksiyonları da sedef hastalığına zemin hazırlayan bir nedendir. Cildin tahriş olması yani iklime bağlı olarak sıcak veya soğuk hava gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Çünkü yaz aylarında aşırı güneş ışınlarına maruz kalan deri tahriş olur ve sedef hastalığına zemin hazırlar.

Sedef hastalığının tedavisi; 

Sedef hastalığının tedavisinde öncelikle bazı önlemler alınması gerekir. Örneğin daha sakin yani stressiz bir yaşam ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gibi. Daha sonra da vitamin ve mineral eksikliği varsa gidermek, dengeli ve düzenli beslenmeye dikkat etmek, şeker ve hayvansal gıdalardan, sigara ve alkolden uzak uzak durmak. Lifli ve ve beyaz et tüketmek, stresten uzak durmak, deri döküntüsü ve kaşıntı kremlerini doktor kontrolünde kullanmak. Ayrıca sedef hastalığının çeşidine göre kortizon içeren kremler veya losyonlar kullanılır. Kullanılan bu kortizon ilaçları da kesinlikle doktorunuzun önereceği doz ve sürede kullanılmalıdır. Çünkü bu ilaçlar damar genişlemesine, ciltte incelemelere ve deride renk değişikliklerine yol açabilmektedir. 

Ayrıca sedef hastalığı saç derisinde oluşmuş ise bunun tedavisinde daha çok şampuan ve losyon şeklindedir. Bu şampuan ve losyonlarıda kullanırken saç derisine zarar vermeden az miktarda ve hafif masaj yaparak uygulanması gerekir. Çünkü bu tür ilaçlarda fazla ve uzun süreli kullanıldığında saç derisini tahriş ederek zarar verebilir.
]]>
Deli Dana Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/deli-dana-hastaligi.html Wed, 09 May 2018 07:51:56 +0000 Deli dana hastalığı, merkezi sinir sisteminde gelişen, beyin dokusu iltihabı geçiren hayvanın etini yenmesiyle insanlara bulaşan bir sığır hastalığıdır. Sığırdan başka bir sığıra geçme olasılığı düşüktür. İ Deli dana hastalığı, merkezi sinir sisteminde gelişen, beyin dokusu iltihabı geçiren hayvanın etini yenmesiyle insanlara bulaşan bir sığır hastalığıdır. Sığırdan başka bir sığıra geçme olasılığı düşüktür. İlk olarak 1986 yılında İngiltere de saptanmıştır. Deli dana hastalığının tanısı zordur ve yavaş ilerler. Çok tehlikeli bir hastalıktır ve ölümcüldür. Hastalığın bilinen kesin bir tedavisi bulunmadığından dolayı korunma ile ilgili önlemler çok önemlidir. Bundan dolayı hasta olduğu bilinen hayvanlara ait etler kesinlikle yenmemelidir. 

Deli dana hastalığının belirtileri nelerdir  

İnsandaki belirtisi: Hastalığın belirtileri yavaş yavaş gelişir. Unutkanlık ön plandadır. Bundan dolayı Deli dana hastalığı  Alzheimer hastalığı ile karıştırılabilir. Kaslarda kasılmalar, denge bozukluğu, konuşma bozukluğu ve görmede bozukluk oluşur. Hasta gergin huzursuzdur. Hastalığın başlangıcından itibaren bir yıl içerisinde hasta hayatını kaybeder.

Hayvandaki belirtisi: Hayvan temas sırasında çok korkar ve saldırgan davranışlar gösterir. Deli dana hastalığının ilerleyen safhalarında sığırlar, burunlarını ve böğürlerini anormal bir biçimde yalarlar. Baş ve kulaklarının duruşu anormaldir ve kulak hareketleri hızlanır. Çok fazla titrerler ve bacak hareketlerini kontrol edemezler. Hastalığın son safhasına doğru hayvan felç olur. Hastalığın başlangıcından itibaren iki üç içerisinde ölürler. 
]]>
Ms Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/ms-hastaligi.html Wed, 09 May 2018 21:37:05 +0000 Ms Hastalığı; Günümüzde hayatımızda birçok vazgeçilmez vardır. Bu vazgeçilmez her zaman iyi şeyler olmaz. Bu vazgeçilmezlerden biride hastalıklardır. Hastalık istenilen bir alışkanlık değil fakat yaşamımızın gerçek b Ms Hastalığı; Günümüzde hayatımızda birçok vazgeçilmez vardır. Bu vazgeçilmez her zaman iyi şeyler olmaz. Bu vazgeçilmezlerden biride hastalıklardır. Hastalık istenilen bir alışkanlık değil fakat yaşamımızın gerçek bir parçası. Hayatımızın gerçeklerinden bir de ms hastalığıdır.  Ms hastalığının açılmış ismi ise multipl sklerozdur.

Ms Hastalığının Belirtileri

Belirtileri her hastalık da olduğu gibi kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Genel olarak belirtilerine baktığımızda aşağıda ki durumlar gözükmektedir;
  • Ellerde ve ayaklarda uyuşukluk, karıncalanma ve iğnelenme
  • Uzuvlarda güç kaybı
  • Görme kaybı, çift görme, bulanık görme
  • İdrar tutamama
  • Konuşmada bozukluk
  • Cinsel sorunlar
  • Denge kaybı ve sonucu olarak mide bulantısı
  • Hafıza kayıpları
  • Uzun süreli depresyonlar
Ms Hatalığının Nedenleri
  • Çevresel Faktörler: Radyasyonlu ortamda bulunma, aşırı kimyasala maruz kalma(cıvaya maruz kalma).
  • Etnik Köken: Kafkas ve Kuzey Afrika da görülme oranı yüksek iken Ekvator bölgelerinde daha azdır. Sarı ırk da ki oran beyaz ırk da ki orana göre daha fazladır.
  • Virüslerin Etkisi: Herpes ve varisella zoster virüslerine maruz kalan kişilerin ms hastalığına yakalanma ihtimali yüksektir.
  • Kalıtım: Çevresel etkenlerle genlerin değişmesi
  • Genetik Faktörler: Ms hastası olan anne veya babanın çocuklarının da ms hastası olma ihtimali fazladır.
  • Kan ve beyin arasında bulunan bariyerin hasarı
  • Anne karnın da gerçekleşen kimyasal olaylar
  • Vücut da yeterince vitamin bulunmaması
Ms Hastalığının Kimlerde Görülür
  • Kadınlarda ki oran erkeklere göre fazladır.
  • 20-40 yaşları arasında ki gençlerde.
  • Beyaz ırktan olan kişilerde
  • Soğuk iklimde yaşayanlarda 
  • Ailesinde ms hastalığı olan kişilerde görülme sıklığı daha fazladır.
Ms Hastalığının Tedavisi

Birçok hastalıkta olduğu gibi ms hastalığında erken tedavi her şeyden önemlidir. Ms hastalığın tedavisinde en büyük silah aşıdır. Fakat bu aşı tam bir çözüm değildir. Bu aşılar sadece ms hastalarının ataklarını azaltmaktadır. Ms hastalığının net bir çözümü bulunmamaktır.
Ancak ms hastalığı doğru bir tedavi şekli ve yaşam şartı ile kontrol altına alınabilir. Bu yaşam şartlarından bazıları;
  • Düzenli ve sağlıklı beslenme
  • Alkol ve sigaradan uzak durma
  • Bol hareket
  • Stresten uzak durmadır.
]]>
Veba Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/veba-hastaligi.html Thu, 10 May 2018 07:49:47 +0000 Veba hastalığı, bulaşıcı olan hastalıklar içerisinde yer alan veba hastalığının gizliden vücudu saran mikroplar ile vücuda girdiği belirtilmektedir. İlerlemiş halinde tedavisi mümkün olmayan hastalıklar içerisinde yer alı Veba hastalığı, bulaşıcı olan hastalıklar içerisinde yer alan veba hastalığının gizliden vücudu saran mikroplar ile vücuda girdiği belirtilmektedir. İlerlemiş halinde tedavisi mümkün olmayan hastalıklar içerisinde yer alır. Bakteri, virüs, enfeksiyon sebeple vücuda giren hastalıkların tamamına verilen isimdir. Bulaştığı zaman öldürücü etkisi bulunmaktadır. Acı çektiren hastalıklar arasında yer alan veba hastalığı temiz olmayan ortamlardan insan vücuduna giren bakteriler ile yerleşir. Veba hastalığının bulunduğu ortamlar genellikle oldukça pis ve güneş görmeyen alanlardır. Böyle ortamlarda sürekli bulunulması sıkıntı yaratırken; bu alanlarda veba bulunuyor ise bulaşma özelliği yüksektir. Hastalık vücuda girdiği zaman bir hafta kuluçka süresinin ardından vücut belirli tepkiler vermeye başlar. Geçmiş tarihte insanların 3 te 1i veba hastalığından dolayı yaşamını kaybetmiştir. Bunun yanı sıra tesisin hastalık yayıldıktan sonra yapılması tedaviyi imkansız hale getirmiştir. Gelişmiş ülkelerde veba hastalığı ile baş etmek mümkünken; Afrika gibi gelişmemiş ülkelerde bu hastalık sebebiyle hala milyonlarca insanın hayatını kaybettiği belirtilmektedir. Veba hastalığının hayvanlardan bulaşırken; özellikle fareden bulaşma ihtimali oldukça yüksektir. Hastalık genellikle pirelerden bulaşır. Fareler üzerinde bulunan pirelerin hastalığı taştığı belirtilmektedir. Bu sebepten dolayı bir çok farenin de ölümü veba hastalığı yüzündendir. Şimdi veba hastalığının belirtilerinden bahsedelim.

Veba hastalığının belirtileri

Veba hastalığı olumsuz koşullardan dolayı insanlara veya hayvanlara bulaşırken çeşitli belirtiler ile kendini gösterir. İnsanlarda veba hastalığının en belirgin özelliği sancılı kasık ağrıları yaşatmasıdır. Ayrıca kişide öksürme esnasında kan gelmesi gibi problemlere de rastlanır. Durduk yere burun kanaması, deri üzerinde değişik lekelenmeler ve kişide oluşan aşırı halsizlik ve yorgunluk gibi durumlar veba hastalığının belirtileridir. Veba hastalığının belirtileri arasında iştahsızlık, güç kaybı, yemek yememe hissi, aşırı zayıflama gibi problemler ile kendini gösterir. Kişinin dil renginde değişmeler meydana gelir. Genellikle dilin kahverengiye benzer bir yapıda olduğu belirtilir. Ayrıca dilde sürekli kuruluk hissi meydana gelir. Bu belirtileri bulunan kişilerin vakit kaybetmeden doktor kontrolü yaptırması gerekir. Erken teşhis edilmesi halinde tedavi imkanı bulunurken; vakit kaybedilmesi halinde hayati tehlike taşır.


Veba hastalığının teşhisi ve tedavisi

Veba hastalığı için anlattığımız belirtilerin bulunması halinde kişinin vakit kaybetmeden doktora gitmesi gerekir. Uygulanacak tetkikler ile veba hastalığının tanısı konulur. Tanı konulduğu zaman tedavi başlar ve bu süreç oldukça sıkıntılı bir süreçtir. Bu sebepten dolayı erken tanı oldukça önemlidir. Erken tanı konulması halinde tedavi kolaylaşır. Geç kalındığı zaman tedavi zorlaşırken tedaviden olumsuz sonuçlar çıkabilir. Veba hastalığı tanısı konulan kişinin korunma amaçlı düzenli olarak aşı olması gerekir. Hastanın tetkiklerinin ardından uygulanacak ilaç tedaviyle tedavi sağlanır. Ayrıca doktor kişide bulunan ağrıların giderilmesi için antibiyotik uygulaması yapar. Doktorun verdiği ilaçları düzenli kullanarak hastalığının tedavi edilmesi gerekirken; bu süreç içerisinde kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi, aşırı yağlı gıdalardan uzak durması, kendini yoracak egzersizlerden ve hareketlerden kaçınması, vakitli uyuyup vakitli uyanması ve alkol sigara gibi olumsuz alışkanlıklardan uzak durması tavsiye edilir.
]]>
Bebek Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/bebek-hastaliklari.html Thu, 10 May 2018 20:30:26 +0000 Bebek hastalıklarının meydana gelmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi de mide kapaklarının ilk 3-4 ay boyunca sağlıklı çalışmamasından kaynaklanmaktadır. Bu sebepten dolayı bebeğinizi beslenme sonrasında yatırın Bebek hastalıklarının meydana gelmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi de mide kapaklarının ilk 3-4 ay boyunca sağlıklı çalışmamasından kaynaklanmaktadır. Bu sebepten dolayı bebeğinizi beslenme sonrasında yatırınız. Yatırıp kaldırmak, altını değiştirmek, bebeğin evirilip çevrilmesi midesinin bulanmasına sebep olacaktır. Bu yüzden dolayı beslenme sonrasında bebeğinizin 15-20 dakika boyunca dik ve hareketsiz kalmasını sağlayınız. Almış olduğunuz bu önlemlere rağmen bebeğiniz; huzursuzluk yaşıyorsa, devamlı ağlıyorsa, ayaklarını sürekli karnına doğru çekiyorsa, ıkınma-kızarıklık durumlarını yaşıyorsa bu tip durumlar gaz sancıları olabilir. Böyle şeylerle karşılaşmanız durumda doktorunuzun size tavsiye edeceği gaz çıkarma ilacını kullanabilirsiniz.

En Sık Rastlanılan Bebek Hastalıkları:

Bebeklerde deride yarık ve kesikler

Bebeğinizin herhangi bir yerinde çeşitli sebeplerden dolayı yara meydana gelmiş ise ve yaranını dikilmesi gerekmiyorsa, yara kanamıyorsa öncelikle yara bölgesini yumuşak bir sabun kullanarak bol su ile yıkayınız. Daha sonra yumuşak bir bez yardımıyla yarayı kurulayınız. Betadin veya batikon tarzı antiseptik sıvılar yardımıyla yarayı iyice temizledikten sonra sargı bezi ile yarayı kapatın. Ara ara yarayı kontrol etmeyi unutmayın çünkü yarada meydana gelebilecek enfeksiyon belirtilerine karşı doktorunuza başvurunuz. 

Bebeklerde zedelenmeler

Bu tip şeyler için uyuşma veya şişmeye karşı soğuk kompres uygulanması bebeğinizi rahatlatacaktır. Yada yaranın ağrısını dindirmek için ağrı kesiciden de yardım alabilirsiniz. Uygulamış olduğunuz bu uygulamalara rağmen çocuğunuzda; uyuşukluk, kafasını çarpma esnasında kusuyorsa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna giderek tıbbi yardım alınız. 

Bebeklerde hafif yanıklar

8-12 aylık bebeklerin en sık karşılaştığı hastalık türüdür hafif yanıklar. Bu tip durumlarda ilk yapmanız gereken şey yanan bölgeyi soğuk suya tutmak olmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey buz kullanımından uzak durmak olacaktır. Çünkü tahriş olan bölgeye buz koyarsanız farkında olmadan bebeğinizin deri dokusuna zarar verebilir, yarayı daha fazla deşebilirsiniz. Eczanelerde satılan yanık kremlerini kullanmak daha sağlıklı olacaktır. Ayrıca yanan bölgelerde kabarcıklar meydana gelirse bunları sakın patlatmayın aksi halde açıkta kalan yara mikropların daha fazla oluşmasına sebebiyet verecektir. 

Bebeklerde kafa derisinde kabuklaşmaların oluşması

Böyle bir durumla karşılaşmanız halinde panik yapmanıza gerek yok çünkü bu tip durumlar bebeklerde sık görülen bir durumdur. Kuru beyaz yada hafif sarı pul gibi kafa derisinde kabuk meydana gelir. Aslında yetişkin insanlarda meydana gelen kepek gibi düşünebilirsiniz tek farkı bebeklerde balık puluna benzer şekilde görülürler. Böyle durumlarda da eczanelerde pH değeri bebekler için özel olarak imal edilmiş şampuanları kullanabilirsiniz. Şampuanı kullanırken bebeğinizin başını masaj yapar gibi 2-3 dakika boyunca iyice ovalayın daha sonra bol su ile iyice durulayın. Bebeğinizin başında şampuan kalmadığından emin olun aksi takdirde mantar oluşumuna neden olabilir. Bu işlemi hafta 2-3 kere tekrarlayabilirsiniz.   

Bebeklerde halsizlik

Halsizlikten dolayı bebeklere ilaç vermek sakıncalı bir durumdur çünkü hekimler bu tip uygulamaların bebeklerde mide problemlerini tetikleyeceğini belirtmektedirler. Öncelikle bebeğinizi dinlendirin eğer belirtiler ağırlaşıyorsa mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Bebeklerde gaz sancıları

Yapmanız gereken en önemli şey bebeğinizin karnına sıcak havlu koymak ve masaj yapmak olmalıdır. Ilık bir duş aldırmak da bebeğinizi rahatlatabilir. Ara ara araba ile gezmeye çıkarak kendini unutturacak şeyler yapılabilir. Buna durumunuz müsait değilse evde bulanan; saç kurutma makinesi, elektrikli süpürge ya da çalışan çamaşır makinesinin sesi bebeğinizin dikkatini kaçıracak ve]]> Beta Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/beta-hastaligi.html Fri, 11 May 2018 04:46:03 +0000 Beta Hastalığı genellikle çocuklarda görülen bakteriyel bir hastalıktır. Beta mikrobu boğazda iltihaplanmaya sebep olan bir bakteridir. Oldukça bulaşıcı olan bu rahatsızlık aynı zamanda ağır belirtiler ile seyreder. Daha ço Beta Hastalığı genellikle çocuklarda görülen bakteriyel bir hastalıktır. Beta mikrobu boğazda iltihaplanmaya sebep olan bir bakteridir. Oldukça bulaşıcı olan bu rahatsızlık aynı zamanda ağır belirtiler ile seyreder. Daha çok çocuklarda ve gençlerde görülmesine rağmen kimi zaman büyük insanlar da bu hastalığa yakalanır. Beta hastalığı nefes ve temas yoluyla oldukça kolay bulaşır bu sebeple kalabalık ve havasız yerlerde, ayrıca okul ve sinema gibi alanlarda daha sık bulunur.


Beta Hastalığı Belirtileri

Her boğaz iltihabı beta hastalığı değildir. Beta hastalığının belirgin belirtilerini şöyle sıralayabiliriz:
  • Boğaz ağrısı
  • Yüksek ateş 
  • Yutmada zorluk 
  • İştahsızlık
  • Halsizlik
  • Eklemlerde ağrı 
  • Bulantı ve kusma 
  • Bademciklerde şişme yanında plak görülmesi
Özellikle kış aylarında okul ve sinema gibi kapalı ortamların yeterince havalandırılamaması sonucu daha çok görülmekte ve bulaşmaktadır. Her boğaz ağrısı veya ateş beta hastalığı değildir ve beta hastalığının oluştuğu ancak boğaz kültürü yapılarak anlaşılır. Beta mikrobunu alan kişide hastalık 10 gün içinde ortaya çıkar. Bazı kişilerde beta mikrobu olmasına rağmen hasta olmaz bu kişiler sadece taşıyıcıdır.

Beta Hastalığı Tedavisi

Beta hastalığı bakteriyel bir hastalıktır ve ancak antibiyotik kullanımı ile geçer. Bazı durumlarda penisilin iğnesi gerekli olabilir. Ancak penisilin alerjisi olan kişilerin tedavisi doktor tarafından uygun görülecek çeşitli antibiyotikler ile yapılır. Boğaz kültürü sonucu beta mikrobu görülmüş ise doktorun uygun göreceği tedavi yöntemi ile boğaz ağrısı ve ateş gibi semptomlar 5 gün içinde azalır ve biter ancak bu durumda ilaç bırakılmamalıdır. Beta hastalığında tedavi en az 10 gün  sürmektedir. Beta hastalığı yaşayan cocuklar yada büyükler tedavi başladıktan sonraki 3. güne kadar kalabalık ortamlara girmemelidirler. Tedaviden sonraki 3.günden itibaren bulaşıcılık geçeceği için dışarı çıkmakta herhangi bir sakınca yoktur. Beta hastalığı uygun ve düzgün bir şekilde tedavi edilmezse ileriki zamanlarda kalp romatizması ve ateşli romatizma, eklem ve böbrek iltihaplarına dönüşebilir. Beta hastalığı tedavisinde dinlenme, bol sıvı alma, yumuşak gıdalarla beslenme oldukça önemlidir.
]]>
Çalma Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/calma-hastaligi.html Fri, 11 May 2018 18:31:55 +0000 Çalma hastalığı, Tıpta ismi kleptomani olan bu hastalığın hiç bir statüye tabi olmadan herkesimden insanda görülebilen bir hastalıktır. Genel olarak çalma hastalığı olarak bilinen kleptomani ruhsal bir hastalıktır. Bu ruh Çalma hastalığı, Tıpta ismi kleptomani olan bu hastalığın hiç bir statüye tabi olmadan herkesimden insanda görülebilen bir hastalıktır. Genel olarak çalma hastalığı olarak bilinen kleptomani ruhsal bir hastalıktır. Bu ruhsal hastalık tek başına değildir. Yapılan araştırmalar sonucunda beraberinde bir çok psikolojik hastalık taşıdığı saptanmıştır. Bunlar, takıntılar, kişilik bozukluğu, depresyon, alkol ve uyuşturucu kullanımı, yeme bozukluğu ve cinsel bozukluklardır. Kişi ihtiyacı olmadığı halde bir şeyleri çalma duygusuna ergenlik döneminde başlar. Yaşın ilerlemesiyle birlikte bu durum daha da ciddileşir. O an sadece dürtülere dayalı çaldığı eşyalar aslında kişinin ihtiyacı olmayan çoğu zamanda değeri olmayan şeylerdir. Lakin kişiye verdiği haz ve mutluluk duygusu bir şeylerin yolunda olmadığını gösterir. Bunun bir hastalık olduğunun bilincinde olmamak ve tedaviyi kabul etmemek ciddi sorunlara yol açar. Toplumdan dışlanma ve hırsızlık suçundan ceza almak gibi. Peki kişinin yaptığı bu davranışın istemsizce dürtülerinden mi kaynaklandığını yada art niyet le mi yapıldığını nasıl anlayabiliriz. Bu davranışlarda bulunan kişi ister kendimiz isterse de bir yakınımız olsun öncelikle dikkatli bir şekilde gözlemlemek gerekir. Bazı ipuçları bize bu davranışın çalma hastalığı olduğu hakkında ipuçları verebilir. Örneğin;
  • Kişinin çalacağı eşyayı çalmak için plan yapmaması ve o an da dürtülerinin yönlendirmesiyle anlık karar vermesidir.( Hırsızlık düşüncesi olan kişiler önceden neyi nasıl çalacağını planlar)
  • Çaldığı eşyayı alabilecek gücü ve parası vardır. (ihtiyacı olduğu için çalmaz)
  • Genelde çaldığı şeyler değersiz ve olsa da olmasa da olur işine yaramaz şeylerdir. (Hırsızlık yapanlar maddi değeri olan şeyleri çalarlar.)
  • Çaldıktan sonra önce anlık bir mutluluk daha sonrasında ise utanç ve pişmanlık duyarlar.

Çalma hastalığı kimlerde görülür 
  • Erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülür.
  • Çocukluk döneminde yaşanan olumsuzluklardan kaynaklanan bazı ruhsal travmalara maruz kalan kişilerde, 
  • Kötü bir çocukluk geçirmiş yeterince sevgi ve ilgi görmemiş,
  • Cinsel istismara maruz kalmış çocuklarda ileri yaşlarda görülme olasılığı yüksektir.
  •  Kendini yalnız hisseden hayatında istediği pozisyonda olmayan kişilerde, 
  •  Dikkat çekmek isteyen içe kapanık kişilerde görülebilmektedir. 
Çalma hastalığının tedavisi var mı 

Ruhsal ve psikolojik bir hastalık olan çalma hastalığının tedavisi vardır. Her hastanın psikolojik durumu ele alınarak yapılacak tedavi sonrasında kişi bu alışkanlığının üstesinden nasıl geleceğini öğrenebilir. Uzman psikolog ve psikiyatrlardan oluşan bir ekip ile  psikoterapi seansları sayesinde de kişinin var olan sorununa yönelik bir çalışma yapılır. Kontrol edemediği dürtüsel davranışlar ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Çalma hastalığı bulunan kişi tedavisini yürüten uzman doktor veya doktorlar ile sürekli irtibat halinde olmalıdır. Hissettiği duyguları dürüst bir şekilde paylaşmalıdır. Aksi takdirde toplumdan dışlanma ile yüz yüze gelebilir. Herkes bunu istemsiz yaptığını düşünmeyebilir. Bu nedenle vakit kaybetmeden doktora gidip şikayetlerinizi anlatıp yardım almanız gerekir.  Kimsenin kimseyi huzursuz ve mutsuz etmeye hakkı yoktur. Yaşanan olumsuz durumların insan ruhunda kalıcı hasarlar bırakmaması temennisiyle sağlıklı günler dileriz. 
]]>
Kist Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/kist-hastaligi.html Sat, 12 May 2018 03:17:04 +0000 Kist hastalığı bir çok organlarda oluşup belirti gösterebilir. Kist hastalığı bir çok kişide görülmektedir. Bazıları basit olsa da bazıları ise ciddi sonuçlara neden olabilir. Kist, kese şeklinde içi genellikle sıv Kist hastalığı bir çok organlarda oluşup belirti gösterebilir. Kist hastalığı bir çok kişide görülmektedir. Bazıları basit olsa da bazıları ise ciddi sonuçlara neden olabilir. Kist, kese şeklinde içi genellikle sıvı dolu kabarık kitlelere denir. Vücudunun herhangi bir yerinde oluşabilmektedir. Çoğu genellikle iyi huylu kist türüdür. Kist hastalığı genellikle hormonal hastalıklara neden olabilir. Çoğu zaman kanserle karıştırılabilir. Tedavi olarak ilaçla sağlanır ancak hastalık devam ederse ameliyatla alınabilmektedir. Kadınlarda yumurtalık kisti yaklaşık olarak her 10 kadından 5 inde görünmektedir. Büyüklükleri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Kimi zaman belli olmayan nedenlerden meydana gelir.

 Kist hastalığının belirtileri:

Karında ağrı, karında şişlik, kadınlarda adet düzensizliği, ani gelen sancılar, sık sık idrara çıkma ve kabızlık, kilo kaybı karında dokunca belirli bir kitle hissetme ve halsizlik. Bu gibi belirtiler genellikle basit gibi görünsede muhakkak tedbiri elden kaçınmamak lazımdır. Doktorlara ya da hekimlere kontrol ettirmek lazımdır. Gerekli kan testleri ve kontroller yapılıp sonuçlara göre tespit edilmelidir.

Kist türleri:
  • Çikolata kisti
  • Yağ kisti
  • Meme kisti
  • Dermoid kisti
  • Beyinde oluşan kist
  • Böbrekte oluşan kistler
  • Pankreas kisti
  • Akciğer kisti
  • Yumurtalık kisti 
  • Baker kisti
  • Over kisti
  • Bartolin kisti
Bir çok  yerde kist çıkmaktadır. En ilginç yer ise dildir. Kistler genellikle iyi huyludur. Ancak bazıları kötü huylu da olabilir. Kötü huylu kistler hızla büyür ve çok çabuk etkisini gösterir. Kist hastalığının tedavisi kişiden kişiye değişmektedir. Aynı zamanda kistin büyüklüğüne ve etkilerine göre değişir. Genellikle ilaç ile tedavi sağlanır. Ancak kist hızla ilerliyorsa ameliyat yoluyla alınır. Alt deri kisti vücut içinde oluşan kistlerdir. Üst deri kistleri ise dışarıdan görülür ve şişlerdir.
]]>
Çocuklarda Çölyak Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/cocuklarda-colyak-hastaligi.html Sat, 12 May 2018 08:16:00 +0000 Çocuklara çölyak hastalığı; oldukça sık karşılaşılan bir bağırsak hastalığıdır. Çölyak hastalığı, hemen hemen her yaş grubunda görülebilir. Çölyak hastalığı bazı gıda maddelerine karşı bağırsakların o Çocuklara çölyak hastalığı; oldukça sık karşılaşılan bir bağırsak hastalığıdır. Çölyak hastalığı, hemen hemen her yaş grubunda görülebilir. Çölyak hastalığı bazı gıda maddelerine karşı bağırsakların oluşturduğu alerjik hastalıktır. Çölyak hastalığı teşhis konulan bireylerin glüten içeren hiç bir besin maddesini tüketmemesi gerekir. Fakat hemen hemen tüm ürünlerde glüten bulunduğu için geriye yenilebilecek fazla bir besin maddesi de kalmamaktadır. Çocuklarda çölyak hastalığı ile mücadele edebilmek için bazı tedavi yöntemlerine ilave olarak etkili bir diyet programının da uygulanması gerekir. Özellikle çölyak hastası çocukların glüten içermeyen besin maddelerinden uzak kalmasını sağlayabilmek çok da kolay değildir. Çocukların yaşı küçüldükçe onlara bu durumu izah etmek zorlaşacağından aile bireylerine çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Günümüzde sanayi oldukça gelişme gösterdiği için artık tüm besin maddelerine alternatif olarak glütensiz gıda maddeleri üretilebilmektedir. Glütensiz gıda maddelerine ulaşmakta oldukça kolaydır. Ambalajın üzerine glüten içermez ibaresi yer alan bu ürünler gönül rahatlığı ile tüketilebilir. 

Çocuklarda çölyak hastalığında dikkat edilecek hususlar nelerdir
  • Çölyak hastası çocuğa sahip olan ebeveynler de mutlaka yeme içme programlarını gözden geçirmelidir. Çocuğun gördüğünde canının çekeceği veya mutlaka yemek isteyeceği glüten içeren besin maddelerini yanında tüketmemelidir. Çölyak hastalığının büyük bir kararlılık istediği unutulmamalıdır.
  • Çocuğun okul çağına geldiğinde her saat yanında kalınamayacağı düşünülerek hastalığıyla ilgili bilgilendirme yapılmalı ve diyetin hayatının bir parçası olması sağlanmalıdır. 
  • Bazı glütenli hazır gıdaların örneğin pasta, kurabiye gibi besinlerin evde glütensiz olarak hazırlanması sağlanmalıdır. 
  • Ayrıca çölyak hastalığı olan çocukların gelişim için ihtiyaç duyulan vitamin ve proteinler yeterince sağlanamayacağından ya da vücuttan atılacağından doktor gözetiminde olmak şartıyla ilave olarak vitamin, kalsiyum içeren ilaçlar kullanabilirler.
  • Çölyak hastalığı dikkat edilmediğinde bağırsak kanseri, şizofreni gibi hastalıklara neden olabilir. 
]]>
Bipolar Hastalığı Nedir https://www.hastaligi.gen.tr/bipolar-hastaligi-nedir.html Sat, 12 May 2018 13:09:10 +0000 Bipolar hastalığı nedir sorusuna verilecek cevap bu rahatsızlığın kişide ani duygu ve düşünce değişimi sorunu olarak kısaca tanımlamak mümkündür. Bu hastalığın iki çeşidi olduğu bilinmektedir. Bunlardan biri manik de Bipolar hastalığı nedir sorusuna verilecek cevap bu rahatsızlığın kişide ani duygu ve düşünce değişimi sorunu olarak kısaca tanımlamak mümkündür. Bu hastalığın iki çeşidi olduğu bilinmektedir. Bunlardan biri manik depresif bozukluklar iken diğeri ise depresyon kaynaklı olarak ortaya çıkan bipolar sorunudur. Bu sebepten ötürü bipolar hastalığı nedir sorusuna iki şekilde yanıt vermek mümkündür. Her iki durum da bipolar rahatsızlığı olarak adlandırılır. Aralarında bir takım farklılıklar bulunmaktadır. Bu makalemizde sizlere her iki durum için de bilgi vereceğiz.

  • Manik bipolar hastalığı
  • Depresyon bipolar hastalığı

Manik Bipolar Hastalığı Nedir

Bu durum kişinin aşırı fikirler geliştirdiği ve uygulamaya koyma noktasında tereddüt etmediği dönemdir. Bu sebepten ötürü hasta kişi birçok riskli durumla karşılaşması söz konusudur. Kişinin uç noktalarda yaşaması durumu ister istemez kendisine ve ailesine sıkıntı verebilir. Kişi güvenlik ve ekonomik alanda zor durumda kalmasına sebep olmaktadır. Manik bipolar hastalığı nedir denildiği zaman ilk akla gelen belirtiler ise kişinin aşırı hareketlilik, umursamazlık ya da aşırı derecede konuşma isteği görülebilir. Kişi kendisini aşırı derecede güçlü ve her istediğini yapabilecek cesarette hissedebilir. Bu durum kişinin kariyerinde de birçok sorunla karşı karşıya kalmasına neden olur. İş arkadaşları tarafından zor durumda kalabilir. Zira bu hastalarda agresiflik duygu durumu hat safhadadır. Bu sebepten ötürü manik bipolar hastalığı nedir denildiği zaman kişinin aşırı sinirli olması durumunu söyleyebiliriz.

Depresyon Bipolar Hastalığı Nedir

Bipolar hastalığı nedir sorusuna verilecek cevaplardan birisi de kişinin manik durumunun tam tersi tepkiler vermesi durumudur. Bu tür rahatlıklarda kişi ağır depresyon ve içine kapanma durumuyla karşı karşıya kalırlar. Kimseyle konuşmak istemezler. Depresyon Bipolar Hastalığı Nedir sorusu için bu durumun özel bir ayı ya da mevsimi olacağını söylemek de yanlış olmaz. Zira kişi bu sorunla karşılaştigi zaman ilerleyen süreçte manik depresif bozukluklar ile ilgili durumların tam tersini yaşayarak içine kapanır. Çevresi tarafından beğenilmemesi, güvenilir bir kimse olarak görülmemesi gibi bir hisse kapılır.

Hem manik depresif bozukluklar için hem de depresyon bipolar hastalığı nedir denildiği zaman genel itibariyle kişinin aşırı uçlarda duygu değişimi yaşaması sorudur diyebiliriz. Bu durumlardan herhangi birine rastlanılması halinde kişi bipolar rahatsızlığa yakalanmıştır denilebilir. Yine de tam anlamıyla tanı ve teşhis konulabilmesi için gerekli teşhisin konulması ve detaylı incele yapılması şarttır.

Bipolar Hastalığı Görülme Sıklığı

Bipolar hastalığı nedir ve kimlerde görülür denildiği zaman bu sorunun ilk olarak ortaya çıkması ve hangi ruh durumlarının yaşandığının bilinmesi şarttır. Bu sorunun görülme sıklığı kadın ve erkeklerde eşit oranda dağılmıştır. Dünyada oldukça yaygın olan bu hastalık bilmeyen hastalar için yanlış karşılanmaktadır. Oysaki bipolar hastalığı kişinin elinde olan bir sorun değildir. Son olarak bu sorunla karşılaşan bireylere karşı dikkatli davranmak ve onlara anlayış göstermek oldukça önemli bir husustur.

Bipolar Hastalığı Tedavisi

Bu hususta ailelere çok büyük görevler düşmektedir. Zira bipolar hastalığı nedir denildiği zaman hastanın intihar etme durumun en fazla olduğu rahatsız türüdür diyebiliriz. Bu bakımdan hem hastanın güvenliği ve hem de ailesiyle çevresindeki kişilerin güvenliği oldukça önemli bir konudur. Ciddi tedbirler alınması gerekmektedir.

]]>
Altıncı Hastalık https://www.hastaligi.gen.tr/altinci-hastalik.html Sun, 13 May 2018 02:41:18 +0000 Altıncı hastalık, pek çoğumuzun bilmediği, duymadığı bir hastalık olan altıncı hastalık genellikle 6 ay, 3 yaş arası süt çocuklarında özellikle de bebekliğin 9. ayında sıklıkla rastlanan bir hastalıktır. Kış ayların Altıncı hastalık, pek çoğumuzun bilmediği, duymadığı bir hastalık olan altıncı hastalık genellikle 6 ay, 3 yaş arası süt çocuklarında özellikle de bebekliğin 9. ayında sıklıkla rastlanan bir hastalıktır. Kış aylarında, ilkbahar ve sonbahar aylarında çok sık karşılaştığımız altıncı hastalık, semptomları nedeni ile anne ve babaları en çok korkutan hastalıklar arasındadır. Bebekliğin ilk 6 aylık döneminde anne karnındayken göbek bağından geçen antikorlar bebeği korumaktadırlar, bu nedenle ilk 6 ay boyunca bebeklerin bu hastalığı geçirme riskleri yok denecek kadar azdır. Altıncı hastalığa herpes virüs tip altı, nadir olarak da herpes virüs tip 7 adı ile anılan iki tip virüsün neden bilinmektedir. Bu hastalıktan korunmak amacı ile henüz geliştirilmiş bir aşı bulunmamaktadır. Solunum yolu ile bulaşan hastalığın kuluçka süresi 9 ile 10 gün arası olmakta ve en belirgin belirtisi 40 dereceyi bulan yüksek ateş olmaktadır. İki tip olarak ele alınan bu hastalıkta, herpes virüs tip altı geçiren çocuklar bu hastalığa karşı bağışıklık kazanır ve hayatları boyunca bir daha bu hastalığa yakalanmazlar. Ancak herpes virüs tip 7 geçiren çocuklar nadirde olsa bağışıklığın baskılanması sonucu aktifleşerek tekrar hastalık yapabilirler.

Altıncı hastalık, yüksek ateş ile başlayıp, ateş düştükten sonra vücutta kızamık şeklinde kızarıklık ve deri döküntüsü şeklinde devam eder. Yüksek ateşin düşmesi kişiden kişiye değişir ve bazı bebeklerde 3,4 gün sürerken bazı bebeklerde 1 hafta boyunca devam edebilir. Altıncı hastalık semptomlarından dolayı çoğu kez başka hastalıklarla karıştırılabilmektedir. Yüksek ateş, deride kızarıklık ve döküntüler nedeniyle kızamık, havale, diş çıkarma, üst solunum yolu enfeksiyonları yada idrar yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilmektedir. Deri döküntüleri genelde ateş düştükten sonra başlar. Eğer bebeğin ateşi düşmeden döküntüler başlamışsa, 3-4 gün devam eden ateşten sonra bebek yeniden ateşlenirse, ciddi baş ağrısı varsa, tekrarlayan kusmalar varsa, uykuya eğilim, sayıklama, kasılma, ense sertliği ve hareketsizlik gibi ciddi durumlar söz konusu ise acil müdahale gerekmektedir ve hiç zaman kaybetmeden bir çocuk uzmanına gidilmelidir. 

Altıncı hastalık belirtileri

Hastalığın en belirgin belirtisi çoğu kez 40 dereceyi bulan yüksek ateş, vücutta meydana gelen ve kızamığa benzeyen kızarıklıklar, derinin pul pul olması ve ölü deri döküntüleri gibi belirgin belirtileri vardır. Bunların yanında hafif boğaz kızarıklığı, göz kapaklarında şişlik, burun akıntısı, boyunda lenf bezi büyümesi, halsizlik, ciltte kuruluk, boğazda yaralar ve ishal gibi durumlar da söz konusu olabilmektedir. Bazı bebeklerde ise yüksek ateşten dolayı, kasılmalar, ellerde ve ayaklarda hafif morarma, titreme, sayıklama gibi durumlar gözlemlenebilir. 

Altıncı hastalık tedavi

Altıncı hastalığın bilinen ve uygulanan bir tedavisi yoktur. Bu nedenle ilk yapılan şey bebeğin havale geçirmemesi için yüksek olan ateşi düşürmektir. Ateş düşmüş olsa da, bebeğin ateşi sürekli ölçülerek kontrol altında tutulmalıdır. Altıncı hastalıkta iyi beslenme oldukça önem taşır. Hasta olan bebeklerde genel olarak yeme içme problemi de olacağından bebeğin bol sıvı alması sağlanmalı ve yiyebileceği yumuşak kıvamlı çorbalar, taze sıkılmış meyve suları hazırlanmalı ve verilmelidir. Altıncı hastalıkta antibiyotik kullanımına genellikle gerek duyulmamaktadır.
]]>
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/kulak-burun-bogaz-hastaliklari.html Sun, 13 May 2018 21:58:06 +0000 Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, bölümü kişilerin en önemli yaşamsal organlarından olan kulak burun ve boğazda oluşacak tüm şikayetler ve hastalıklarla ilgilenen bölümdür. Hastahane bölümleri adı arasında kısaca KBB bran Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, bölümü kişilerin en önemli yaşamsal organlarından olan kulak burun ve boğazda oluşacak tüm şikayetler ve hastalıklarla ilgilenen bölümdür. Hastahane bölümleri adı arasında kısaca KBB branşı olarak geçmektedir. Bu bölümün doktorları, hastadaki kulak, burun, boğazda oluşan rahatsızlıkları ilaçlarla veya küçük cerrahi operasyonlarla tedavi etmektedir. Aynı zamanda kulak burun boğaz hastalıkları bölümü çene problemleri, konuşma sorunları, yüz bölgesi kırıkları, faranjit, geniz eti ve horlama problemlerinede bakabilmektedir. Kulak burun boğaz hastalıkları uzmanları diğer branş uzmanlarına göre alanları içinde bir çok alt dallardaki hastalıklarada müdahale yetkisine sahiptirler.

Hangi rahatsızlıklar için kulak burun boğaz hastalıkları bölümüne başvurmak gerekir

Kulak rahatsızlıkları,
  • Kulak ağrısı
  • İşitme problemleri
  • Kulak iltihabı
  • Kulak çınlaması
  • Kulaktan kan gelmesi
  • Baş dönmesi
  • Kulağın bir bölgesinde tümör ve kulak sinirindeki hastalıklar için kulak burun boğaz bölümüne başvurmak gerekir.
Burun rahatsızlıkları,
  • Burun akıntısı
  • Sinüzit
  • Şiddetli grip enfeksiyonları
  • Burundan kan gelmesi
  • Koku alma problemleri
  • Burun iltihaplanması
  • Burun şekli bozuklukları ve burun bölgesinde iyi veya kötü huylu tümörler için kulak burun boğaz hastalıkları bölümüne başvurmak gerekir.
Boğaz rahatsızlıkları,
  • Boğazda ağrı
  • Boğazda yanma hissi
  • Reflü problemi
  • Boğaz iltihaplanması
  • Bademcik şişmeleri
  • Yutkunma sorunları
  • Yemek borusu hastalıkları
  • Uykuda apne ve
  • Ses bozuklukları için kulak burun boğaz hastalıkları bölümüne başvurulmalıdır.
]]>
Çölyak Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/colyak-hastaligi.html Mon, 14 May 2018 11:17:28 +0000 Çölyak hastalığı; bir sindirim sistemi hastalığıdır. İnsanların bağırsaklarında yer alan besin maddelerinin emilmesine katkı sağlayan ve villüs adı verilen bir yapı yer almaktadır. Çölyak hastalığına bağl Çölyak hastalığı; bir sindirim sistemi hastalığıdır. İnsanların bağırsaklarında yer alan besin maddelerinin emilmesine katkı sağlayan ve villüs adı verilen bir yapı yer almaktadır. Çölyak hastalığına bağlı olarak bu yapı zamanla bozulur. Bu duruma bağlı olarak besin maddelerinin emilimi de gittikçe zorlaşır. Çölyak hastalığı ince bağırsak hastalığıdır ve tabiri caiz ise ince bağırsağın glüten yönünden zengin gıdalara karşı gösterdiği alerjik reaksiyon olarak tanımlanabilir. Çölyak hastalığına bağlı olarak besin maddeleri içerisinde bulunan protein ve mineraller emilemediği için bir süre sonra bazı hastalıklar da baş gösterebilir. Çölyak hastalığı bebekler, yaşlı fark etmeden her bireyde görülebilir. Hastalığın tedavisi süreci uzundur. Çölyak hastalığıyla mücadele edebilmek için hastaların çok büyük bir iradeye sahip olması gerekir. Çölyak hastaları mutlaka glüten yönünden fakir olan gıda maddeleriyle beslenmek zorundadır. Hastalığın zorluğu da bu noktadan kaynaklanmaktadır. Yenilen tüm  besin maddelerinin hemen hemen tamamında bol miktarda glüten bulunmaktadır. Glütenin eser miktarda olması bile hastanın hemen reaksiyon göstermesine neden olabilir. Bu nedenle aşırı hassasiyet gösterilmesi tavsiye edilir. 

Çölyak hastalığının belirtileri nelerdir
  • Çölyak hastalığı bulunan bireylerin yakındıkları en büyük şikayet ishaldir Başta çocuklar olmak üzere tüm çölyak hastalarında ishal görülür. Özellikle glüten içeren gıdaların tüketilmesiyle anında ishal meydana gelir. 
  • Çölyak hastalığı bulunan çocuklarda gelişim geriliği, anemi gibi bazı belirtiler de baş gösterebilir. 
  • Diğer çölyak hastalarında ise halsizlik, zayıflama, karın ağrısı, şişkinlik, bağırsak gazı gibi belirtiler yaşanır. 
  • Çölyak hastalığının denetim altında tutulmadığı durumlarda hastalığın ilerlemesi kaçınılmaz bir hal alır. Bu durumda hastalarda anemi, bazı kemik hastalıkları, karaciğer hastalıkları ve cilt hastalıkları görülmeye başlanır. Karaciğer hastalıklarının başındaysa enzim bozukluğu hastalıkları gelir. 
  • Yine hastalığın şiddetinin artmasına paralel olarak gıda maddelerinin içeriğinde bulunan proteinlerin emilimi yavaşladığı için protein eksikliğine bağlı hastalıklar, B vitamini eksikliği, D vitaminin azalması sonucu D vitamini eksikliği de görülür. 
  • Ayrıca kalsiyum azalmasına bağlı olarak kemik ve dişlerle ilgili de bazı sağlık sorunlarının yaşanması kaçınılmaz olur. Bir süre sonra dudak kuruluğu, çatlama görülmeye başlar.
  • Çölyak hastalığının çok ilerleyen aşamalarında ise bazı kimselerde bağırsak kanseri veya şizofren gibi bazı psikolojik hastalıklar görülebilir. 

Çölyak hastalığının teşhisinin konulması:

Çölyak hastalığının tanısının konulabilmesi için hastadan kan alınır. Alınan kanda bulunan antikorlar belirlenir. İlave olarak endeskopi ve bağırsaktan biyopsi alınması da gerekebilir. Endoskopi en zor uygulanan tanı yöntemidir. Endoskopi yapılırken hastanın onikiparmak bağırsağına ulaşılır. Bağırsağın birkaç noktasından doku örneği alınır ve laboratuvarda bu doku örneği incelenir. Çölyak hastalığı tanısının konulması aşamasında daha çok transglutaminaz antikoru testi ve anti-endomisyum antikoru testine yer verilir. 
Çölyak hastalığı belirtilerinden yakınan kişinin aile geçmişinde çölyak hastalığının bulunması durumunda da bir kısım genetik testlere ağırlık verilebilir. 

Çölyak hastalarının dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir
  • Çölyak hastalarını zorlu ve meşakkatli bir tedavi süreci beklemektedir. Bu süreçte hem çok iradeli hem de sabırlı davranmak gerekir. Hastalığın ilerlemesine engel olabilmek neredeyse hastaların elindedir. Bu nedenle çölyak hastalarına bu bilincin verilmesi gerekir. 
  • Çölyak hastalarının glüten yönünden fakir gıdalarla beslenmesi gerekir. Bu nedenle de doktor tarafından verilen çölyak]]> Raşitizm Hastalığı Nedir https://www.hastaligi.gen.tr/rasitizm-hastaligi-nedir.html Mon, 14 May 2018 22:06:49 +0000 Raşitizm hastalığı; Raşitizm genelde çocuklarda görülen bir rahatsızlık türüdür. 6 ve 18 ay arasındaki çocuklarda daha fazla görülen raşitizm hastalığının oluşmasının en bilinen nedeni D vitamini eksikliğidir.  Bu h Raşitizm hastalığı; Raşitizm genelde çocuklarda görülen bir rahatsızlık türüdür. 6 ve 18 ay arasındaki çocuklarda daha fazla görülen raşitizm hastalığının oluşmasının en bilinen nedeni D vitamini eksikliğidir.  Bu hastalık kemiklerin yapısının yumuşak olmasına ve şekli bozukluklarına neden olmaktadır. Çok fazla yaygın bir hastalık olmamakla birlikte günümüzde görülme sıklığında artış görülmektedir. Kişilerin hamilelik döneminde D vitamini ve Kalsiyum tüketimine yeterli derecede özen göstermemesi rahatsızlığın oluşmasının nedenleri arasında görülür. Ayrıca çocuklarda görülen laktoz intoleransı kemiklerde D vitamini emilimine engel olmakta ve raşitizm hastalığı için önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Raşitizm rahatsızlığı kişiden kişiye faklılıklar göstermektedir.

    Raşitizm rahatsızlığının belirtileri şu şekildedir
    • Omurgada görülen eğrilikler
    • Kafatasının normal boyutlara göre farklı olması
    • Ağız ve diş yapısında görülen şekli bozuklukları
    • Bacaklarda görülen eğrilikler
    • Boy kısalığı, çocukların gelişiminin çok yavaş olması, yaşıtlarına göre büyüme geriliği
    • Kaslarda görülen rahatsızlıklar
    • Nöbet geçirme
    • Kemiklerin çok hassas olması ve çabuk kırılması
    Raşitizm hastalığı bazı durumlarda ciddi kemik kırılmalarına neden olabilmektedir. Hastada oluşan şişlikler, kırılan alanda görülen uyuşma, çok şiddetli ağrılar, kırılan bölgede oluşan şekli bozuklukları durumunda hastaların özel tedavi görmesi gerekir.

    Raşitizm hastalığının nedenleri:
    • Sadece süt ve süt ürünleri ile beslenme
    • Kalsiyum kullanımına dikkat edilmemesi
    • D vitamini az alınması güneşten mağruz kalmak
    • Çok fazla güneş kremi kullanılması
    • Tek tip yiyecekler ile beslenme
    Raşitizm hastalığı için öneriler,

    Ayrıca koyu tenli kişilerde raşitizm hastalığı görülme sıklığının daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Raşitizm hastalığı riskini azaltmak için D vitamini, kalsiyum tüketimine önem vermeli, tehlikeli saatler hariç çocukların güneşte tutulması gerekir. Hastalığın tedavisinde D vitamini, fosfor ve kalsiyum düzeyinin vücutta normal seviyesine getirilmesi sağlanır. D vitamini eksikliğinden kaynaklanıyorsa hastanın tedavi sürecinin biraz daha fazla olmasına neden olur. Raşitizm hastalığının tedavi süreci ve takibi oldukça önemlidir. Tedavi edilmeyen hastalarda ciddi kemik kırıkları, kronikleşen adale ve kas ağrıları, kemiklerin deformasyonuna neden olur.
    ]]>
    Bulimia Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/bulimia-hastaligi.html Tue, 15 May 2018 06:05:54 +0000 Bulimia hastalığı; Bulimia manken hastalığı olarakda bilinmektedir. Aşırı bir şekilde ve her istediğini çokça yedikten sonra, kilo almamak için yediklerini kusarak dışarı çıkarma yöntemidir. Bulimia hastalığında hasta s Bulimia hastalığı; Bulimia manken hastalığı olarakda bilinmektedir. Aşırı bir şekilde ve her istediğini çokça yedikten sonra, kilo almamak için yediklerini kusarak dışarı çıkarma yöntemidir. Bulimia hastalığında hasta sürekli bir şeyler yeme ihtiyacı ile diyet yapma isteği bir arada görülmektedir. Bulimia hastaları genelde yediklerini kusarlar. Fakat aşırı spor yapan ve sürekli oruç tutma gibi yöntemleride vardır.

    Bulimia hastaları ilk önce parmak yardımı ile kusarken, daha sonraları bu durum alışkınlık haline gelmekte ve yemek yedikten sonra kişi herhangi birşey yapmasına gerek kalmadan rahat bir şekilde kusar. Bulimia hastalığı genellikle ergenlikte ve ilk gençlik zamanlarında karşılaşılan bir hastalık olmaktadır. 

    Bulimia hastalığının belirtileri nelerdir

    Bulimia hastalarında en önemli değişiklik önemli miktarda kilo kaybı olmaktadır. Diğer belirtiler ise şunlardır;
    • Ağız ve dudak çevresinde aşırı kuruluk görülür
    • Haftada 2-10 kilo arasında kilo kaybı görülür
    • Kusmayı sağlamak amacıyla kullanılan parmağın nasır tuttuğu görülür
    • Kusma esnasında kasma ve zorlamadan dolayı göz çevresi damarlarında çatlama görülür
    • Parotis bezi ve yutkunma lenf nodülünün büyümesi görülür.
    Bulimia hastalığının vücuda etkisi ve tedavisi nasıl olur

    Bulimia hastalığına yakalanan kişilerin genelde yalnızlık, depresyon ve stres sorunları ana kaynağı olmuştur. Bu gibi durumlarda kişiler ilk önce aşırı yemek yiyip, abur cubur tüketirler ve daha sonra yediklerini kusarak çıkarmaya çalışıp vücuttan atarlar. Bulimia hastaları çoğunlukla yediklerini kusarak çıkarırlar ve bu yiyecekler mide ve bağırsağa ulaşmamış olurlar. Bu kusmalar sindirim sisteminin tüm dengesini bozar. Bu yüzden bir süre sonra vücut artık dışarıdan hiçbir besin kabul edemez hale gelir. Bu durum bir çok hastalığa davetiye çıkarmaktadır.

    Bulimia hastaları genelde tedaviyi kendileri talep ederler. İlk önce hastaların psikolojik sorunlarının ortadan kalkması için bir psikologla görüşülür. Bir diyet ve psikolog uzman yardımı ile beslenme alışkanlığını normal düzenine sokmak için tedavi başlatılır. Tedavi hastalığın şiddetine göre hastane ortamında ya da evde yapılabilir. Tedavi döneminde besinler  mutlaka ağız yoluyla verilmelidir. Başlangıçta hafif, az asitli ve yumuşak gıdalar tercih edilmelidir. Bulimia hastalığı tedavisi, teşhis konulduktan sonra başarı oranı çok yüksektir.
    ]]>
    Felç Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/felc-hastaligi.html Wed, 16 May 2018 01:05:10 +0000 Felç hastalığı beyne giden kan damarlarının akışında yaşanan sorunlardan kaynaklı olarak ortaya çıkan beyin hasarı sorunudur. Felç hastalığı iki kategoride incelenmektedir. Bunlar;İskemik felç hastal Felç hastalığı beyne giden kan damarlarının akışında yaşanan sorunlardan kaynaklı olarak ortaya çıkan beyin hasarı sorunudur. Felç hastalığı iki kategoride incelenmektedir. Bunlar;
  • İskemik felç hastalığı
  • Hemorajik felç hastalığı
Hastaların yüzde 80'e yakını istemik felç hastalığı sorunuyla karşılaştığı bilinmektedir. İstemik felç hastalığı karotik ya da kalpten gonderilen pıhtılar sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Bu durum ise beyne giden damarların tıkanmasına sebep olmaktadır. Yaşanan bu sorun ise artık beynin işlevlerini yerine getirememesine neden olur ve hasta yavaş yavaş ölüme doğru gider. Yaşanan istemik felç hastalığı sorunu zaman geçtikçe beyinde büyük hasarlara yol açar. Hemorajik felç hastalığı ise beyin kanaması sorununun meydana getirdiği olumsuz durumdan kaynaklı olarak felç türüdür. Beyne giden damarların çatlaması ya da yırtılması sonucu beyinde büyük hasarlara sebep olur. Bu durum da oldukça tehlikeli olup hastanın hayatını kaybetmesine sebep olur.İskemik felç hastalığı sorunu ile hemorajik felç hastalığı problemlerinin en temel farkı ise yaşanan acılardır. Yani iskemik felç hastalığı sorunu hastaya fazla acı vermezken hemorajik felç hastalığı sorunu oldukça zor bir dönemdir. Hasta çok büyük acılar çekebilir.

Beyin Hasarları Ve Felç Hastalığı

Burada incelenmesi gereken husus her iki felç hastalığı sorununun da beyinde oluşturduğu tıkanma ve kanama problemidir. Beyin hasarları üst seviyede olması sebebiyle meydana gelen sorunların da önlenmesi bir o kadar güç olur. Beyinde oluşan hasar sebebiyle hasta artık en basit psikomotor alandaki becerileri de yerine getirmekte güçlük çeker. Aynı zamanda yaşanan hasar göze giden damarları da etkilemesi hakkında kişi gorme bozukluklarıyla da karşılaşabilir. Beynin duyu alanında herhangi bir hasar meydana gelmiş ise felç hastalığı ile birlikte duyu bozuklukları da yaşanabilir.

Felç hastalığı aynı zamanda idrar kaçırma, yüz şekillerinde belirgin bir şekilde görülen değişimler, konuşamamak ya da hareket kayıplarına yol açabilir. Tüm bu yaşanan beyin hasarı ve beraberinde meydana gelen felç hastalığı problemlerine karşı erken önlem almak hayati önem arz etmektedir.

Felç Hastalığı Tedavisi

Felç hastalığı tedavisinde erken fark edilmesi hususu oldukça önemli olup hastanın hayatını kaybetmesine neden olabilir. Bu hususta ailelere oldukça önemli görev ve sorumluluk düşmektedir. Felç hastalığı belirtilerini bilmek ve erken önlem almak amacıyla her türlü kuruma başvurması ve yardım araması gerekmektedir. Yaşanan en ufak bir sorunda bile mutlaka uzman bir doktora başvurması gerekmektedir. Bunun için de fizik tedavi uzmanları, rehberlik ve psikolojik danışman hizmetleri ve rehabilitasyon merkezlerine başvurması şarttır. Aksi takdirde geri dönüşü olmayan bir süreç başlayabilir. Aynı zamanda da aileler felç hastalığı geçirmiş bir bireye karşı ne gibi önlemler alması gerektiği konusunda bilinçli olmaları gerekmektedir
]]>
Psikoloji Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/psikoloji-hastaliklari.html Wed, 16 May 2018 19:53:13 +0000 Psikoloji Hastalıkları; Bilinen psikoloji hastalıkları su kategoriler altında sıralamak mümkündür;Somatafor bozuklukTravma sonrası yaşanan stres bozukluğuBipolar (manik depresif) bozukluklar Psikoloji Hastalıkları; Bilinen psikoloji hastalıkları su kategoriler altında sıralamak mümkündür;
  • Somatafor bozukluk
  • Travma sonrası yaşanan stres bozukluğu
  • Bipolar (manik depresif) bozukluklar
  • Sosyal Fobi
  • Obsesif kompulsif takıntı sorunları bozuklukları
  • Bulantı ya da anksiyete bozukluğu
  • Panik atak
  • Depresyon
Bilinen Psikoloji Hastalıkları

Depresyon Hastalığı; Depresyon sorununun belirli bir sebebi ya da tek bir açıklaması mümkün değildir. Yaşanan birçok sorunun bir araya gelmesiyle ortaya çıkan sorun psikoloji hastalıkları arasında yer alan depresyon hastalığı olarak bilinmektedir. Bu hastalık sinsi bir şekilde ortaya çıkmaktadır. En temel belirtileri ise uyku rahatsızlıkları, iştah kapanması, kilo kaybı yaşanması ve şiddetli baş ağrısı sorunudur. Yaşanan tüm bu sorunlar bireyde mide rahatsızlığı ya da kalp sorunlarina neden olabilir. 

Panik Atak Sorunu; Beklenmedik bir anda ortaya çıkan ve bir hastalığın neticesinde oluşan bu sorun hastaya zor anlar yaşatır. Herhangi bir yerde ya da zamanda ortaya çıkması mümkündür. Bu durum hastada yoğun bir kaygı ve huzursuzluk vermektedir. Bunaltı ve korkuyla karışık bir psikoloji hastalığı olarak bilinmektedir. Hastada yaşanan herhangi bir hastalık bu ruhsal durumu tetiklemektedir. Enfeksiyon kapılması, troid bezinin aşırı bir şekilde işlemesi ya da kan şekerinin düşmesi bu durumu tetiklemektedir.

Yaşanan anı travma neticesinde kişi aşırı korku ve tedirginliğe kapılır. Artık yaşanan bu sorunun kişi için ölüme gideceğine delalet edeceğini düşünür. Yaşanan bu psikoloji hastalığı bireyin insan arasına çıkmamasına yol açar. Bu sorun için bir an önce önlem almak gerekebilir. Çoğu zaman hasta doktoru gördüğü zaman rahatlar. Zira tekrardan yaşayacağı bir panik atak neticesinde psikolojik olarak kendisi yalnız hissetmez. Bu soruna karşı yatmak ya da dinlenmek kısa süreli de olsa oldukça önemli bir durumdur. Bazı durumlarda kişinin yanında güvenilir bir kimse bulunamazsa eğer tedirginlik yaşayabilir. Bu durum harpten çıkmış gibi olan hastayı çok daha fazla yormasına neden olur. 

Anksiyete (bulantı) Sorunu Rahatsızlığı; Bu psikoloji hastalıkları arasında kişinin kendisini çokça stres altında hissettiği kaygı ve bunaltı verici durumların yaşandığı bir sorun olarak bilinmektedir. Hasta olumsuz bir durumla karşılaşacağı hissine kapılır. Bu sorun altı ay boyunca her gün kendisini tekrar eder. Birçok olayda kuruntu ve vehme kapilan hasta olayları abartılı bir şekilde değerlendirmeye başlar. Bu durum kaslarında ağrılara ve gerginliğe sebep olmaktadır. Psikoloji hastalıkları arasında önemli bir yeri olan bu sorun hastanın çok çabuk bir şekilde yorulmasına ve pes etmesine neden olur. Hasta artık herşeyin en kötüsünü ve olumsuzunu düşünmeye başlar. Gürültü, ses ve ışığa karşı aşırı hassasiyet gösterilmektedir.

Bipolar (iki taraflı duygu durum) Sorunu; Psikoloji hastalıkları arasında önemli bir konumu olan bipolar hastalığı aynı zamanda da manik depresif bozukluklar olarak bilinmektedir. Yaşanan bu sorunda kişi enerjisine hakim olamaz. Üç fikirleri söylemekten çekinmeyen bu hastalar inişli çıkışlı bir davranış sergilerler. Psikoloji hastalıkları arasında en tehlikeli olanı bu rahatlık türüdür diyebiliriz. Zira hasta intihar girişimde bulunabilir. Çoğu kez başkaları tarafından bu rahatsızlığın anlaşılması oldukça zordur. Kişilerle olan ilişkiler ilerledikçe hastalığın farkedilmesi söz konusu olabilir. Bu bakımdan psikoloji hastalıkları arasında bipolar sorununun ayrıca incelenmesi gerekmektedir.
]]>
Zihinsel Hastalıklar https://www.hastaligi.gen.tr/zihinsel-hastaliklar.html Thu, 17 May 2018 15:45:24 +0000 Zihinsel hastalıklar veya ruhsal bozukluklar; ruh, davranış ve düşünceleri geniş bir alanda etkileyen sağlık koşulları olarak ifade edilmektedir. Bu çeşit rahatsızlıklara kaygı bozukluları depresyon yeme bozuklukları şizofre Zihinsel hastalıklar veya ruhsal bozukluklar; ruh, davranış ve düşünceleri geniş bir alanda etkileyen sağlık koşulları olarak ifade edilmektedir. Bu çeşit rahatsızlıklara kaygı bozukluları depresyon yeme bozuklukları şizofreni ve bağımlılık davranışları verebilir.
Birçok insan zaman zaman böyle zihinsel hastalıklar gelişebilir. Ruh sağlığını etkileyen bu kaygı verici durumların sürekli bir şekilde devam etmesi strese neden olması ve günlük aktiviteleri olumsuz yönde etkilemesi, durumu ruhsal hastalık düzeyine taşır. ruh hastalıkları bireyin mutsuz olmasına işinse ve ilişkilerinde günlük yaşamında sorunlar yaşamasına sebep olur. Çoğu zaman belirtiler danışmalık ve ilaç yardımı ile tedavi edilebilmektedir.

Zihinsel hastalıkların belirtileri,

Ruhsal hastalığın belirtileri hastalığın şartlarına ve diğer nedenlere bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Belirtiler düşünceleri, davranışları ve duygular olumsuz etkiler. 

Yaygın olan belirtiler şunlardır;
  • Kendini moral olarak çökmüş yada üzgün hissetme 
  • Zihinsel konsantrasyon yada karmaşıklık 
  • Aşırı düzeyde suçluluk yada endişeler veya aşırı korkular
  • İlaç veya alkol bağımlılığı
  • İntihar düşünceleri 
  • Aşırı sinir, kin veya şiddet davranışları 
  • Cinsel arzuda değişiklikler 
  • Düşük enerjili olma, önemli derecede yorgunluk veya uyku sorunları 
  • Yeme alışkanlıklarında değişmeler 
Bazen ruh sağlığı bozukluğu belirtileri sırt ağrısı, mide, baş ağrısı veya diğer açıklanamayan ağrılar fiziksel sorunlar olarak gösterilmektedir.

Zihinsel hastalıkların nedenleri,
  • Kalıtsal özellikleri: Kan bağı olan yakınlarından birisinde de akıl hastalığı olan kişilerde daha sık görülmektedir. 
  • Doğumdan önce neden olan çevresel riskler: Toksinler, virüsler, uyuşturucu ve alkole anne karnında maruz kalmak bazen ruhsal bozukluklara neden olmaktadır.
  • Beyin kimyası: Beyindeki biyokimyasal değişmelerinin akıl ve ruh sağlığının diğer yönlerini etkilediği düşünülüyor. Nörotransmitter  diye adlandırılan doğal beyin kimyasalları bazı akıl hastalıklarına neden olmaktadır.
Zihinsel hastalıkların risk faktörleri,
  • Yaşama sevincinde azalma veya mutsuzluk 
  • Aile içi çatışmalar 
  • Sosyal soyutlanma
  • ilişki sorunları 
  • Evsizlik ve yoksulluk 
  • Alkol tüketimi, sigara içme ve diğer uyuşturucu problemleri 
  • Cinayet ve intihar da dahil olmak üzere kendine ve başkalarına zarar verme
  • Kalp hastalıkları veya diğer tıbbi durumlar
Zihinsel hastalıkların teşhis ve tedavisi,
  • Fiziksel muayene: Belirtilere sebep olan fiziksel nedenleri ekarte etmek için öncelikle muayene yapılmalıdır.
  • Laboratuvar testleri: Alkol uyuşturucu için tarama ve tiroid testleri uygulanmaktadır.
  • Psikolojik değerlendirme: Bunun için doktor veya ilgili uzman kişi hastalık belirtileri duygu ve davranış sekliniz ve düşünceleriniz hakkında konuşacaktır. Bu sorulara cevap almak için soru formları kullanılmaktadır.
Ruhsal hastalıkların sınıflandırılması

Nörogelişimsel bozukluklar, şizofreni spektrumu ve diğer psikolojik bozukluklar, bipolar ve ilgili bozukluklar, depresif bozukluklar, anksiyete bozukluklar, obsesif kampulsif ve ilişki bozukluklar, travma ve stres ilişkili bozukluklar, dissosiyatif bozukluklar, somatik belirti ve ilgili bozukluklar, yeme ve beslenme bozuklukları, eliminasyon bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, cinsiyet dysphoriası, dürtü kontrol yıkıcı ve davranış bozuklukları, madde bağımlılığı ve bağımlılık bozuklukları, kişilik bozuklukları, kongnitif rahatsızlıklar.
]]>
İbs Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/ibs-hastaligi.html Thu, 17 May 2018 16:26:04 +0000 İbs hastalığı, irritabl barsak sendromu olarakta bilinir. İrritabl barsak sendromu toplumun %15'inde görülen yaygın bir sindirim sistemi rahatsızlığıdır. Bu sendromda sindirim sistemi normaldeki gibi çalışmaz. Kas ve sinirlerin İbs hastalığı, irritabl barsak sendromu olarakta bilinir. İrritabl barsak sendromu toplumun %15'inde görülen yaygın bir sindirim sistemi rahatsızlığıdır. Bu sendromda sindirim sistemi normaldeki gibi çalışmaz. Kas ve sinirlerin çalışması hassaslaşır. Bu durumda yemekten sonra kramplara ve ishale sebebiyet verebilir. Hayatı olumsuz yönde etkileyen bu hastalık tedirginliğe neden olur. İbs hastası olanlar diyet, stres ve tedavilerini düzenli bir şekilde kontrol ederse yaşam kalitelerini yükseltebilirler. 

İbs (İrritabl Barsak Sendromu) Belirtileri: 

İbs hastalığının belirtileri karında şişlik, ağrı ve baskı, mide bulantısı, kabızlık ve ishal, dışkı kıvamında değişiklikler, tuvalete çıkma sıklığında değişimler ve boşaltım esnasında ağrı gibi durumlardır. Ayrıca bu hastalığın belirtileri bireyin ne yediğine, ne kadar yediğine, kadınlardaki menstrüasyon dönemine ve bireyin duygusal durumuna göre de  değişiklik gösterebilir.

İbs (İrritabl Barsak Sendromu) Tanısı ve Tedavisi: 

İbs hastalığı belirtileri bulunan ve İbs hastası olduğundan şüphelenen kişiye tanı konulması için hayatında strese ve sinire neden olan durumların olup olmaması değerlendirilir ve endoskopi ile barsak muayeneleri yapılır. Tedavi sürecinde ise en önemli şey yaşam tarzının değiştirilmesidir. Stres ve sinirin azaltılması tedavi sürecinde ilk adımdır. Yanlış beslenme de İbs hastalığına neden olur. Dolayısıyla İbs hastalığına sebep olan bu hastalıklara göre tedavi süreci şekil alır. İbs hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi yoktur. Tedavi, belirtilerin şiddetinin azaltılmasına yönelik uygulanılır. Tamamen ortadan kaldırılamayan bu hastalığın tedavisinde amaç, hastaların yaşam kalitelerini düşürmemektir. Düşük ise yükseltmektir. 
]]>
Hastalığa Şifa Duası https://www.hastaligi.gen.tr/hastaliga-sifa-duasi.html Thu, 17 May 2018 22:37:17 +0000 Hastalığa şifa duası; Bir çok kişi çeşitli hastalıklarla karşı karşıyadır. Hemen hemen herkes ilk olarak hastalığı ile ilgili alanında uzman bir doktora başvurur. Olması gerekende budur. Fakat bazen elimizden hiç bir şey Hastalığa şifa duası; Bir çok kişi çeşitli hastalıklarla karşı karşıyadır. Hemen hemen herkes ilk olarak hastalığı ile ilgili alanında uzman bir doktora başvurur. Olması gerekende budur. Fakat bazen elimizden hiç bir şey gelmediği durumlar olur ki bu zamanda da Allah'a sığınırız. Yani ona dua eder ona yalvarırız. Hastalandığımız her şey için dua edebildiğimiz gibi hastalığımız içinde dua edip Allah'tan şifa dileyebiliriz. Hastalığa şifa duası etmeden önce mutlak tedbir alıp daha sonra taktiri Allah'a bırakmamız gerekir. Yani hiç bir doktora gitmeden hiç bir ilacı kullanmadan oturduğumuz yerden dua etmek yerine önlemimizi alıp Allah' dua etmemiz gerekir. Allah çaba gösteren kullarını sever ve onlara merhamet eder. Dua kalpte istenenin dile dökülmesidir ve dua ederken inanmak ve temiz kalptir önemli olan.

Hastalığa şifa duası nasıl edilir; Dua ederken tam tevekkül gerekir. Yani duanın kabul olacağına inanmak ve Allah'ın kudretinden şüphe etmemek gerekir. Duaya başlamadan önce abdest almak duanın daha makbul olmasını sağlamaktadır. Fakat insan yolda yürürken iş yaparken veya kalben de dua edebilir. Fakat insan her şeye zaman ayırıp çaba göstermektedir ve dua Allah ile konuşmak demektir. Allah'ın huzuruna geçmeden önce abdest alp zaman ayırıp seccade üstünü hazır durmak en güzelidir. Her duada olduğu gibi hastalığa şifa duasında da bunları yapmak doğru olandır;

Hastalığa şifa duası; 
  • İlk olarak tövbe istiğfar çekip 3 İhlas 1 Fatiha suresi okumalıyız. 
  • Ardından (Bismillahi yübrike min külli yesfike vemin şerri hasidin, ve min şerri külli zi ayn.) duasını okuyoruz.
  • Daha sonra Allah'ım şuan derdi olan derman arayan tüm Müslüman din kardeşlerimin dertlerine deva ver içlerinde de benim derdime deva ver.
  • Allah'ım Şafi ismin hürmetine, hastalığıma şifa ver,
  • Allah'ım Hz. Muhammet Mustafa S.A.V. hürmetine beni ve tüm hastaları en kısa sürede dermana kavuştur. 
  • Allah'ım sen ol dersin olur, öl dersin ölür senin her şeye gücün yeter bizlere merhamet et ve derman ver,
  • Allah'ım Müslüman din kardeşlerime, tüm sevdiklerime, aileme ve bana dert verip derman aratma, senden başkasına el açtırma, muhtaç etme yarabbim, hastalara şifa dertlilere deva ver. 
  • Allah'ım şuanda çekmiş olduğum hastalıktan ağrılardan sana ve senin kudretine sığınıyorum sen yardım et,
  • Benim içerisinde bulunduğum sıvan dan alnım açık çıkmamı nasip et ve hastalığım yüzünden isyana düşmekten sen koru. Diyoruz ve içimizden gelenleri ekleyerek duamızı şöyle sonlandırıyoruz. 
  • Duamızın kabulü için, ölmüşlerimizin ruhu için, hastalara şifa için bilhassa da Allah rızası için Fatiha ve salavatı Şerifeyi okuyoruz.
]]>
Konak Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/konak-hastaligi.html Fri, 18 May 2018 02:06:05 +0000 Konak Hastalığı, Bebeklerde görülen deri hastalığıdır. Konak Hastalığı genellikle yeni doğan bebeklerin başlarında dökülme, pul pul kahverengi ve sarımsı lekeler şeklinde görülmektedir. Bebeklerin derisinde çalışması Konak Hastalığı, Bebeklerde görülen deri hastalığıdır. Konak Hastalığı genellikle yeni doğan bebeklerin başlarında dökülme, pul pul kahverengi ve sarımsı lekeler şeklinde görülmektedir. Bebeklerin derisinde çalışması gerektiğinden fazla çalışan yağ bezelerinin neden olduğu hastalık olan konak hastalığı sizi endişeye sürüklemesin. Çünkü konak hastalığı bebeğe zarar vermez, bulaşıcı olmadığı gibi kalıcı da değildir. Konak Hastalığının yeni doğan bebeklerde görülmesinin sebebi dünyaya yeni gelen bebeklerin kafa cildinin üzerinde olması gereken keratin tabakasının henüz oluşmamış olmasıdır.

Bebekleri konak hastalığından olabildiğince korumak için her gün koku içermeyen, katkı maddesi olmayan şampuanlarla kafasını yıkayıp ince bir tarakla derisinin üstünde ki o pullanmış deri parçalarından arındırabilirsiniz. Bazen konak hastalığı daha kalın ve siyaha yakın bir renkte olabiliyor. O zaman ise yıkama işlemi yapılmadan önce bebeğin kafasına bebek yağı yada zeytinyağı sürerek biraz masaj yapıp yağın deriye emilmesini sağlar daha sonra sağlıklı bir şampuanla yıkarsanız bebeğin bu hastalıktan uzak durmasını sağlayabilirsiniz.

Konak hastalığı korkulmaması gereken bir hastalıktır. Bebeklerin her anne babanın ilgi ve dikkatiyle, kendi yöntemleriyle bir hafta gibi kısa bir sürede kurtulabileceğini söyleyebiliriz. Ancak bazı durumlarda doktor muayenesi gerekebilir. Bebeğinizin kafasında konak hastalığının sebep olduğu kızarıklık yayılıyor, bebeğiniz bu hastalıktan dolayı huysuzlanıyor ve ağlıyorsa, bir hastadan uzun süredir geçmiyorsa ve en önemlisi kızarıklık oluşan yerlerden sıvı geliyorsa acilen doktorunuza başvurmalısınız.
]]>
Sarılık Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/sarilik-hastaligi.html Fri, 18 May 2018 19:36:26 +0000 Sarılık Hastalığı, Karaciğerin ürettiği sarı-turuncu renkteki bilirubin maddesinin atılımının yavaşlaması ya da üretiminin artması sonucu maddenin vücudun deri, deri altı, mukozalarda ve göz aklarında birikmesi ve bur Sarılık Hastalığı, Karaciğerin ürettiği sarı-turuncu renkteki bilirubin maddesinin atılımının yavaşlaması ya da üretiminin artması sonucu maddenin vücudun deri, deri altı, mukozalarda ve göz aklarında birikmesi ve burada biriken bilirubinin sarı renkte algılanmasıyla oluşan hastalıktır. Bilirubin kanda ve hücrelere oksijen taşıyan alyuvarların yıkımı sonucu ortaya çıkmaktadır.

Sarılık Hastalığı: Vücuttan bilirubin maddesinin atılması için karaciğer tarafından suda eriyebilecek hale dönüştürülmesi gerekir. Karaciğer bu dönüşümü bir başka hastalık için kullanılan ilaçlar, mikroplar gibi nedenlerle tam olarak yapamaz. Tam olarak dönüşüm yapılsa bile bilirubinin bağırsaklara geçişini safra yolundaki taşlar, tümör gibi sebepler engeller. Bu durumlar sonucu sarılık hastalığı meydana gelir.

Sarılık Hastalığının Nedenleri: 

Hastalık birçok sebeple ortaya  çıkabilmektedir.  Bunlar  oluşum durumuna göre  gruplanırsa,  karaciğer  öncesi,  karaciğerle  ilgili  ve  karaciğer  sonrası sebepler diye üç gruba  ayrılır.
Karaciğer öncesi sebeple oluşan bilirubinin aşırı üretilmesidir. Aşırı üretimin sebebi ise alyuvarların normalden daha önce yıkımının gerçekleşmesidir. Alyuvarlar normalde 90 ile120 gün kanda oksijen taşırlar ve normal sürenin sonunda parçalanarak bilirubine dönüşürler. Alyuvarların erken yıkıma uğramasıyla bilirubin kanda hızlı bir biçimde artar. Talasemi, herediter sferositoz rahatsızlıkları da bu gruptandır.
Tıkanma sarılığı, safra yolunda görülen taşlar ya da tümörlerin yolu tıkamalarıyla meydana gelen sarılıklardır. Safradan bağırsağa geçemeyen bilirubin kanda birikerek hastalığı oluşturur.
Virüs, ilaç, alkol veya zehirli bir madde nedeniyle karaciğerde ortaya çıkan sarılıklardır. Tıp literatüründe "hepatosüler sarılık" adı verilen bu rahatsızlıkta karaciğer hücreleri hasara uğramıştır. Karaciğer tarafından üretilen SGPT ve SGOT adlı enzimlerin düzeyinde de artış görülür.
Yeni doğan bebeklerde sıklıkla görülen çoğunda kendiliğinden iyileşen tip sarılıktır. Anne-babada kan uyuşmazlığı durumu varsa yenidoğan sarılığı tedavisiz geçmemektedir.

Sarılık Hastalığı Belirtileri:
  • Göz aklarında sararmalar,
  • Tırnakların sararması,
  • Cildin sarıya yakın renge dönüşmesi; sarılık düzeyi ilerlediyse sarı renk zaman geçtikçe kahverengine doğru geçiş olur,
  • Ağzın içi sarı renk almaya başlar,
  • İdrar renginin giderek koyulaşması; zaman ilerledikçe kahverengi renge dönüşür,
  • Dışkı açık renge dönüşür; hatta kil rengi gibi bir renk alır, 
  • Bulantıyla birlikte kusma, üşüme ve nefes alırken zorlanmalar görülür,
  • Ciltte kaşıntılar ortaya çıkar.
Sarılık Hastalığının Tedavisi: 

Bu hastalığın ortaya çıkmasına sebep olan faktörlerden biride virüslerdir. Virüslerin bulaşıcılığının olması nedeniyle hastalıktan korunmak için aşı yaptırmak en etkili çözümdür. Tedavi için hastalığın meydana gelmesine neden olan durumun tespiti gereklidir. Yapılacak tetkik ve tahliller sonucu hastalığın kaynağı bulunarak duruma göre tedaviye geçilir. Bu hastalıkta önce hastalığın kaynağındaki durum düzeltilir daha sonra fazla olan bilirubinin vücuttan atılımına geçilir.
Karaciğer hasar görmüşse karaciğeri destekleyen bir tedavi uygulanır. Safra yolunda tıkanıklık oluşmuşsa önce bu tıkanıklık ortadan kaldırılır. Yenidoğan sarılığında fototerapi gerekebilir. Bazı hastalara da kan verilmesi gerekli olabilir; hatta kan değişimi yapılması gerekli olabilir.
]]>
Hepatit B Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/hepatit-b-hastaligi.html Sat, 19 May 2018 09:33:48 +0000 Hepatit B hastalığı;, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan bir hastalıktır. Hepatit B, hepatit hastalığının 2. kademesidir. Kan,temas ve cinsel yollarla bulaşabilir. Bu hastalık erken teşhis edilmezse karaciğer kanser Hepatit B hastalığı;, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan bir hastalıktır. Hepatit B, hepatit hastalığının 2. kademesidir. Kan,temas ve cinsel yollarla bulaşabilir. Bu hastalık erken teşhis edilmezse karaciğer kanseri veya siroz gibi hastalıklara kadar ilerleyebilir.Hepatit B hastalığından korunmak için aşı yapılabilir.

Hepatit B belirtileri;
  • Halsiz hissetmek
  • İştahsızlık
  • Kusma
  • Bulantı
  • Yüksek ateş
  • Ciltte sararma 
  • Titreme
  • Kilo azalması
  • Fazla kaşıntı gibi belirtileri vardır.
Hepatit B bulaşma yolları;
  • Anneden bebeğe
  • Cinsel ilişki 
  • Kan nakli
  • Kendi kullandığımız eşyaları başkalarıyla paylaşmamız ile bulaşabilir.
Hepatit B risk altında olanlar;
  • Yaşadığı evde bu virüsü taşıyan bireyler
  • Kişisel eşyaları ortak kullanmak (tıraş bıçağı gibi)
  • Hepatit B virüsü taşıyan anneden doğan çocuklar
  • Kan ile uğraşan sağlık personelleri
Hepatit B teşhisi: 

Bunun için kandaki antijen ve antikora bakılır. Eğer her ikiside negatif gösteriyorsa hastalık size bulaşmamış demektir. Antijen pozitif gösteriyorsa virüs hala vücuttadır. Antikor pozitif gösteriyorsa hastalık virüsü bulaşmış ama iyileşmiş anlamına geliyordur.

Hepatit B tedavisi: 

Fazla bir tedavi yöntemi yoktur. Genellikle hasta istirahat eder. Alkol kullanmaz. İlaç tedavisi vardır fakat hastalığın ağır olup olmadığına, virüs tipine ve virüsün ne kadar yayıldığına göre bu tedavi uygulanır.

Hepatit B'nin hedef organı karaciğerdir. Karaciğer vücudu toksik maddelerden arındıran, sindirim sisteminde görevi olan bir organdır.Hepatit B karaciğer hücrelerini engeller ve bu hücreler görevlerini yapamayarak işlevlerini kaybederler.Yavaş yavaş hücreler ölmeye başlar.Eğer erken teşhis edilmezse karaciğer tedavi edilemeyecek kadar hasar görmüş ve hatta işlevini yerine getiremeyecek kadar bitmiş bile olabilir.

Hepatit B'den korunmak için eğer Hepatit B bulaşmadıysa aşı olarak ileri ki zamanlarda bulaşmasını engelleyebilirsiniz.Bu aşı Hepatit B taşıyan kişilerde olumlu sonuç göstermez.Hepatit B aşısının 3 doz aşaması vardır.

Hepatit B eğer 6 ayı geçkin süredir vücutta ise ve iyileşmemişse hastalık kronik olarak teşhis edilir.Kronik Hepatit B ciddi bir hastalıktır.Karaciğer ile ilgili bir çok soruna yol açabilir.Karaciğer kanseri,karaciğer yetmezliği gibi.Bu hastalık daha fazla ilerlemeye devam ederse ölümle sonuçlanabilir.
]]>
Faranjit Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/faranjit-hastaligi.html Sun, 20 May 2018 06:29:39 +0000 Faranjit Hastalığı: boğazda meydana gelen enfeksiyon ile boğaz mukozasının şişmesi sonucu oluşan bir hastalıktır. Farenksin iltihaplanmasına farenjit veya faranjit hastalığı denir. Normalde boğaz nemli, berrak ve Faranjit Hastalığı: boğazda meydana gelen enfeksiyon ile boğaz mukozasının şişmesi sonucu oluşan bir hastalıktır. Farenksin iltihaplanmasına farenjit veya faranjit hastalığı denir. Normalde boğaz nemli, berrak ve ağrısızdır. Farenjit, geniz akıntısı ile boğazda kızarıklık ile tahriş yaparak ağrıya neden olur. Bu, boğaz ağrısı olarak da bilinir.

Faranjit Hastalığının Nedenleri: 

Viral veya bakteriyel enfeksiyonlardan meydana gelir. En yaygın oluşum sebebi soğuktur. Diğer sebepler ise; grip, mononükleoz, suçiçeği ve krup (küçük çocuklarda görülür). Faranjitin bazı sebepleri ise bakterilerdir. Bakteri nedeniyle oluşan faranjit ağrılı olur, ayrıca bademcikler üzerine beyaz lekeler, boyunda şişen lenf düğümleri ve boğazda ateş görülebilir. Çoğu insan bundan dolayı çok acılı bir boğaz ağrısı yaşar.

Viral farenjit, genç ve küçük çocuklarda şiddetli bir viral enfeksiyon olan mononükleozdan kaynaklanmadığı sürece normal seyir gösterir ve iyileşmesi bir hafta sürer. Mononükleoz ise sıklıkla 'öpüşme hastalığı' olarak adlandırılır ve bulaşıcıdır. Ancak insanların bu hastalığı kapmaları için birbirlerini öpmeleri gerekmez. Ortak kullanılan mutfak araç ve gereçleri, aynı bardaktan su içmek, banyo malzemeleri, aynı havluyu kullanmak bu hastalığı bir başkasına kolayca bulaştırabilir.  

Faranjitin diğer nedenleri arasında difteri ve boğmaca gibi bakteriyel enfeksiyonlar vardır. AIDS' e neden olan virüs ve tümörler, alerji, kuruluk, tahriş edici madde, kas gerginliği (boğazdaki kasların), HIV gibi belirgin olmayabilecek nedenler faranjite neden olur. Faranjit hastalığının ender görülebilen sebepleri arasında boğazda apse ve epiglot iltihabı da vardır.

Faranjit Hastalığının Belirtileri: 

Farenjit belirtileri hafif veya şiddetli olabilir. Boğazda tahriş olma, boğazda kızarıklık ve ağrı faranjitin belirtileri arasındadır. Boğazda aşırı derecede ağrıma veya boğazda çok şiddetli şekilde yanma ve yutkunma güçlüğü, bademciklerde beyaz leke oluşması, boyundaki lenf düğümlerinde şişme, ateş ve genel bir faranjit hastalığı belirtisidir.

Faranjit Hastalığının Tedavisi: 

Faranjit tedavisine başlamadan önce kesinlikle teşhis yapılmalıdır. Faranjit hastalığının tedavisi faranjitin nedenine göre viral veya bakteriyel olmasına bağlı olarak değişir. Bu hastalık için uygulanacak antibiyotik tedavileri sadece bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılmalıdır. Faranjit, bakterilerden kaynaklanıyorsa antibiyotik gerekir.

]]>
Cushing Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/cushing-hastaligi.html Mon, 21 May 2018 06:00:11 +0000 Cushing hastalığının başlıca iki nedeni vardır. Ekzojen olarak uzun süreli aşırı miktarda glikokortikoid veya  ACTH uygulanması, endojen olarak hiper kortizolemi nedenleri ise; hipofizer ACTH salgılayan adenom, primer adrenokorti Cushing hastalığının başlıca iki nedeni vardır. Ekzojen olarak uzun süreli aşırı miktarda glikokortikoid veya  ACTH uygulanması, endojen olarak hiper kortizolemi nedenleri ise; hipofizer ACTH salgılayan adenom, primer adrenokortikal tümörler ve ektopik ACTH sendromudur. Cushing hastalığında %85 oranında ACTH salgılayan mikroadenom bulunmaktadır. 

Cushing Hastalığı Belirtileri Nelerdir

Cushing hastalığındaki belirti ve bulgular şu şekilde özetlenebilir; Santral yağ birikimi sonucu aydede yüzü, serviko dorsal yağ yastıkçığı, deride incelme, karında ve kalçalarda menekşe şekli strialar, kolay ekimoz oluşumu ve yara iyileşmesinde gecikme, obezite, hipertansiyon, enfeksiyonlara yatkınlık, bozulmuş glukoz intoleransı yada aşikar diyabet, hiponatremi ve hipokalemi, alt ekstremilerde ödem, kemik rezorpsiyonunun artması nedeniyle hiperkalsiüri, amenore (menstrüasyonun kesilmesi) infertilite ve hirsutism( yüzde aşırı kıllanma) erkeklerde impotans. 

Cushing Hastalığı Komplikasyonları Nelerdir  

Kardiyovasküler komplikasyonlar, başlıca mortalite ve morbidite nedenidir. Diastolik kan basıncı 100 mm Hg'nin üzerindedir. Hafif ödem vardır. Konjestif kalp yetmezliği gelişebilir. Retroorbital yağ dokusu artışına bağlı egzoftalmi görülebilir. Cushing hastalığında psikiyatrik sorunlar önemlidir. Irritabilite, depresyon, emosyonel dengesizlik, öfori ve intihara eğilim vardır. Bu yönden yakın izlem çok önemlidir. Uykusuzluk sıktır. Cushing sendromu öldürücü bir hastalıktır. Kardiyovasküler, hipertansif, troboembolik olaylar ve enfeksiyonlara eğilim nedeniyle hastalar kaybedilir.  

Cushing Hastalığı Tanı İşlemleri Nasıldır

Cushing hastalığından kuşkulanıldığında biyokimyasal tanı testleri yapılır. Düşük doz deksametazon supresyon testi; Deksametazon 6 saatte bir 2 gün verilerek idrar toplanır. Testin 2.gününde idrar 17 hidroksistreroidleri ya da tercihen üriner serbest kortizol ölçülür. 17 hidroksikortikostroidlerinin 2.5 mg/gün değerinin altına inmemesi halinde cushing tanısının konulması önerilmektedir. Ayrıca kortikotrop fonksiyonların değerlendirilmesi yapılır. Görüntüleme incelemeleri olarak, hipofiz MRI (%70 oranında adenom gösterilebilmektedir). ACTH düzeyine bakılır. ACTH'nın ektopik kaynağını araştırmak için Oktreotid sintigrafisi yapılır ve %80 oranında kaynak saptanabilir. Hastalarda eritrosit ve hemoglobin artmıştır. Lökositoz vardır. Pıhtılaşma faktörleri V, VIII ve protrombin artabilir. 

Cushing Hastalığı Tedavisi Nasıldır

Cushing hastalığı, adrenal korteksden çok hipofiz tümörü olduğu için cerrahi tedavi hipofize yöneliktir. Bu hastalarda transsfenoidal hipofisektomi mikrocerrahi ile %80-90 başarı sağlanır. Primer adrenal hipertrofillerde adrenelektomi ile cushing hastalığı  tedavi edilir. Bu hastalara ömür boyu kortizol ve fludrokortizon replesmanı gerekmektedir. Cerrahi tedavi başarılı olmadığında hipofiz ışınlaması yapılmaktadır. Ektopik hastalarda ACTH salgılayan ektopik tümörün çıkarılması ile cushing hastalığı tedavisi mümkündür ancak genellikle pratikte mümkün olmadığı belirtilmektedir. Cushing hastalığında görülen glikokortikoid hormonların düzeyi, ameliyat sonrası düşer ve adrenal hipofonksiyon ve addisonian kriz riski ortaya çıkar. Eğer adrenal korteks yüksek dozda verilen adrenal hormonlar ile baskılanmış ise adrenal korteks atrofiye olur. Eğer dolaşımdaki hormon düzeyi, cerrahi girişim yada kortikosteroidlerin verilmesinin birdenbire durdurulmasıyla azaldığında adrenal hipofonksiyon belirtileride oluşur. Cushing hastası travma yada acil cerrahi girişim gibi aşırı stresli olay yaşadığında, adrenal korteksin uzun süre baskılanmış olduğundan başka sendromları beraberinde getirebilir, bu noktada da hasta ilaç ve kortikosteroid tedavisi ile kontrol altına alınmaya çalışılır.
]]>
Kadın Hastalıkları Ameliyatı https://www.hastaligi.gen.tr/kadin-hastaliklari-ameliyati.html Mon, 21 May 2018 10:31:05 +0000 Kadın Hastalıkları Ameliyatı, kadınların yaşadıkları jinekolojik problemler nedeni ile son aşama olarak yapılan bir müdahaledir. Miyom, kist gibi sebeplerden dolayı ya da rahmi ya da yumurta kadın hastaya şiddetli ağrılar yaş Kadın Hastalıkları Ameliyatı, kadınların yaşadıkları jinekolojik problemler nedeni ile son aşama olarak yapılan bir müdahaledir. Miyom, kist gibi sebeplerden dolayı ya da rahmi ya da yumurta kadın hastaya şiddetli ağrılar yaşamasına neden oluyor ise son çare rahmin ya da yumurtalıkların alınması ameliyatı olacaktır. Jinekolojide en çok yapılan kadın hastalıkları ameliyatlarından biri rahmin alınması ameliyatıdır. Sebebi ise tümörler oluşturmasına neden olan miyomların var olmasıdır. Yapılan araştırmalara göre 25 30 yaş aralığında bulunan kadınların yüzde yirmisinde bu tür tümörlerin görüldüğü aynı zamanda ileri deki yaşlarda daha fazla ortaya çıktığı belirtilmiştir. Bu tümörlere halk dilinde ur adı verilmektedir. Urlar nohut büyüklüğünde yuvarlak ve pembemsi bir renkte olan tanecikler şeklindedir. Kendilerini ağrılar ve kanamalar ile belli etmektedirler. Fark edildiği zaman ise hemen alınmaları ya da tedavi edilmeleri  gerekmektedir. 

Yapılan Kadın Hastalıkları Ameliyatları Nelerdir
  • Endoskopik Ameliyatlar ( Kapalı Cerrahi) : Kadın hastalıkları ameliyatları kapalı cerrahi yöntemi ile iki şekilde laparoskopik ve histeroskopik olarak yapılmaktadır. Poliplerin çıkarılması, urların alınması, rahim içindeki yapışıklıkların açılması histeroskopik olarak yapılmaktadır. 
  • Vajinal Ameliyatlar : Vajinal yoldan rahmin ve yumurtalıkların alınması, idrar torbası sarkmalarının giderilmesi, bağrsağın vajinaya sarkan son kısmının probleminin çözülmesi bu ameliyatlardandır. 
  • İdrar kaçırma ameliyatları : İlerleyeb yaşlarda özellikle görülmeye başlayan idrar kaçırma problemlerinin çözümünde alternatif olan ameliyatlardır. Bu kadın hastalıkları ameliyatı mesane boynuna askı takılarak yapılır. Ve bu şekilde idrar kaçırma problemleri de tedavi edilir. 
  • Onkolojik ameliyatlar : Kansere sebep olan kadın hastalıkları ameliyatıdır. Bu işlem ile erken dönemdeki yumurtalık ve rahim kanserlerinin ameliyatları yapılmaktadır. 
  • Yumurtalık kisti ameliyatı :  Her zaman için ameliyat edilmesine gerek duyulmayan kistler ilerleyen dönemlerde büyüyerek hastanın ağrı ve kanamalarına sebep olarak ameliyata neden olabilir. Ameliyatın türü kistin çeşidine ve büyüklüğüne göre yapılmaktadır. Yaklaşık olarak bir saat kadar süren bir ameliyattır. 
Vajinal ameliyatlardan olan rahim alınması ameliyatı yani histerektomi bütün kadın hastalıkları ameliyatlarından önemli olup daha dikkatli yapılması gereken bir ameliyattır. Aynı zamanda sonucunda psikolojik sorunları da beraberinde getirebilecek bir kadın hastalıkları ameliyatıdır. Bu ameliyat yapılmadan önce doktor ve hasta bütün riskleri göz önüne alarak bir fikir alışında bulunmalıdır. Bu ameliyatın riskleri ve anestezi yöntemi hastaya anlatılmalı ve sonucunda hastanın yaşayacağı yeni bir dönem aktarılmalıdır. Rahim alınması ameliyatı kadının çocuk doğurma sürecini sona erdirir. Bu ise kişide olumsuz sorunlar yaratabilir. Ameliyat sonrasında yorucu işlerden uzak durulmalıdır.Hasta  tuvalet esnasında ıkınmalardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Doktor ise kadın hastalıkları ameliyatı sonrasında hastaya gerekli olan tüm desteği vermelidir. 
]]>
Simetri Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/simetri-hastaligi.html Mon, 21 May 2018 19:34:33 +0000 Simetri Hastalığı; bir tür psikolojik rahatsızlıktır. Şekil bozukluklarına karşı gösterilen tepkidir. Kişi etrafındaki eşyaların belli ve düzgün bir şekilde durmasını istemesi durumudur. Hastalık oldukça verici ve hayat Simetri Hastalığı; bir tür psikolojik rahatsızlıktır. Şekil bozukluklarına karşı gösterilen tepkidir. Kişi etrafındaki eşyaların belli ve düzgün bir şekilde durmasını istemesi durumudur. Hastalık oldukça verici ve hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu kişiler objelerin hizalı olmaması ve düzensiz durmasından rahatsız olan kişilerdir. Harflerin bile muntazam dizili olmadığı için huzursuz olan simetri hastaları kalkıp düzen ve tertibi sağlamak için müdahale edeceklerdir. Hastalık erken yaşlarda belli olan bir rahatsızlıktır. Simetri hastalığı obsesif kompülsif kişilik bozukluğu ile yakın belirtiler gösterebildiği için karıştırılmaması gerekir. Kişilik bozukluğu hastaları düşüncelerinden dolayı kendilerini strese sokmaz ve rahatsız olmazlar. Yani takıntı haline getirmezler. Fakat simetri hastaları takıntılarından dolayı kendilerini huzursuz ederek çok rahatsız olmaktadırlar.

Simetri Hastalığı Belirtileri;

Objeleri düzeltmek için müdahale ederler. Endişeleri ile hayaller üretirler. Evde veya ofiste eşyaların belli bir düzen içerisinde olmadığı zaman kendilerinin veya sevdiklerinin başına kötü bir şey geleceğini endişesi duyarlar. Mesela; her şey yerli yerinde olmazsa babasının trafik kazası geçireceğine inanırlar. Kişinin aklına gelen düşünceler ve hayaller ve dürtülerdir diyebiliriz. Kişi bunların saçma olduğuna bilir ama kafasından uzaklaştıramaz. Dağınık bir yer olduğu zaman simetri hastası kişi, yatsa bile uyuyamaz ve kalkarak dağınık yeri toparlar ve öyle yatarlar. Ailesi dağınık ise onlarla tartışabilir. Etrafınızda mutlaka rastlamışsınızdır. Dolap içlerindeki çamaşırlar aynı hizada olması gerekir diye düşünen. Masa üzerindeki vazo veya tablo biraz eğri olmasına dayanamayan kişiler kalkıp düzeltmektedir. Simetri hastalıklarında genetik faktörlerin rolünün büyük olduğu da unutulmamalıdır.

Simetri Hastalığı Tedavisi; 

Tedavisinde ilaçlı tedavi ve bilinçsel davranış psikoterapi yöntemleri ile tedavi olunmaktadır. Bu hastalık tedavi edilmediği durumda kişinin işi, okulu ve sosyal hayatıyla ilgili performansı olumsuz yönde etkilenmektedir. Kişi normal günlük yaşantısında program yapması bile imkansız bir hal alabilmektedir.
]]>
Şeker Hastalığı İlaçları https://www.hastaligi.gen.tr/seker-hastaligi-ilaclari.html Mon, 21 May 2018 23:12:56 +0000 Şeker hastalığı ilaçları; günümüzde şeker hastalığı riskini artıran obezite gibi risk faktörlerinin daha da artmasıyla çok fazla kullanılmaya başlanmıştır. Şeker hastalığının tedavisinde şeker hastalığının tipin Şeker hastalığı ilaçları; günümüzde şeker hastalığı riskini artıran obezite gibi risk faktörlerinin daha da artmasıyla çok fazla kullanılmaya başlanmıştır. Şeker hastalığının tedavisinde şeker hastalığının tipine ve hastanın durumuna göre seçilen birden fazla ilaç çeşidi kullanılmaktadır.

İnsülin direncine yönelik ilaçlar;
    
Metformin, etken maddesi metformin olan ve tip 2 şeker hastalığında kullanılan bir ilaç tipidir. Gastrointestinal irritasyon ( gaz, şişkinlik gibi yan etkiler genellikle geçicidir ), ishal, ağızda metalik tat, vitamin B 12 eksikliği gibi yan etkileri mevcuttur. Metformin ilacının kullanılmaması gereken durumlar ise böbrek fonksiyon bozukluğu, kronik alkolizm, karaciğer hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, kronik akciğer hastalığı, akut miyokard infarktüsü ve major bir cerrahi girişimidir.

Glitazon, etken maddesi pioglitazon olan ilaç tip 2 şeker hastalığı varlığında ve beden kitle indeksi 35 in altında olanlarda kullanılır. Kilo artışı, postmenapozal kadınlarda ve erkeklerde osteoporotik kırık riskinde artış bu ilacın yan etkileridir. İlacın kullanılmaması gereken durumlar; mesane kanseri, makroskopik hematüri ve kalp yetmezliğidir.

Alfa glukozidaz inhibitörleri, etken maddesi akarbozdur ve yemek sonrası hiperglisemide önerilir. Hastada kilo artışı yapmaz. Yan etkileri gastrointestinal semptomlar ve aşırı gaz artışı ile sınırlıdır. Kullanılmaması gereken durumlar; karaciğer ve böbrek yetmezliği, gebelik, anemi.
    
İnsülin salgılatıcılar;

Glinidler, kısa etkili insülin salgılatırlar. Etken maddeleri nateglinid ve repagliniddir. Yemek sonrası hiperglisemide kullanılır. Major yan etkisi hipoglisemidir. 

Sülfanilüreler, kısa ve orta etkili insülin salgılatıcıdır. Etken maddeleri gliklazid, glimeprid glibenklamid, glipizid, glibornuriddir. Tip 2 şeker hastalığı varlığında kullanılır. Hipoglisemi, kilo alımı, kemik iliği aplazisi gibi yan etkileri vardır. Tip 1 şeker hastalığında, karaciğer ve böbrek yetersizliğinde, gebelik de, stres ve ağır enfeksiyon durumlarında kullanılmamalıdır. 

İnkretin etkili ajanlar; Exenatide, liraglutid, sitagliptin, vildagliptin etken maddeli formları mevcut olan şeker hastalığı ilaçlarıdır. Kullanım endikasyonları yemek sonrası hiperglisemidir. Exenatide ve Liraglutid kilo kaybına neden olur. Yan etkilerinde ise uzun süreli kullanımda güvenlik verileri bilinmiyor. Akut ya da kronik pankreatitli riskli olgularda kullanılmaması gerekir.

Sodyum glukoz ko-transporter 2 inhibitörleri; yeni geliştirilen ve oral olarak kullanılabilen bu ilaç tip 2 şeker hastalarının tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Aşırı idrara çıkma, sıvı kaybı, hipotansiyon, baş dönmesi gibi yan etkileri vardır. 

İnsülinler; tip 1 şeker hastalığında, erişkinlerde geç başlangıçlı otoimmün diyabette, tip 2 şeker hastalığında bazı durumlarda ve gestasyonel diyabette kullanılmaktadır. Hızlı etkili insülin analogları ( lispro, aspart, glulisin ), uzun etkili insülin analogları ( insülin glargine ve insülin detemir ) ve karışık insülin çeşitleri olan insülinler; şeker hastalığı ilaçları olarak etkin kullanılmaktadır.
]]>
D Vitamini Eksikliğinde Görülen Hastalıklar https://www.hastaligi.gen.tr/d-vitamini-eksikliginde-gorulen-hastaliklar.html Mon, 21 May 2018 23:27:46 +0000 D Vitamini Eksikliğinde Görülen Hastalıklar; D vitamini, kalsiyum ve fosforun normal sınırlarda olmasını sağlamakta ve kalsiyum emilimini sağlamaktadır. Sağlam kemikler için ihtiyacımız olan D vitamini bazı gıdalardan alınab D Vitamini Eksikliğinde Görülen Hastalıklar; D vitamini, kalsiyum ve fosforun normal sınırlarda olmasını sağlamakta ve kalsiyum emilimini sağlamaktadır. Sağlam kemikler için ihtiyacımız olan D vitamini bazı gıdalardan alınabilmektedir. Bu gıdalar arasında özellikle yağlı olan balık türlerinden somon balığı ve karideste bulunmaktadır. Ayrıca yumurtanın sarısında, karaciğer süt ve süt ürünleri tüketilerek alınmaktadır. 

Erişkinlerde D Vitamini Eksikliği;

Erişkin kişilere D vitamini eksikliği oluştuğu zaman kanda kalsiyum düşmeye başlar ve vücut bu düşüklüğü önlemek için boynumuzdaki tiroit bezlerinin arkasında bulunan paratiroit hormonunun salgısını artırır ve artan hormonu kemiklerden kalsiyum çekerek kan kalsiyumunu yükseltmektedir. Yani kalsiyum da hafif düşük veya paratiroit hormonunda fazlalık kişide D vitamini eksikliği olduğunu gösterir. D vitamini eksikliğinin bir sebebi de vitamini içeren gıdaların sayısının az olması ve bu gıdalarda vücudun ihtiyaç duyduğu kadar D vitamini bulunmamasıdır. Özellikle ileri yaşlarda güneş ışığı alamayan kişilerde çok sık görülen bu eksiklik bazı rahatsızlıklara neden olmaktadır. İleri yaşlarda vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin gıdalarda alınan yağın sindirilmesini engelleyen sindirim rahatsızlıkları, koyu ten rengi, kolesterol ve bazı ilaç kullanımı vitamin eksikliği sonucunda sadece kemikler zayıflayarak kalmayacak kalp hastalıkları, alerjik hastalıkları, gut hastalığı, kısırlık sedef hastalıkları gibi bir çok rahatsızlık ortaya çıkmaktadır. Uzun süre süren D vitamini eksikliğinde kanserleri tetiklemektedir. D vitamini eksikliğinde görülen hastalıklardan bahsedelim.

D Vitamini Eksikliğinde Görülen Hastalıklar;

Depresyon: D vitamini eksikliğinde depresyon çok şiddetli olmayabilir. Kişi nedensiz üzülmelere kapılmaktadır. Bunun nedeni de beyinde üretilen ruh halinin düzenlenmesinde kullanılan serotonin seviyesinin D vitaminini eksikliğine bağlı olarak düşmesidir.

Kemik ağrıları; Özellikle güneşin fazla olmadığı kış aylarında kemik ağrıları da artmaktadır. D vitamini eksikliğini öğrenmek için kişinin yılda bir defa 25 ( OH) D3 vitamin düzeyine baktırması gerekmektedir. Kandaki 25 OH D vitamin düzeyi 10 mg dan az ise şiddetli D vitamini  eksikliği vardır.
]]>
Çocuklarda 6 Hastalık https://www.hastaligi.gen.tr/cocuklarda-6-hastalik.html Tue, 22 May 2018 02:04:25 +0000 Çocuklarda 6 Hastalık; Çocuklarda altıncı hastalık olarak bilinen bu rahatsızlık en çok küçük bebekler ve beş yaş arasındaki çocuklarda görünür. Yüksek ateş en belirgin özelliği olduğu i
Çocuklarda 6 Hastalık; 
Çocuklarda altıncı hastalık olarak bilinen bu rahatsızlık en çok küçük bebekler ve beş yaş arasındaki çocuklarda görünür. Yüksek ateş en belirgin özelliği olduğu için aileler aniden telaşlanır ve anneler korkuya kapılırlar. Günümüz anneleri bu konuda ne kadar evhamlıdır bilirsiniz. Çünkü eskiden annaneler babanneler vardı ve onlar her şeyi hallederlerdi. Çocuğun iştahı kesilir ve vücudunda kabarcıklar oluşur, kırmızı lekeler olur. Doktor kontrolü sağlandığında o kadar çok korkulacak bir rahatsızlık olmadığını anlarsınız çocuklarda 6 hastalığın. Bu hastalığa altıncı denmesinin sebebi kızıl, kızamık, kızamıkçık, su çiçeği ve beşinci hastalıktan sonra  döküntülü olan altıncı hastalık olması sebebiyle bu ismi almıştır.  

Çocuklarda 6 Hastalık Belirtileri Nelerdir
  •  Yüksek ateş en belirgin özelliğidir.
  • Ateş nerdeyse kırk dereceye ulaşabilir.
  • Altıncı hastalık ateşi çok yüksek olduğundan havale geçirmeye sebep olabilir.
  • Bulantı, kusma, dalgınlık, uykuya meyil, ishal eşlik edebilir.
  • Gün içerisinde çocuklara yeterli miktarda su içirmek  çok önemlidir. Çünkü susuz kalan vücut kurumaya başlar. Susuz kalan vücut halsiz düşer ve dinç kaybolur.
Çocuklarda 6 Hastalık İz Bırakır Mı

Döküntüler vücudun her yerini sarabilir ve görünüş olarak pembe hafif kızarıklar şeklindedir. Büyüklüğü orta büyüklükte bir nokta  tanesi kadardır ve üç, beş güne kadar geçer, herhangi bir iz bırakmaz.
]]>
Motor Nöron Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/motor-noron-hastaligi.html Tue, 22 May 2018 06:19:08 +0000 Motor Nöron Hastalığı, ALS olarak da adlandırılır. Kas erimesi ve omurilik harabiyeti anlamına gelen tıbbi bir terimdir. Kasların ihtiyaca göre çalışabilmesi için motor nöron denen sinir grubunun düzenli çalışması gerekir. Motor Nöron Hastalığı, ALS olarak da adlandırılır. Kas erimesi ve omurilik harabiyeti anlamına gelen tıbbi bir terimdir. Kasların ihtiyaca göre çalışabilmesi için motor nöron denen sinir grubunun düzenli çalışması gerekir. Motor Nöron Hastalığında, bu motor nöronlar çeşitli sebeplerle çalışamaz duruma gelmiştir. İstemli kas kasılması bozulmuştur. 

Motor Nöron Hastalığı Fizyopatolojisi; 

Merkezi ve Çevresel Sinir Sistemini tutan, ilerleyici bir hastalıktır. İlk olarak spinal korddaki ön boynuz hücreleri ardından tüm motor ünite dejenere olur ve bu dejenerasyon sonucu spastisite gelişir. 

Motor Nöron Hastalığı Sebebi; 

Kesin bilinmemektedir ama çeşitli hipotezler vardır. Genetik yatkınlık, viral enfeksiyonlar, otoimmünite, antioksidan fazlalığı sebebi ile ortamda biriken serbest radikaller, kimyasal bir haberci olan glutamatın çok fazla olması, normal dışı protein yığınlarının birikmesi, motor nöronlara destek verip yalıtımını sağlayan glia hücrelerinin azlığı, nörotrofik faktörlerin doğru üretilememesi gibi birçok hipotez öne sürülmüştür.

Motor Nöron Hastalığı Belirtileri; 

Genellikle erkeklerde görülen bu hastalık güçsüzlük ile başlar ve zaman içinde tüm kol ve bacaklara yayılır. Bazı hastalarda ise başlangıç bulgusu konuşma ve yutma güçlüğüdür. Hastalık ilerledikçe kaslarda ağrı ve kramplar belirtilere eşlik eder. Zamanla üst (spastisite ve reflekslerde artış gibi)  ve alt (kas atrofisi gibi) motor nöron bulguları daha belirgin hale gelir. Aynı zamanda bu Motor Nöron Hastalığı vücudun bütün kaslarını etkilemez. Hastanın cinsel fonksiyonları etkilenmez, kalp kası zarar görmez, hasta barsaklarını ve idrarını kontrol edebilir.

Motor Nöron Hastalığının Seyri; 

Güçsüzlük zamanla başladığı alandan diğer uzuvlara (kol, bacak, dil ve yutak kaslarına) yayılması sebebiyle hastanın günlük yaşamı aktivitesi kısıtlanabilir. Tek başına iş göremeyebilir; yemek yiyemez, giyinemez, yıkanamaz, yataktan dahi tek başına kalkamayabilir. Hastalığın seyrinin en kritikleştiği zaman solunum kaslarının da etkilenip hastada nefes darlığı yaptığı zaman dilimidir. Hastada solunum ve beslenme yetersizliği çıktığı zaman yakın tıbbi desteğe ihtiyacı vardır. Hastalığın yaşam suresi, ortaya çıkışından itibaren genellikle 4-6 yıl olsa da 10 yıl ve daha üzeri yaşayan hasta da vardır. Ve bu süreç içerisinde semptomların gerilediği ve yok olduğunu bildiren hastalarda olmuştur; bunun sebebi tam olarak bilinmemektedir.

Motor Nöron Hastalığı Teşhisi; 

Klinik belirtilere göre konur ama ayırıcı tanı da yardımcı tanı yöntemi olan elektromiyogram (EMG),  manyetik rezonans görüntüleme (MR),  bazı kan ve idrar tetkikleri kullanılabilir. 

Motor Nöron Hastalığı Tedavisi; 

Malesef henüz kesin tedavisi yok ama Riluzol'ün hastalığın ilerlemesini yavaşlatıp hastanın ömrünü uzattığı kanıtlandı. Yeni ilaç çalışmaları sürmekte. Medikal tedavinin yanı sıra hastanın mümkün olduğunca rahat ettirilmesi, gerekli tedbirlerin alınması da çok önemlidir. 
]]>
Hastalık Teşhis https://www.hastaligi.gen.tr/hastalik-teshis.html Wed, 23 May 2018 02:02:43 +0000 Hastalık Teşhis; İnsanlar yaşamları boyunca kronik veya kronik olmayan bir kısım hastalıklar geçirmektedir. Bu hastalıklar çoğunlukla; Grip, soğuk algınlığı, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi hastalıklar kı Hastalık Teşhis; İnsanlar yaşamları boyunca kronik veya kronik olmayan bir kısım hastalıklar geçirmektedir. Bu hastalıklar çoğunlukla; Grip, soğuk algınlığı, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi hastalıklar kısa süreli geçici rahatsızlık türlerindendir. Ancak bir kısım hastalıklar ise virüs ve  bakterilerden kaynaklı olarak iç organlarda ciddi tahribatlara neden olmaktadır. Bu hastalık teşhis sonrasında tedavileri mümkündür. Tıp literatüründe teşhisler bir hastalığın tedavi edilmesi amacıyla yapılan tahlil ve tetkikler sonrasında tedavi olarak adlandırılmaktadır. Kimi hastalık türleri kromozomlardan kaynaklı kalıtsal rahatsızlıklardan kaynaklıdır. Bu kalıtsal rahatsızlıklar ciddi anlamda kişinin fizyolojik olarak vücut bütünlüğünü bozmaktadır. Böylesi rahatsızlıkların teşhisleri ise tomografi, film, tahlil, doku örneği ve kan örneği alınmak suretiyle teşhisi sağlanır. Böylelikle hastalık teşhis sağlanarak kişinin tedavisi sağlanmış olur

Hastalıkların Teşhisi Nasıl Sağlanır

Yapılan tahlil ve tetkikler sonrasında kişinin hastalığının nedeni araştırılır. Bu tetkikler sonrasında hastanın tam olarak rahatsızlığının neden kaynaklı olduğu öğrenildikten sonra teşhis konulur. Bundan sonra hastaya uygulanacak tedavi ve izlenecek yol belirlenir. Şayet bir kimse burun akıntısı ve üşüme hissi gibi bir rahatsızlık yaşamakta ise bu kimse grip veya soğuk algınlığı gibi bir rahatsızlık geçirmiş olabilir. Bundan sonra uzman hekimin tetkik ve muayenesi sonrasında hastalık teşhis edilmiş olur. Akabinde ise tedavi amacıyla kişiye uygulanacak serum, iğne gibi ilaç tedavilerinin yol ve yöntemi belirlenecektir.  Bir kısım hastalıklar ise farklı hastalık türleri ile karıştırılarak yanlış teşhis sonrasında kişinin daha fazla hastalanmasına neden olabilir. Bu nedenle hastalık teşhisi oldukça fazla ehemmiyet taşımaktadır. Yanlış bir teşhis sonrasında alınacak bir ilaç farklı bir yan etki göstererek kişinin ölümüne kadar götürecek vahim sonuçlara neden olabilir.

Hastalık Teşhis ve Yanlış Teşhisin Zararları

İnsanlar bir kısım rahatsızlıklar sonrasında bilinçsiz olarak uzman doktora başvurmadan ilaç kullanmaktadır. Bilinçsizce kullanılan bu ilaçlar, kişinin vücut ve zihninde ciddi yıkım ve tahribatlara neden olmaktadır. Bu nedenle her hastalık önemli bir durum arz etmektedir. Kişinin önemsemediği bir rahatsızlığından dolayı ciddi sağlık problemleri olarak karşısına çıkabilir. Bu nedenle bir kimse sağlık sorunu yaşaması halinde uzman bir hekime başvuruda bulunmalıdır. Uzman hekim hastalığı teşhis ettikten sonra tedavi yöntemini belirler. Uzman hekimin belirtmiş olduğu tedavi yöntemine harfiyen uymalıdır. Bu tedaviler sonrasında hastalık hala devam etmekte ise konu uzman hekime bildirilmelidir. Şayet beklenmeyen bir yan etki görünmesi halinde konu doktora bildirilmelidir.

]]>
Vitiligo Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/vitiligo-hastaligi.html Wed, 23 May 2018 23:26:09 +0000 Vitiligo Hastalığı: Ciltte renk kayıplarına sebep olan beyaz yama gibi görünün lekelere vitiligo hastalığı denir. Dünyada nerdeyse her yüz kişiden ikisinde vitiligo hastalığı görülmektedir. Deride tebeşir gibi b Vitiligo Hastalığı: Ciltte renk kayıplarına sebep olan beyaz yama gibi görünün lekelere vitiligo hastalığı denir. Dünyada nerdeyse her yüz kişiden ikisinde vitiligo hastalığı görülmektedir. Deride tebeşir gibi beyaz renkte keskin sınırlara sahip oval veya yuvarlak yama tarzında lekeler şeklinde görülen bir hastalık türüdür. Avuç ayası kadar veya daha da büyük olabileceği gibi nokta kadar küçücük de olabilmektedir. Çoğunlukla da simetrik bir görünüme sahiptir. Vitiligo hastalığı vücudun hemen hemen bütün bölgelerini etkileyebilir. Ama en çok vitiligo hastalığının görüldüğü bölgeler ise eller, kollar, yüz, bacaklar ve genital bölgeleri etkiler.

Her yaşta görülen vitiligo hastalığının yarısı hastaların 20 yaşından daha önce görülen bir hastalıktır. Vitiligo hastalığı gençleri ve çocukları psikolojik yönden çok etkilemektedir. Erken teşhis ve başarılı bir tedavi vitiligo hastalığı oldukça önemlidir. Vitiligo hastalığında çilt rengini meydana getiren hücrelerin kaybolması ve çilt renginin beyazlaması ve lekeler şeklinde görülmesidir. Vitiligo hastalığına neden olan farklı pek çok etken ve sebep üzerinde durulmaktadır. Ama kesin sebebi bilinmemektir. Yine vücudun bağışıklık sisteminin deri rengini oluşturan hücreleri veya bu hücrelerinin kendi kendini yıkmasının sebep olduğu düşünülmektedir. Bazı mantar hastalıkları ve ben türleri, cildin renginin açılmasına sebep olduğundan vitiligo hastalığıyla karıştırılabilir. Vitiligo koyu tenli kişilerde çok daha belirgin bir şekilde fark edilmektedir. Ama vitiligo hastalığı tedavisi edilen bir hastalıktır.

Vitiligo Hastalığının Sebepleri

Ateşli hastalıklar başta olmak üzere stres, sıkıntı, güneş yanığı ve güneş çarpması pek çok sebepler cilt travmaları vitiligo hastalığının daha da şiddetlenmesine ve yeni vitiligo lekelerinin meydan gelmesine sebep olabilmektedir. Vitiligo hastalarının en önemli şikâyetleri çoğunlukla estetik kayıplar ve kişileri rahatsız edici olan görünümdür. Vitiligo hastalığında sık rastlanan cildin aşırı derecede kaşınması ve yanma belirtileri bulunmaktadır.

Vitiligo Hastalığının Tanısını uzman olan her doktor rahatlıkla deri hastalıklarını gördüğünde hemen tanır ve teşhis koyabilir. Ten rengi fazla beyaz olan kişilerde vitiligo hastalığı tam fark edilmediği zaman Wood lambası denilen aletle muayene edilebilir.

Vitiligo Hastalığının Teşhisi

Vitiligo hastalığının teşhisi konduktan sonra tedavi süreci vakit geçirmeden hemen başlanmalıdır. Vitiligo hastalığı tedavisi doktorun hastaları yönlendirmesiyle ve tavsiyeleriyle tedavinin daha çabuk ve daha etkili olur. Farklı ve alternatif tedavi yöntemleri bulunan vitiligo hastalığın da en etkili yöntemlerden biri olan vitibiti ismi verilen krem  kremler etkili olacaktır.

]]>
Kanatlı Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/kanatli-hastaliklari.html Thu, 24 May 2018 17:29:49 +0000 Kanatlı Hastalıkları, kanatlı hayvan yetiştiricilerin korkulu rüyasıdır. Civcivlerin, piliçlerin, tavukların sahipleri bakımı ve beslenmelerinin yanı sıra çeşitli hastalıklarla da mücadele etmektedirler. Bu h
Kanatlı Hastalıkları, kanatlı hayvan yetiştiricilerin korkulu rüyasıdır. Civcivlerin, piliçlerin, tavukların sahipleri bakımı ve beslenmelerinin yanı sıra çeşitli hastalıklarla da mücadele etmektedirler. Bu hastalıkların ölümcül olan ve olmayanları mevcuttur. Hangi çeşit olursa olsun ne yazık ki tüm hastalıklar hayvanlardaki verimi düşürür. Yetiştiriciler gereken tedbiri alır ve yeteri kadar bilgili olurlarsa bu hastalıklardan korunabilirler. Hastalık olduktan sonra yapılacak olan işlemler çok azdır ve zorlu bir süreçtir. Bu yüzden hastalıklar gelmeden önce önlem almak daha kolay ve ucuzdur. 

Mikroorganizmalardan Gelen Hastalıklar

Mikroorganizmaların sebep olduğu bulaşıcı hastalıklardır. Bu hastalıklar kendilerine uygun ortamı bulduklarında çok rahat yayılarak sangın hastalık haline gelirler ve büyük ekonomik kayıplara yol açarlar. Bu hastalıklar üç farklı başlıkta incelenebilir.

Bakteriyel Hastalıklar
  • Kanatlı Tifosu
  • Kronik Solunum Sistemi Hastalığı
  • Nf. Synovitis
  • Kolibasillozis
Viral Hastalıklar
  • Newcastle
  • Marek
  • Gumboro
  • Enfeksiyöz Bronşitis
  • Egg Drop Sendromu
  • Çiçek
Mantar Hastalıklar
  • Parazit Hastalıklar
  • Koksidiyoz
  • Tavuk Askariyazisi
  • Histomoniasis
  • Dış Parazitler
Hayvanları bu bulaşıcı hastalıklardan korumada aşılama, ilaçlama, dezenfeksiyon, sağlık koşullarının düzeltilmesi ve koruyucu önlemlerin alınması, uygulanması ve devam ettirilmesi gerekir.

Mikroorganizmalardan Gelmeyen, Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar

Bu hastalıkları üç farklı grupta inceleyebiliriz:
  • Beslenme Hastalıkları
  • Zehirlenmeler
  • Kalıtsal Hastalıklar 
Bulaşıcı olmayan bu hastalıklar, mikroplardan ileri gelmediğinden dolayı bir hayvandan diğerine bulaşmaz. Ancak bazı şartlar altında bulaşıcı hastalıklar kadar hasara neden olabilirler. Bu hastalıklar hayvanların yemlerinde olması gereken protein, aminoasit, mineral madde ve vitaminlerin yeterli derecede olmamasından veya yokluğundan kaynaklanmaktadır. Kimyasal maddelerin veya bitkisel zehirlerin yemlerle birlikte belli bir miktardan fazla alınması sonucu meydana gelir. Ve bazı bozukluklar hayvanlar arasında nesilden nesile aktarılır, bazı hastalıklar ise civcivin yumurta döneminde kuluçka hatalarından dolayı ortaya çıkar.
]]>
Uyku Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/uyku-hastaligi.html Fri, 25 May 2018 00:25:34 +0000 Uyku hastalığı, halk arasında bir deyim olarak kullanılsa da aslında bu ciddi bir hastalıktır. Uyku hastalığı genellikle geliri düşük kesimler de aynı zamanda sömürge altında bulunan ülkelerde sıkça yaşanmaktadır. Bu ü Uyku hastalığı, halk arasında bir deyim olarak kullanılsa da aslında bu ciddi bir hastalıktır. Uyku hastalığı genellikle geliri düşük kesimler de aynı zamanda sömürge altında bulunan ülkelerde sıkça yaşanmaktadır. Bu ülkelerin arasında en çok bilineni Afrikadır. Afrika da buna sebebiyet verecek olan sivrisinek türü vardır. Bu sinek türü uyku hastalığına sebep olabilir. Uyku hastalığına sebep olan bu sivrisinek enjekte ettiği bir virüsle kişiye bunu iletir. Bu virüste zamanla kişide uyku hastalığının belirtileri oluşmaya başlar. Uyku hastalığının en önemli belirtileri kişide hissedilir bir şekilde yaşanmasına neden olarak kişiye bu hastalığın vücutta olduğu sinyalleri gönderilir. Uyku hastalığını kişi ciddiye almaz ya da tedavi sürecinde geç kalırsa kişi buna bağlı olarak bazı hastalıklarda geçirebilir. Kan yoluyla bulaşan uyku hastalığında taşımacı olarak sivrisinek türünden olan bir asalak gerçekleştirmektedir. Görüntüsü itibari ile diğer sineklerden bir farkı yok gibi görünse de bu ufacık sinek Afrika'da her yıl binlerce insanın ölümüne sebep olabilmektedir. Ufak olmalarından dolayı uyku hastalığa sebep olan virüsü vücuda enjekte ederken kişi bunu çokta fazla hissedemez ve genelde ağrısız bir şekilde insan kanını emerler.  Uyku hastalığına ait olan bu sinek genellikle sıcak ve nemli ortamlarda üreyerek hızlı bir şekilde çoğalırlar

Uyku Hastalığı Belirtileri

Uyku hastalığına neden olan virüsler genelde ilk olarak sinek ısırığı görüntüsü oluştururlar buda onların bir nevi kamufle olabilme yeteneğidir. Daha sonra burada oluşan ısırık günden güne iyileşmesi gerekirken günden güne daha fazla alana yayılır. Ve bununla beraber yara daha fazla şişerek ödem oluşmasına neden olur. Ardından buraya ufak bir temas bile zaman zaman kişinin hassaslığına bağlı olarak değişken bir şekilde artar. Uyku hastalığına sebep olan virüsler kişinin bağışıklık sisteminin de düşük olmasından yararlanarak hızlı bir şekilde vücutta yayılmaya başlar. Daha sonra kişinin atak geçirmesine neden olur.

Genellik önce kişinin hızlı bir şekilde nabzının artması ile başlar. Buna bağlı olarak da kişinin ateşi sürekli olarak çıkar ve bunun ardından da kişi de terlemeler, titremeler meydana gelir. Daha sonra vücudun neredeyse tamamında kaşınmalar meydana gelir. Kişinin bağışıklık sisteminin düşmesinden dolayı kişi kendini sürekli olarak yorgun hisseder ve neredeyse gün boyu uyku modunda dolaşır. Kişinin hızlı bir şekilde kilo verdiği görülür. Bağışıklık sisteminin düşük olmasından kaynaklı olarak uyku hastalığına yakalanan bir çok kişi diğer hastalıklarla da mücadele etmek zorunda kalabilir  

Uyku Hastalığı Tedavisi 

Uyku hastalığı tedavisi artık tıbbın ilerlemesi ile mümkündür. Uyku hastalığı tedavisinde kişinin teşhisi konulduktan sonra ardından bir ay kadar kişi dinlenecek moda bırakılır hareket etmemesi ve enerji kaybetmemesi sağlanır. Daha sonrasında ise kişi düzenli beslenme ve aldığı ilaçlar ve iğneler sayesinde direncini toplar ve uyku hastalığını bu şekilde atlatabilir. 
]]>
Dolaşım Sistemi Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/dolasim-sistemi-hastaliklari.html Fri, 25 May 2018 10:38:48 +0000 Dolaşım sistemi hastalıkları, dolaşım sistemi denildiği zaman insan vücudunda yer alan kalp, kılcal damarlar, kan, atardamarlar ve toplardamarlardan oluşan yapı aklımıza gelir. Hücreler için gerekli olan oksijen ve Dolaşım sistemi hastalıkları, dolaşım sistemi denildiği zaman insan vücudunda yer alan kalp, kılcal damarlar, kan, atardamarlar ve toplardamarlardan oluşan yapı aklımıza gelir. Hücreler için gerekli olan oksijen ve besinlerin gerekli hücrelere taşınması ve hücrelerde bulunan zararlı atık maddelerin boşaltım sistemine ulaştırılarak vücuttan atılmasına yardımcı olan bir sistemdir. Bu sistemin görevlerini yerine getirmesi ve insan sağlığını koruyup işlevlerini yerine getirmesi için dolaşım sisteminde yer alan organların görevlerini iyi yapıyor olması gerekir. Aksi halde bu organlardan birinde sıkıntı yaşanır ise bu tüm dolaşım sistemini etkiler ve hastalık oluşumuna sebep olur.  Şimdi dolaşım sisteminde meydana gelen hastalıkları inceleyelim. 

Dolaşım sistemi hastalıkları, dolaşım sistemi hastalıkları genel olarak kişinin yaşam tarzı beslenme koşulları maddi yeterliliklere bağlı olan sağlık kontrolleri gibi birçok şekilde ortaya çıkar.  Yaşam tarzı kişinin hastalıklara karşı tutum davranış ve hastalıklara yakalanma oranını değiştirir. 

Bilinen dolaşım sistemi hastalıkları;

Kalp krizi : Kalbe bağlı damarların tıkanmasıyla ortaya çıkan dolaşım sistemi hastalıklarından biridir. Oldukça sık karşılaşılan bir dolaşım sistemi hastalığıdır.  Yaşlı insanlarda çok sık görülse de gençlerde de görülme sıklığı artmaktadır. 

Kalp yetmezliği : Kanın vücut için gerekli olan  kanı pompalayamamasından kaynaklanan  bir dolaşım sistemi hastalığıdır.  

Damar tıkanıklığı : Damarların içten daralması ile meydana gelen bir hastalık türüdür.  Farklı tedavi yöntemleri kullanılarak bu damarlar açılabilir.  

Varis : Bacaklardaki toplardamarların genişlemesi ile bilinen bir hastalıktır.  Bu damarların genişlemesi hoş olmayan bir görüntü ortaya çıkarır.  

Damar sertliği : Atardamarın üzerinde fazla tuz ve yağ tüketiminin de sebep olması ile beraber Atardamarın üzerinin yağ ve tuz tabakasıyla kaplanıp işlevinin yapamayacak hale gelmesidir. 

Aritmi : Kalp ritimlerinde oluşan düzensizliğe bağlı olarak oluşan bir dolaşım sistemi hastalığıdır. 

Yüksek tansiyon : Kan basıncının gereğinden daha  yüksek olmasıdır.

Kalp romatizması : Kalp kapakçıklarında oluşan kireçlenme etkisi ile kalbin daralıp, sertleşip ve büzülmesidir. Bu şekilde işlevini yerine getirmekte zorlanma yaşanabilir.  

Lösemi (kan kanseri) : Kandaki alyuvarların kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıdır.

Anemi(Kansızlık) : Kandaki alyuvarların gereğinden çok azalması ile ortaya çıkan bir dolaşım sistemi hastalığıdır.

AIDS : HIV virüsüyle bulaşıp kan yoluyla tüm vücuda yayılır.

Hemoroit :  Anüs bölgesinde bulunan toplardamar da meydana gelen genişlemedir. 

Tetanoz, kuduz ve sıtma : çevreden alınan bir mikrobun kana karışarak sebep olduğu hastalıktır.bn

]]>
Talasemi Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/talasemi-hastaligi.html Fri, 25 May 2018 10:44:35 +0000 Talasemi hastalığı: Talasemi hastalığı tıpta kansızlık olarak tanımlanır. Genel olarak bir yaşından önce solukluk, gelişme geriliği ve hepatomegali( dalak büyümesi) ile kendini gösterir. Eğer tedavi edilmez ise Talasemi hastalığı: Talasemi hastalığı tıpta kansızlık olarak tanımlanır. Genel olarak bir yaşından önce solukluk, gelişme geriliği ve hepatomegali( dalak büyümesi) ile kendini gösterir. Eğer tedavi edilmez ise kişide bazı problemlere neden olabilir. Özellikle yüz ve çene de zayıflama, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, pankreas ve karaciğerde bozukluklara neden olmaktadır. Talasemi hastalığının nedeni kansızlıktır. Halk arasında vücutta kan oranının az olması olarak bilinen kansızlık aslında yanlış bilinmektedir. Çünkü kansızlık kanda bulunan alyuvar oranının az olmasıdır. Bu duruma anemi yani kansızlık denir. Alyuvarların yapısında bulunan hemoglobin yapısında bozukluk olmasıdır. Talasemi hastalığı eğer tedavi edilmez ise kişide bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Özellikle kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, karaciğerde bazı sorunlara ya da kişide enfeksiyon oluşumuna neden olabilir. Kullanılan ilaçlar kişide yan etkiye neden olursa bu durumda kanda fazla miktarda demir birikimi olur. Ve bu durum kalp ve karaciğerde bazı sorunlara neden olmaktadır. Artık anemiye karşı demir ve demir bağlayıcı ilaçlar kullanılmaktadır. Bu durum vücutta demir birikmesini önlemektedir.

Talasemi hastalığı genetik bir hastalıktır. Anne veya baba da var ise bu hastalık çocuğa da geçebilir. Talasemi hastalığı hemoglobin hücrelerinin DNA yapısının değişmesi ve bozulması sonucunda meydana gelir. Hemoglobin yapısında meydana gelen bozulma nedeni ile talasemi hastalıklarında normal yapılı hemoglobin üretimi bozulur. Ve bu duruma anemi ya da kansızlık denir.

Talasemi hastalığının belirtileri: 

Talasemi hastalığı vücutta farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Özellikle kişilerde yorgunluk, halsizlik, mutsuzluk, sürekli uyku hali, güçsüzlük, soluk renksiz bir cilt, kemiklerde şekil bozukluğu, kemik gelişiminin uzun sürmesi, kısa boy, hemoglobinden dolayı idrar renginin koyulaşması ya da karında şişlik ve ağrıyla kendini belli eden bir hastalıktır.

Talasemi hastalığının tedavisi: 

Talasemi hastalığı tedavisi mümkün olan ve korkulacak bir hastalık değildir. Hastalığı tedavisinde kişi ilaç kullanmak zorunda değildir. Fakat aneminin ciddiyetine göre tedavi uygulanır. Doktorun vermiş olduğu tedavi ve ilaçları düzenli olarak kullanınız. Ve her hastalıkta olduğu gibi Talasemi hastalığı olanlar da hastalığı ile barışık olmalıdır. İnsanlar kendilerinde bulunan hastalık ile barışık olmalı, yaşamayı öğrenmelidir.
]]>
Nadir Hastalıklar https://www.hastaligi.gen.tr/nadir-hastaliklar.html Fri, 25 May 2018 22:03:23 +0000 Nadir hastalıklar, bu hastalıklar toplumda nadir görülseler de, çeşit olarak oldukça fazladır. Araştırmalar bu hastalıkların yaklaşık 7000 üzerinde türü olduğunu ortaya koymuştur. Hastalıkların pek çoğu genetik geçişli Nadir hastalıklar, bu hastalıklar toplumda nadir görülseler de, çeşit olarak oldukça fazladır. Araştırmalar bu hastalıkların yaklaşık 7000 üzerinde türü olduğunu ortaya koymuştur. Hastalıkların pek çoğu genetik geçişlidir. Hastalarda fiziksel ve zihinsel sorunlarla kendini gösteren bu nadir görülen hastalıkların tedavisi de güçtür. Bu hastalıklar arasından en bilinenleri sizlerle paylaşalım.

Nadir hastalıklar nelerdir
  • Abetalipoproteinemi: Yağda eriyen vitaminlerin emiliminin bozulması ile kolesterol ve yağ emiliminin bozulmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır.
  • Adrenolökodistrofi: Nadir hastalıklar arasında X genine bağlı olan hücrenin peroksizom zarında olan adrenolökodistrofi eksikliğinden kaynaklanan bu hastalık kişilerde farklı doku bozukluklarına neden olur.
  • Aicardi sendromu: Beyinden kaynaklanan nöbetlerle gelen genetik geçişli doğumsal hastalıktır.
  • Akut Pulmoner Histoplazmozis: Histoplasma captusulum denilen mantarın sporlarının nefes yoluyla alınmasıyla oluşan bir hastalıktır. Nadir hastalıklar arasında bulunan bu rahatsızlık dünya üzerinde belirli bölgelerde yaygın görülür.
  • Amyokrofik lateral skreloz: Omurilik ve beyin sapında yer alan motor sinir hücrelerinin kaybı yüzünden oluşan bir hastalıktır. Aynı zamanda motor nöron hastalığı olarak ta bilinir.
  • Angelman Sendromu: Bu hastalığın anneden geçen kromozom 15 te bulunan bir bozukluktan kaynaklandığı düşünülür. Hastalığın belirtileri zeka geriliği, konuşma bozukluğu şeklinde görülür.
  • Behçet Hastalığı: Göz, deri altı ve beyinde bulunan kan damarlarının iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bağışıklık sistemi hastalığıdır.
  • Clawhand: Eklemlerde kasılma ve gevşemeyle karakterize olan nadir hastalıklar sınıfındandır. Elin pençe şeklini almasıyla açığa çıkar.
  • Donohue Sendromu: Çıkıntılı kafa, düşük seviyeli kulak, kalın dudaklar gibi semptomlarla ortaya çıkan şiddetli genetik hastalıklar grubundadır. Nadir görülen hastalıklardan biridir.
  • Et Yiyen Böcek Hastalığı: Bu hastalık nadir hastalıklar arasında yer alır. Bu hastalığa yakalananların çoğunluğu hayatını kaybetmektedir. Hastaların yaşaması için erken zamanda müdahale edilmelidir. Kırmızı cilt döküntüleriyle, ateş gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır.
  • Gondenhar Sendromu: Omurilikte ortaya çıkan deformiteler ile karakterize olan bir hastalıktır. Bu etkiler hastanın gözlerini, kulakları ve yüzünü etkiler. Kulaklar bazen küçük kalır, bazen de hiç oluşmayabilir
  • Hipertrikoz: Vücudun her yerinde kılların aşırı derecede anormal şekilde uzamasıyla ortaya çıkan nadir hastalıklar sınıfındandır.
  • Hunter Sendromu: Bu hastalığa sahip insanların farklı yüz özellikleri vardır ve büyük baş özelliğine sahip olabilirler.
  • Kasabach-Meritt Sendromu: Vasküler tümör sendromunda azalmış trombosit ve kanama problemleri ile birlikte hemanjiom bulunur.
  • Katı Kişi Sendromu: Nörolojik bir hastalıktır. Bozulmuş hareketler, kronik ağrı ve lomber hiperlordoz bu hastalığın belirtileridir.
  • Kaçış Sendromu:Şoklarla kendini gösteren bir hastalıktır. Kanın koyulaşması, vücutta ödem oluşması belirtileri ile kendini gösterir.
  • Kedi Miyavlaması Sendromu: 5.kromozomun bir parçasının kaybı nedeniyle oluşan bir bozukluktur. Belirtileri arasında aşırı salya, kabızlık, saldırganlık, yutma ve emmede yaşanan problemler, yüksek ve dar damak yapısının bulunması vardır.
  • Kuru Hastalık: Gülme hastalığı olarak da bilinen nadir görülen nörolojik bir hastalıktır.
  • Morquio sendromu: Genetik nedenli olan nadir hastalıklar sınıfından morquio sendromu hastalarda cücelikle sonuçlanabilen ciddi bir rahatsızlıktır.
  • Progeria: Erken yaşlanma hastalığı olarak bilinen bu nadir hastalık toplumda sekiz milyonda bir kişide ortaya çıkmaktadır. Hastaların bir yıl içinde on yıl kadar yaşlanmasına yol açar. Genetik olmasına rağmen]]> Çölyak Hastalığı Testi https://www.hastaligi.gen.tr/colyak-hastaligi-testi.html Sat, 26 May 2018 21:51:00 +0000 Çölyak hastalığı testi, çölyak hastalığının teşhisini koymaya yardımcı olur. Bu hastalığın bulguları arasında olan karın ağrısı, kansızlık gibi belirtiler olan hastalarda bu testin yapılması istenebilir. Akrabalarda Çölyak hastalığı testi, çölyak hastalığının teşhisini koymaya yardımcı olur. Bu hastalığın bulguları arasında olan karın ağrısı, kansızlık gibi belirtiler olan hastalarda bu testin yapılması istenebilir. Akrabalarda çölyak hatalığının olması ve hastalarda herhangi bir belirti vermediğinde, hastalığın tarama amaçlı araştırmalarında test yapılması istenebilir. Çölyak hastalığının teşhisinde kullanılan  bu testin dışında başka yardımcı testlerde yapılması gerekebilir. Bu testler arasında; kam kan sayımı, E, D, B12 vitamin eksikliklerini ölçme testi, kapsamlı  metabolik panel ve hastalardaki besin emilim bozukluğunun değerlendirilmesi için dışkıda yağ tayini yapılabilir. Çölyak hastalarında laktoz tahammülsüzlüğü de olabileceği için, çölyak hastalığı testi ile beraber alerji ve tahammülsüzlük testleri de yapılabilir. Çölyak hastalığı teşhisi yapılan hastalarda glutenden fakir diyetin uyumunu takip etme ve tedaviyi değerlendirmek içinde AGA, EMA, anti tTG testleri istenebilir. Bu hastaların gluten tüketmemesi durumunda antikor düzeyinde düşme olması gerekir.

    Çölyak hastalığı testi ne zaman yapılır

    Çölyak hastalığı olduğunda, beslenme bozukluğu, besin emilim bozukluğuna dair bazı belirtiler olduğunda çölyak hastalığı testi yapılması istenir. Hastalarda kısırlık, anemi, nöbet, kemik erimesi gibi belirtilerde olursa gluten incelemesi yapılmalıdır. Bir süre glutensiz diyet yapan hastalarda antikor testleri yapılabilir. Bu şekilde antikor düzeyindeki düşme, yapılan diyetle belirtilerin ortadan kalkması, bağırsak katmanında düzelme olduğu belirlenebilir. Yakınmalar geçmediğinde, hastanın diyete olan uyumunu ölçme, diyet sırasındaki gizli gluten kaynaklarının, geçmeyen belirtilerin sebepleri hakkında araştırma yapmak için çölyak hastalığı testi yapılması tavsiye edilebilir.

    Çölyak hastalığı testi sonucu

    Sonucu pozitif çıkan ya da belirsiz olan çölyak hastalığı testi sonrasında hastaya bağırsak biyopsisi yapılır. Bu şekilde hastalığın kesin tanısı konur. Çölyak teşhisi yapılan hastaların diyetinde gluten çıkarıldığı takdirde, otoantikor seviyeleri düşmelidir. Bu düşme olmaz, yakınmalar devam ederse, diyet içeriğinde beklenmeyen besinlerde gluten olabilir. Bunun araştırılması gerekir. Bazen de hasta değişimlere yanıt vermeyen nadiren görülen çölyak hastalığının etkisinde yakabilir. Bunun izlenmesi için çölyak hastalığı testi yapılırsa, çıkan yüksek otoantikor seviyeleri diyette glutensiz koşuluna uyulmadığını gösterir.

    Yapılan testin öncesinde hastanın fazla miktarda gluten alması durumunda çölyak hastalığı testi sonucu negatif olabilir. Bu sorunca rağmen doktorun şüphesi olursa, hastaya gluten yüklemesi yapılarak, belirtilerin tekrar olup olmadığı bir süre izlenebilir. Ayrıca bağırsaklardaki villus atrofisi yani çıkıntıların kontrolü içinde çölyak hastalığı testi yeniden yapılabilir ya da bağırsak biyopsisi yapılabilir.

    Çölyak hastalığı toplumda sıkça olsa da, hastaların pek çoğu bunun farkına varmaz. Çünkü belirtiler her hastada değişken olabilir. Yapılan biyopside bağırsakta hasar tespiti yapılsa da, hasar görülmese de çölyak hastalığı bulunabilir. Bu yüzden çölyak hastalığı tanısı uzun zaman yapılamayabilir. Bu nedenlerle çölyak hastalığı testi tanıda önemli bir yardımcıdır. Bu nedenle hastalarda karın ağrısı gibi belirtiler sıkça görülüyorsa, bazı besinler tüketildikten sonra sindirim sorunları yaşanıyorsa bu testin yapılması faydalı olabilir.
    ]]>
    Kas Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/kas-hastaliklari.html Sun, 27 May 2018 02:14:38 +0000 Kas hastalıkları, vücudun hareket yeteneğini sağlayan ve hayati önem taşıyan kasların, sindirim organlarının çalışmasından damarlara kan pompalanmasına kadar önemli görevleri vardır. Kaslarda yaralanma, zorlanma Kas hastalıkları, vücudun hareket yeteneğini sağlayan ve hayati önem taşıyan kasların, sindirim organlarının çalışmasından damarlara kan pompalanmasına kadar önemli görevleri vardır. Kaslarda yaralanma, zorlanma gibi nedenlere bağlı olarak kaslarda geçici problemler yaşanabilir. Bazı durumlarda ise belirli kaslar ya da vücudun tüm kas yapısını etkisi altına alan hayati boyutta hastalıklar yaşanabilir. Vücutta toplamda 650 kas bulunmaktadır ve bu kasların her birinin farklı görevleri vardır. Kaslar iç organ ve vücut sisteminin fonksiyonel olarak çalışmasının yanı sıra konuşma, yürüme, tutma, kavrama, yemek yeme gibi fonksiyonların da gerçekleşmesini sağlar. Vücutta hayati önem taşıyan en önemli kas vücuda kan pompalanmasını sağlayan kalp kasıdır. Bu ya da farklı kaslarda oluşan hastalıklar nedeniyle birçok soruna maruz kalınabilir. Ayrıca kaslarda oluşan problemlerin farklı hastaların oluşmasını tetikleyebilir.

    Kas hastalıkları nelerdir

    Serebral parsi: Motor fonksiyonu, duruş ve dengeyi olumsuz yönde etkileyen önemli kas hastalıklarından biridir. Genelde doğum eylemi anında beyin hasarına maruz kalan çocuklarda kas tonunun kaybedilmesi sonucu oluşum gösteren hastalık, görülebilecek en sık doğumsal bozukluktur.

    Müsküler distrofi: Kalıtsal kas hastalığıdır. Kas liflerinde meydana gelen hasar sebebiyle ortaya çıkar. Hareket kaybı, koordinasyon zayıflığı ve halsizlik en önemli belirtileri arasındadır. Müsküler distrofi genel bir hastalık adıdır. Bu hastalık altında birçok kas hastalığı bulunmaktadır. Hastalık her hastada hemen hemen aynı etkiyi gösterir. Günümüzde hastalık için tam anlamıyla iyileşme sağlayan bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır.

    Dermatomiyozit: Kas ve derinin kronik olarak iltihaplanması şeklinde tanımlanır. Kas ağrısı, mide ülseri, akciğer problemleri, ateş, yorgunluk hissi, kilo kaybı, cilt lekeleri, bağırsak delinmesi, cilt altında kalsiyum birikmesi belirtiler arasında yer alır. Hastalık ileri evrelere ulaştığında kas güçsüzlüğü görülür. Tam iyileşme sağlayan belirli bir tedavisi bulunmamaktadır. Yaşanan belirtiler ilaç tedavisiyle bastırılabilir.

    Kompartman sendromu: Kas, damar ve sinir sıkışması sonucu yaşanan kas hastalıkları arasında yer alır. Sinir, damar ve kas sıkışması oksijen azlığından kaynaklanır. Kaslarda gerginlik hissi, şiddetli aks ağrısı, parastezi hastalığın yaygın belirtileri arasındadır. Hastalık cerrahi uygulamayla tedavi edilebilir. Cerrahi sayesinde kas üzerinde oluşan baskı azalarak kas eski haline çevrilir.

    Fibrodysplasia ossificans progressiva: Çok sık karşılaşılmayan bir kas hastalığıdır. Kaslarda bulunan yumuşak dokunun sertleşmesi sebebiyle ortaya çıkar. Bu durum karşısında kişinin hareket yeteneğinde büyük oranda azalma görülür. Tam bir tedavisi bulunmamaktadır. Belirtileri hafifletmek ve hastayı rahatlatmak adına ağrı kesici ilaç tedavisi uygulanır.

    Fibromiyalji: Kronik seyirli bir hastalıktır. Genetik bozukluklar sebebiyle ortaya çıktığı bilinmektedir. Erkeklere nazaran kadınlar hastalıktan daha fazla etkilenir. Kas ağrısı, kaslarda sertlik, kas hassasiyeti ve yorgunluk yaşanacak belirtiler arasında yer alır.

    Rabdomiyoliz: İskeleti desteklemekle görevli olan kas sistemi yıkımına yol açan hastalıkta, kas lifleri idrara karışır. Bu durum böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Kas güçsüzlüğü, kas ağrısı, kaslarda sertlik yaygın belirtiler arasındadır.

    Miyofasyal ağrı sendromu: Kronik seyreden kas ağrısıdır. Kaslarda yanma ve ağrı hissi oluşur. Hasta yaşadığı ağrı nedeniyle uyku problemleri yaşar. Masaj ve fizik tedaviyle hastalık kontrol altına alınmaya çalışılır.

    Amiyotrofik lateral skleroz: Oldukça ciddi kas hastalıkları arasında yer alan hastalık tıpta Lou Gehrig hastalığı olarak tanımlanır. Kişi istemli kas hareketleri üzerinde kontrolünü kaybeder. Yutkunma güçlüğü, nefes zorluğu, konuşma b]]> Vertigo Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/vertigo-hastaligi.html Sun, 27 May 2018 14:21:03 +0000 Vertigo hastalığının: Önemli sebeplerinden biri vücudun denge sisteminin bozulmasıdır. Bu denge sistemi sayesinde de yanlış uyaranların olması ya da doğru uyaranların yanlış algılanması sonucu ortaya çıkar. Vücut organlar Vertigo hastalığının: Önemli sebeplerinden biri vücudun denge sisteminin bozulmasıdır. Bu denge sistemi sayesinde de yanlış uyaranların olması ya da doğru uyaranların yanlış algılanması sonucu ortaya çıkar. Vücut organlarının birbirleri ile olan uyumu bozulduğunda vücut denge sağlamada zorluk çeker. Çünkü vücudun dengesinin sağlanması için birçok organ yardım eder. Bu organların hangileri olduğunu soracak olursanız iç kulak, gözler, eklem, kaslar, omurilik ve beyin vücudun denge mekanizmasında etkili olan organlardır. Vertigo hastalığının oluşmasında etkili olan organlar az önce saymış olduğumuz organlardır. Küçük çocukların emeklemeye başladıkları zaman sürekli düşmeleri, ayakta durmakta zorluk çekmeleri henüz beyin de bulunan beyinciğin yeterince gelişmemesinden dolayı kaynaklanmaktadır. Vertigo hastalığının her insanda ortaya çıkışı farklılık gösterebilir. Ama genel olarak kendini gösteren belirtileri şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi,  uzanmak, yatmak, yattıktan sonra uyanmak, yukarı bakmak vertigoda görülen belirtiler arasında yer alır.


    Vertigo hastalığının nedenleri: 

    Vertigo vücutta bulunan birçok organda etkili olduğu için birçok nedeni de olabilir. Bu nedenler arasında iç kulağın neden olduğu menenjit, epilepsi, sinüzit, kafa travmalaarı; ayrıca iç kulakta iltihaplanma, iç kulakta sıvı fistülleri, aritmi, orta kulak iltihabı, beyin tümörü ve iç kulak tümörünü tutan sinirler vertigo hastalığına sebep olmaktadır. Bir de psikolojik etmenler vardır. Aşırı üzüntülü, kaygılı, stresli, kızgın ya da günlük hayatı çok sorunlu geçenlerde baş dönmesi ve baş ağrısına çok fazla rastlanılmaktadır. Bu yüzden eğer vertigo hastalığına yakalanmamak istiyorsanız stresten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın. Hayatınızı daha sakin ve mutlu yaşamaya çalışın
    .
    Vertigo hastalığının belirtileri: 

    Belirtiler kişiden kişiye hatta kadın ve erkeklerde bile farklılık gösterebilir. Vertigo hastalığının ateş, bulantı, kusma, baş dönmesi, baş ağrısı, ishal, terleme, yorgunluk hissi, görmede bozukluklara hatta vertigonun ileri safhalarında bilinç bulanıklıklarına bile neden olabilir.

    Vertigo hastalığının tedavisi: 

    Öncelikle yapılması gereken tedavi de hastalığa neden olan  etmenin ne olduğunu bulmak gerekir. Çünkü neden belirlenmesinde tedavi yapılmaz. Daha sonra ise vertigo hastalığına neden olan faktörün tedavisi yapılır. İlk olarak ilaç tedavisi uygulanır. Eğer hastalığa neden olan etmen ilaç tedavisi ile geçmiyor ise cerrahi müdahale yapılabilir. Bazen de baş ağrılarının nedeni anlaşılmayabilir. Uzun süreli istirahat, karanlık ortamda kalma baş ağrınıza iyi gelebilir. Şunu unutmamalısınız ki kendi doktorunuz kendiniz olmanız gerekir. Eğer gerçekten baş edemiyorsanız işte o zaman bir doktordan yardım alabilirsiniz. Şimdiden çok geçmiş olsun.
    ]]>
    Hormonal Hastalıklar https://www.hastaligi.gen.tr/hormonal-hastaliklar.html Mon, 28 May 2018 06:58:17 +0000 Hormonal Hastalıklar; Hormonlar, sistemleri ve tüm vücut fonksiyonlarında bütünlüğü ve kontrolü sağlar. Endokrin bezler tarafından salgılanan hormonlar hedef organların faaliyetlerini düzenler. Hormonların a Hormonal Hastalıklar; Hormonlar, sistemleri ve tüm vücut fonksiyonlarında bütünlüğü ve kontrolü sağlar. Endokrin bezler tarafından salgılanan hormonlar hedef organların faaliyetlerini düzenler. Hormonların az ya da çok salgılanmasına ilişkin belirti, bulgu ve patolojik durumların iyi değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması çok önemlidir. Endokrin ve ekzokrin bezlerde oluşan problemler sebebiyle ortaya çıkan hastalıklarada hormonal hastalıklar denir.

Hormonal Hastalıklar Nelerdir

Hipofiz arka lob hastalıkları: Hipofizin arka lobundan antidiüretik hormon ADH'nın böbreklerden su tutulmasını artırıcı etkisinin yanında, yüksek konsantrasyonlarda ki ADH'ın vücudun her yerindeki arteriyolleri daraltan ve böylece arteryel basıncı artıran çok kuvvetli etkisi vardır. Bu nedenle ADH'ın bir diğer "vazopressen"dir. İkinci hormon oksitosindir. ADH su dengesini düzenlemede yardımcı olur ve güçlü bir vazokonstriktördür. ADH yetersizliği yüksek volümlü seyreltilmiş idrar yapımına neden olur. 

Tiroid hastalıkları: Tiroid bezi T şeklinde boynun ön tarafında 5.c-1,T omurları arasında yerleşmiş kırmızı-kahve renkte bir organdır. Endokrin bezlerin en büyüğü olan tiroid bezinin ağırlığı ortalama 25-30 gr, boyu 5 cm ve eni 3 cm'dir. Kadınlarda biraz daha büyüktür. Tiroid bezinin iki lobu vardır ve bunları ortada istmus adı verilen bir oluşum birleştirir ve H görünümü verir. Tiroid lobları koni şeklindedir. Tiroid bezinden üç hormon salgılanır; tiroksin (T4), triiodotironin (T3) ve tiroid hormon kapsamında kalsitonindir. Ve bu hormonlarda oluşacak herhangi bir problem hormonal hastalıkların 
başında yer alan tiroid hastalıklarına sebep olur. 

Graves hastalığı: Hastanın plazmasında TSH'a benzer maddeler vardır ve bunlar TSH'ın bağlandığı membranı reseptörlerine bağlanan immünoglobulin antikorlardır. Bu antikorlara tiroid situmule edici immünoglobulin adı verilir. Bu antikorlar tiroid bezi üzerine, TSH'ın bir saatlik etki süresine karşın, 12 saat süren uyarıcı etki gösterir. TSİ'in yol açtığı yüksek tiroid hormonu salgısı da ön hipofizin TSH salgısını baskılar ve graves hastalığına neden olur.

Paratiroid hastalıkları: Paratiroid bezleri dört tane olup boynun arkasında tiroidin arka kısmına gömülmüş durumdadır. Bu küçük bezler kolaylıkla gözden kaçabildiği için tiroid ameliyatları sırasında kaza ile çıkarılmaktadır. Bu nedenle dikkatli yapılmayan cerrahi girişimler hipoparatiroidizmin en sık görülen nedenidir. Genetik faktörlerden dolayı da bu bezlerde oluşacak herhangi bir problem paratiroid hastalığına neden olur.

Addison hastalığı: Addison, adrenal korteksten adrenokortikal hormon üretiminin yeteri miktarda salgılanamamasından kaynaklanır. Addison hastalığının ilk belirtileri genellikle hastaların kaslarda, eklemlerde ağrı ve güç kaybı hissetmesidir. Bu şikayetlere ek olarak mide bulantısı, iştah kaybı, ateş, kusma gibi gastrointestinal belirtilerde gözlenebilir Hastalığa müdahale edilmesi şarttır, ileri evrelerde gelişebilecek komplikasyonlara bağlı olarak ölüm vakalarıda görülebilir. Tedavi aşamasında hastaya eksik hormonun takviyesi sağlanarak krizlerin önlenmesi sağlanır. Nadir karşılaşılan bir hormonal hastalıktır.
]]> Şeker Hastalığı Yaraları https://www.hastaligi.gen.tr/seker-hastaligi-yaralari.html Mon, 28 May 2018 11:53:33 +0000 Şeker Hastalığı Yaraları, dünyada ve ülkemizde son zamanlarda artış gösteren şeker hastalarının karşılaştığı başlıca problemlerden biridir. Bu hastalığın sonucu olarak ortaya çıkar şeker hastalığı
Şeker Hastalığı Yaraları, dünyada ve ülkemizde son zamanlarda artış gösteren şeker hastalarının karşılaştığı başlıca problemlerden biridir. Bu hastalığın sonucu olarak ortaya çıkar şeker hastalığı yaraları. Dünya genelinde yapılan araştırmalara göre, şeker hastalığına sahip kişiler genellikle ayakta meydana gelen yara ve enfeksiyonlar sebebiyle hastanelere yatmaktadır. Şeker hastalığından kaynaklanan yaraların nedenlerine göz attığımızda, en üst sıralarda damar tıkanıklığı sorununun olduğunu görürüz. Bu rahatsızlıklardan şikayet edenlerin karşılaştığı belirtiler genellikle ayaklarda, bacaklarda ve bazen de parmaklarda kendisini gösteren ağrısız ama enfeksiyon ortaya çıkmış yaralardır. Bu yaraların yaşattığı en büyük sorun ise, damar tıkanıklığı nedeni ile yaraların iyileşememesi ve bazı yaraların da gelişerek kangrene dönüşmesidir. Bu şekilde yaşanan sıkıntıların vardığı nokta ise bazen, bacak, ayak ya da parmakların kesilmesi gibi ciddi sorunlar olabiliyor.

Şeker hastalarında ortaya çıkabilecek olan kangren ve bu hastalığın sonucunda meydana gelen organ kaybı risk oranı, şeker hastası olmayanlara göre neredeyse 15 kat daha çok rastlanmaktadır. Her yıl yapılan araştırmalara göre, bu hastalığa sahip olanların %4'ünde şeker hastalığı yaraları baş göstermektedir. Üstelik bir şeker hastası damar tıkanıklığı sebebi ile herhangi bir şekilde organ kaybına maruz kalmışsa, bunun tekrar edilme riski %50 oranında daha fazladır. Bu nedenle bu şekilde enfekte olmuş yaralara sahip bir hasta için öncelikli tedavi organın kurtarılmasıdır.

Şeker Hastalığı Belirtileri

Şeker hastalığına bağlı olarak gelişen yaralar başlangıçta basit gibi görülebilir fakat önlem alınmadığı taktirde hastalık enfeksiyon kapıp ilerieyebilir. Bu sebepten ötürü meydana gelen yaralar genelde ağrı yaratmaz, lakin kan akışının yetersiz olması sebebiyle de kolay kolay kapanmazlar. Eğer yeterli ve uygun bir tedavi süreci geçirilmezse, hastalık gelişebilir ve hastanın yaşamında fazlasıyla engel teşkil edebilir, bunun yanında organ kaybedilmesi ve kangren riski de sürekli gündemde olabilir. Sürekli olarak morarma, pis kokan akıntı, şişkinlik, ayak ve parmaklarda yaralar da görülebilir.

Şeker Hastalığının Teşhisi ve Tedavisi İçin Ne Yapılmalı

Bu hastalıktan kaynaklanan yaralar çoğunlukla başka sorunların belirtileridir. Bu durum yarı yarıya oranında damar tıkanıklığı sebebiyle ortaya çıkar, bu şekilde damar tıkanıklığı meydana geldiğinde ise yetersiz kan akışı sebebiyle yara tedavi edilemeyecek hale gelebilir. Bu sebeple belirtiler fark edilir edilmez bir damar tıkanıklığı olup olmadığı tespit edilmeli ve gerekli tedavi uygulanmalıdır. Bilgisayarlı tomografik anjio, MR anjio ve klasik anjio ile tekiklerin yapılıp, ayak parmaktaki damarlara kadar incelenmesi gerekmektedir. Hastanelerdeki uygulamalarla her türlü tetkik yapılmalı, en ince ayrıntılara kadar kontrol edilmelidir.
]]> Endokrin Sistem Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/endokrin-sistem-hastaliklari.html Mon, 28 May 2018 14:16:42 +0000 Endokrin sistem hastalıkları; artık tek başın ayrı bir birim olarak incelenmekte ve kategorilere ayrılmaktadır. Endokrin sistemi insanların iç salgı hormon ve enzimlerde dahil bunların düzenini oluşturduğu bir sistemdir. E Endokrin sistem hastalıkları; artık tek başın ayrı bir birim olarak incelenmekte ve kategorilere ayrılmaktadır. Endokrin sistemi insanların iç salgı hormon ve enzimlerde dahil bunların düzenini oluşturduğu bir sistemdir. Enzimler ya da hormonlar olmazsa  nefes almamız bile imkansız olurdu. Bu yüzden endokrin sisteminin önemi burada bir kez daha ortaya çıkar. Endokrin sistemde yer alan bazı bezlerin ve hormon salgılayacak bezlerin hasara uğraması endokrin sistemi hastalıklarını oluşturmaktadır. Ancak artık yapılan araştırmalar oldukça detaylı olduğu için bu hastalıklar çok çeşitlidir diyebiliriz. Endokrin sistemi hastalıkları oldukça önemli olan ciddiye alınması gerekilen hastalıklardandır. Bu oldukça yeni bir kategori olduğu içinde her hastanede bu birim bulunmamakta ve her hastanede endokrin sistem hastalıkları incelenmemektedir

Endokrin Sistem Hastalıklarından Bazıları

Diyabet; Endokrin sistemi hastalıklarından en çok bilineni diyabet kanda bulunan şeker diğer normal insanlara göre oldukça fazla olmasından kaynaklanan bir hastalıktır. Şeker problemi ne yazık ki kronik bir hastalıktır. Bu nedenden dolayı kişi sadece kan şekerini kontrol altında tutabilir ancak salgılanan hormonların hassaslığı her zaman aynı kalacaktır

Tiroid; Tiroid bozukluğu oldukça sık rastlanılan bir aylık bebekte bile artık görülebilen endokrin sistemi hastalığıdır. Endokrin sistemi hastalıklarından olan tiroid oldukça önemli hormonların yeterli derecede salgılanmaması, bununla beraber aksi de olabilmesi durumunda ortaya çıkar. Tiroid bezlerinin herhangi bir bozukluğu endokrin sistemi hastalıklarından biri olduğunu işaret eder. Tedavisi mümkündür

Kısırlık; Çocuk sahibi olmak isteyen kişilerin bazı nedenlerden dolayı doğurganlık özelliğinin olmamasından kaynaklanan endokrin sistemi hastalıklarından biridir.  Bu hastalığın teşhisi kolay ve pratik bir şekilde artık teşhis edilebilir. Aynı zamanda kadınların adet düzensizlikleri de endokrin sistemi hastalıklarından biri olan kısırlık belirtileridir 

Obezite; Son zamanlar artık birçok kişi bu hastalıkla mücadele ediyor. Obezite her ne kadar fazla kilo almak olarak bilinse de fazla yemekten dolayı ortaya çıksa da aslında bu bir endokrin sistemi hastalıklarından biridir. Endokrin sisteminde oluşan bir problem sonucu artık sindirim sisteminde kullanılan hormonlar ve enzimler yeterli derece salgılanmamaktadır. Bu hormonların eksikliği sonucunda artık vücut sindirim işlemini tam anlamıyla yapamamakta ve endokrin sistemi hastalıklarından biri olan obezite hastalığı devreye girerek kişinin hızlı bir şekilde kilo almasına neden olmaktadır

Hipertansiyon; Hipertansiyon özellikle yaşlı diyebileceğimiz yaş grubunda yer alan bireylerde daha sık görülmektedir. Bu hastalık bir endokrin sistemi hastalıklarından biri olmakla beraber yüksek kan basıncı anlamına gelmektedir. Bu birçok hastalığı beraberinde getirebilir mutlaka dikkate alınması gerekilen bir hastalıktır.
]]>
Otoimmün Hastalıklar https://www.hastaligi.gen.tr/otoimmun-hastaliklar.html Tue, 29 May 2018 05:09:15 +0000 Otoimmün hastalıklar, İnsanlarda bağışıklık sisteminin düzgün çalışmamasından kaynaklanan hastalıklardır. Genellikle vücutta enfeksiyonların bağışıklık sistemini çökertmesine bağlı olarak ortaya çıkan bu hastalıkl Otoimmün hastalıklar, İnsanlarda bağışıklık sisteminin düzgün çalışmamasından kaynaklanan hastalıklardır. Genellikle vücutta enfeksiyonların bağışıklık sistemini çökertmesine bağlı olarak ortaya çıkan bu hastalıklar bazen çok ciddi bir şekilde problemlere neden olabilmektedir. Bağışıklık sistemindeki faydalı bakteriler, bazen ters etki ederek sağlıklı hücrelere karşı savaş açmaktadır. Bu durumda ise otoimmün hastalıklar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Bu hastalıklar aslında bağışıklık sisteminin hangi organ üzerinde etkiler çıkardığına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bu etkenin haricinde otoimmün hastalıklarının tam olarak nedeni bilinmemektedir. Birçok zaman genetik olarak da ortaya çıkabilen bu rahatsızlık için bazı tedaviler uygulandığında vücut için daha olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Fakat önemli olan erkenden teşhis ve tedavidir. Sonuç olarak bakıldığında günümüzde 80 den daha fazla otoimmin hastalık bulunmaktadır. Bunlardan bazıları çok sık karşılaşılan hastalıklardandır. Bu sık karşılaşılanlarını şu şekilde belirtebiliriz. 

Romatoid Artrit: En sık görülen otoimmün hastalıklardan biridir. Nedeni tam olarak bilinmeyen bu rahatsızlık, bağışıklık sistemi üzerindeki hücrelerin eklemlere olumsuz bir şekilde saldırması sonucunda ortaya çıkar ve eklem bölgesinde şişlik, ağrı, yanma ve buna benzer etkilere neden olur. 

Lupus hastalığı: Yine eklemlerde etkilerini gösteren bu hastalık, otoimmül antikorların kendi vücut dokularına saldırması ile ortaya çıkmaktadır. Kan hücreleri üzerinde, akciğerler üzerinde, böbrekler üzerinde ve sinirler üzerinde ciddi olumsuzluklara neden olur. 

İltihaplı bağırsak hastalığı: İnsanlarda bağışıklık sisteminin bağırsak duvarında bulunan yararlı bakterilere etki ederek tahriplere neden olması ile ortaya çıkar. Bu tahrip yerlerinde şiddetli iltihaplanmalar oluştuğu için bağırsak ülseri, karın ağrısı, yanma ve yüksek ateş gibi etkiler ortaya çıkar. 

Multipl Skleroz: Bu hastalık bilindiği gibi insanlarda sinirlerle alakalı olan bir hastalıktır. Hastalığın ortaya çıkmasına etken olan durum ise tabi ki bağışıklık sisteminin etkilerini sinir sistemlerinde göstermesi ile oluşmaktadır. Başta güçsüzlük, istemsiz kas kasılması durumları ve denge yitimine neden olmasıyla göstermektedir. 

Sedef hastalığı: Sedef hastalığı kan hücrelerinin ciltte birikmeye başlaması nedeniyle ortaya çıkarak ciddi olumsuzlukların görülmesinde etkili olmaktadır. Özellikle estetik olarak insanlarda bu otoimmül hastalıklar estetik sorunlara da neden olacaktır. Ciltte şiddetli kızarıklık, kaşıntı, kabarmalar ve pul pul görünüm oluşumu şeklinde belirtilere neden olur. Bazen yüksek ateş problemi de bu durumlara etken olur. 

Haşimato hastalığı: Bu hastalık ise yine bağışıklık sisteminin neden olduğu ve bu nedenle otoimmül hastalıklar arasında yer alan bir hastalıktır. Tiroid hormonlarında meydana geldiği için hormon salınımını olumsuz bir şekilde etkileyerek çok şiddetli sorunlara neden olmaktadır. Belirti olarak ise kabızlık, yoğunluk, depresyon ve istenmeyen aşırı kilolar olmak üzere daha birçok soruna neden olmaktadır. 

Damar iltihapları: Damar hastalıklarının birçoğu insanlarda kan nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu rahatsızlıklar otoimmün hastalıklar arasında yer almaktadır. İnsanlar arasında oldukça yaygın görülen bu hastalıkların birçoğu, bağışıklık sistemi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. 

Grave hastalığı: Yine tiroid bezleri üzerinde meydana gelen bu rahatsızlık, tiroid miktarının kontrolsüz olarak artmasına neden olarak ciddi belirtilere neden olur. Otoimmül hastalıklar arasında bu hastalığın da önemi büyüktür. Acil tedavi gerektireceği için hazırlıklı olunmalıdır.

]]>
Beyaz Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/beyaz-hastaligi.html Tue, 29 May 2018 08:49:07 +0000 Beyaz hastalığı, Çok nadir olarak görülen bir hastalıktır. Diğer adı ise vitiligodur. Beyaz hastalığı vücudumuzu sarmakta olan deri sayesinde üretilmekte olan pigment deriye vermiş olduğu renk hücreleri bulunur. buna da mela Beyaz hastalığı, Çok nadir olarak görülen bir hastalıktır. Diğer adı ise vitiligodur. Beyaz hastalığı vücudumuzu sarmakta olan deri sayesinde üretilmekte olan pigment deriye vermiş olduğu renk hücreleri bulunur. buna da melanosit adı verilir. Bir çok nedenden ötürü melanositler hasar görebilir ve pigment üretimi de buna bağlı olarak durabilir. Bu nedenle de pigment yetersizliğinden dolayı vücudu saran deride yama şeklinde beyaz lekeler oluşabilir. Bu lekeler oldukça belirgin ve beyaz renktedir. Bu çıkan lekelerin boyutları farklı olabilir bazı lekeler büyük bazı lekeler ise oldukça küçük olabilir. 

Beyaz hastalığı vücutta daha çok el, kol, yüz ve bacak bölgelerinde görülmektedir fakat bu bölgelerin yanında da genital bölgede de sık bir şekilde görülebilir. Beyaz hastalığı kalıtsal bir hastalık olabilir. Ailesinde beyaz hastalığı olan kişilerde bu hastalığın belirtilerini taşımak oldukça normal bir durumdur. Beyaz hastalığı koyu renkli olan ciltlerde daha belirgin bir şekilde görülür çünkü beyaz hastalığı deride beyazlığı oluşturan bir hastalıktır koyu renkte bu lekeler daha belirgin bir şekilde görünecektir. Beyaz hastalığının ortalama yaşı da vardır bu hastalık 20 yaşından önce çıkması olası bir durum olarak gözlemlenmiştir.

Beyaz Hastalığının Belirtileri 

Beyaz hastalığının belirtileri vücudumuzu saran derimizde meydana gelen beyaz lekelere denir. Beyaz hastalığı ilerleyen zamanlarda deride oluşan beyaz tüm vücudu sarabilir. Beyaz hastalığı kişiye göre farlılık göstermektedir. Yani deride oluşan bu beyaz lekeler kişiye göre ya küçük olur yada büyük olabilir. Esmer olan kişilerde bu hastalık daha da belli olmaktadır. Beyaz renkte deri tüyleri zamanla beyazlayabilir. Bazı durumlarda beyaz lekelerin olduğu yerlerde esmer lekelerde oluşabilir bunun nedeni ise bölgede aynı zamanda bir miktar kadar pigmentin olduğu belirtisidir. Beyaz hastalığının süreci durur yada tekrar devam edebilir. Eğer pigment kaybı devam ederse hastalık daha çok ilerler ve hasta eski rengine dönemeyebilir. Beyaz hastalığa yakalanan kişinin hastalığı durmaz.

Beyaz Hastalığının Tedavisi 

Beyaz hastalığının dikkat edilmesi gereken bazı durumlar vardır. Fakat bu durumlar doktor kontrolü ile gerçekleşmelidir. Doktor tedavisi beyaz hastalığında mümkün olabilir. Bu hastalık için doktor kontrolü altında ilaç kullanımı ve bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar ve kremler melanosit hücrelerin tekrar eski haline dönmesini sağlamak ve bu sayede de pigment üretimi sağlamaktır. Ancak günümüzde teknoloji oldukça gelişmiştir. Bunun sayesinde ise yani gelişen teknoloji sayesinde artık bazı hastalıkların ilaçları tarihe karışmaya az kalmıştır çünkü böyle beyaz hastalık gibi durumlara yakalanan kişilere ışık tedavisi önerilmektedir. Işık tedavisi oldukça pratik ve çözümü olan bir tedavidir. Işık tedavisi gören bir kişi beyaz hastalığını 10 seansta hastalığa cevap alabilir fakat kişiden kişiye de seans sayısı değişebilir. 
]]>
Tenisçi Dirseği Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/tenisci-dirsegi-hastaligi.html Tue, 29 May 2018 18:44:10 +0000 Tenisçi dirseği hastalığı, aslında adından da anlaşılabileceği gibi özellikle sporcularda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bu hastalık insanlarda kol üzerinde meydana gelerek etkilerini göstermektedir. Meydana gelen bu hasta Tenisçi dirseği hastalığı, aslında adından da anlaşılabileceği gibi özellikle sporcularda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bu hastalık insanlarda kol üzerinde meydana gelerek etkilerini göstermektedir. Meydana gelen bu hastalık, kol dirseğinde ortaya çıkar. Adını ise en çok tenis oynayanlarda görülmüş olduğu için buradan almıştır. Tenisçi dirseği hastalığından etkilenen insanlarda el bileklerinin ve parmakların hareketini sağlayan bazı adelelerin zarar görmesine bağlı olarak ciddi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Adeleler üzerinde meydana gelen durum zedelenme olduğu için gerekli olan tedaviler yapıldığında kalıcı hasarlar oluşmaz. Ancak gerekli olan müdahaleler yapılmadığı zaman başta eklem rahatsızlıkları olmak üzere birçok sorun ortaya çıkar. Sadece tenis oynayanlarda değil, günlük hayatında gerek iş nedeniyle gerekse yaşam tarzı nedeniyle dirseklerini çok kullanan insanlarda da bu hastalık ortaya çıkabilmektedir. Meydana gelen bu hastalığın iyileşmesi oldukça zor olacağı için tedavi için uzun bir süre gerekli olabilir. Tedaviler yapılmadıkça meydana gelen ağrılar daha da artarak kişinin yaşam kalitesini düşüreceği için gerekli olan tedaviler çok uzatılmadan yapılmalıdır.

Tenisçi dirseği hastalığı belirtileri

Ağrı: En büyük belirti tabi ki dirsek hareket ettirildikçe ortaya çıkan ağrılardır. Bazen kişi parmaklarını ya da el bileklerini hareket ettirdiğinde de bu ağrılardan ciddi bir derecede etkilenerek sorunlar yaşayabilmektedir. Basit bir rahatsızlık gibi görülse bile en klasik belirtisi olan ağrı sorunu meydana geldiği zaman çok şiddetli sorunlara neden olmaktadır. 

İştahsızlık: Meydana gelen şiddetli ağrının bir etkisi olan iştahsızlık durumları çok yaygın görülmektedir. Ağrıların şiddetinden dolayı vücuda salgılanan bazı hormonlar insanlarda iştahsızlık sorunlarına neden olarak etkilerini ortaya çıkarmaktadır. Bunun için ağrı kesici ilaçlar kullanılarak iyi beslenilmelidir.

Tenisçi dirseği hastalığı neden ortaya çıkar
  • Bu sorunun ortaya çıkmasına neden olan en önemli etken daha önceden de belirttiğimiz gibi tabi ki dirseklerin aşırı kullanımıdır. Aşırı kullanım sonrasında dirsek dokuları zarar göreceği için bu problem ortaya çıkacaktır. 
  • İncinme durumları da yine yapılan ani hareketlerle ortaya çıkarak tenisçi dirseği hastalığı sorununun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle eğer son zamanlarda herhangi bir incinme durumu söz konusu olmuşsa bu durum tenisçi dirseği hastalığına neden olarak gösterilebilir. 
  • Kadınlarda ev işlerinin yapılması sırasında bazı hareketler bu sorunun ortaya çıkmasına önemli rol oynarlar. Bunlardan biri yıkanan çamaşırların sıkılmasıdır. Çamaşır sıkma durumunda yine bazı dokular zarar görebileceği için tenisçi dirseği hastalığı meydana gelebilir. Erkeklerde ise bu durum vida sıkmak, zor işlerle uğraşmak vb. gibi durumlardan dolayı ortaya çıkabilmektedir. 
Tenisçi dirseği hastalığı tedavi:

Bu rahatsızlıkta bazen ameliyat gerekebilmektedir. Genellikle gerekli olan önlemlerin alınmaması bazı tedavi gereksinimlerine ihtiyaç doğurabilir. Bunun haricinde yapılacak en önemli tedavi dinlenmektir. Bol bol dinlenmek eklemlerdeki sorunların da hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlayacaktır. Bunun yanında ağrıların azaltılması amacıyla doktorların verdikleri ilaçlar da iyileşme döneminde rahat olmanızı sağlayacaktır. 
Tenisçi dirseği hastalığı olan insanlarda fizik tedavi uygulamaları yapılmaktadır. Bu uygulamalarla birlikte ön kol kasları güçlendirilir ve bu şekilde çok olumlu sonuçlara ulaşılabilir. Tedavi sırasında destekler kullanılabilir. Bazı aletlerle kol biraz daha rahat olacağı için hızlı bir iyileşme süreci başlayacaktır. 
]]>
Zeytin Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/zeytin-hastaliklari.html Wed, 30 May 2018 02:33:50 +0000 Zeytin hastalıkları, zeytin akdeniz iklimine sahip ağaç meyvesidir. Ağacın kıvrımlı yeşil yaprağı ve yumru gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça yaprağı gri renge döner ve gri yeşil yaprak kabuğu çatlamaya başlar. Ağacın Zeytin hastalıkları, zeytin akdeniz iklimine sahip ağaç meyvesidir. Ağacın kıvrımlı yeşil yaprağı ve yumru gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça yaprağı gri renge döner ve gri yeşil yaprak kabuğu çatlamaya başlar. Ağacın çiçeğinde çıkan zeytin yeşil olur ve olgunlaşır. Zeytin siyah renk olur. Zeytinin içinde sert kabuklu çekirdeği vardır. Zeytin içinde yağ oranı fazla olduğu için zeytin yağı yapılır. Zeytin ağacın estetik ve heybetli görüntüsü vardır. Hava şartları ve yalnış bakım şartı ağaçta hastalık oluşmasına neden olur. Zeytin ağacı uzun ömürlü ağaçtır. Ağaçta görülen hasar ve ağaç hastalığı ağacın ömrünü azaltır. 

Bilinen zeytin hastalıkları,

Amillario kök çürüklüğü: Zeytin ağacın kökünde çürüme oluşturur ve zamanla ağacın ölümüne neden olur. Ağaç dalı kurumaya başlar. Ağacın kökü enfeksiyona maruz kaldığı için kabuk bağlar. Beyaz fungal tabakası oluşur. Açık kahverengi rengine döner. 

Zeytin halkalı leke hastalığı: Yaprağın üst yüzeyinde siyah gri renk yuvarlak şekilde leke oluşur. Leke olan yerin rengi açılır ve etrafında normal yaprak renginde yuvarlak görüntü oluşur. Lekeli yaprak zeytinde hastalık oluşturur. Meyve tutumunu azaltır. Zeytin erken dökmeye başlar. 

Zeytin dal kanseri: Zeytin ağacının gövde ile dal kısımında değişik şekilde büyüklükte ur ve sigilli şekil oluşur. Zeytin toplama sırasında dolu yarası ve budama hatası nedeniyle çatlak görülür.  

Zeytin solgunluğu: Yaprak solmaya başlar ve açık kaverengiye döner. Yaprak geriye doğru kıvrılır. Dal mor renk görülür. Ağaçta kuruyan dal ve yaprak oluşur. Yaprak solmadan dökülmeye başlar. Toprağın sürüm şekli ve ağaç kökü yalnış sürülmesi hastalığı oluşturur. Sulamanın yapıldığı ağaçta hastalık oranı %21 olur. Sulama yapılmayan ağaçta hastalık oranı %9 olur. Hava sıcaklığı ve toprak şartı hastalığa etki eder. Hastalık ilkbahar ve yaz ayında daha çok görülür.

Antraknoz: Ağaçta çürük leke oluşturur. Ağaçta oluşan ölü doku az ve çok yaprak dökümüne neden olur. Zeytin üzerinde kuru şekilsiz leke görülür. Meyve ağırlık kaybına uğrar ve zeytin hafifler. Meyve kuruması oluşur. Zeytinin içindeki yağında asitlik artışı oluşur. Hastalanmış meyve sayısı artar. Hastalığın oluşmasında sıcaklık ve nem derecesi artar. 

Zeytinin vücuda faydaları

Zeytin faydalı bitki meyvesidir. Sürekli tüketilmektedir. Kahvaltıda sevilen gıda arasında yer alır. Zeytin yaprağı kayanıtılıp içilmesi yüksek tansiyonu düşürür. Kalp sağlığı için önemlidir. Kalp ritim bozukluğunu giderir. Damar ve kalp tıkanıklığını önler. Kalsiyum içeriklidir. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Kabızlığı önler. Kanser hücresinin yayılmasını önler. Yüksek kolesterolü düşürür. Çocukların kemik gelişimini sağlar. Karaciğer ve karın ağrısını keser. Kandaki şeker miktarını düşürür ve dengede tutar. Bağırsak solucanın düşmesini sağlar. Eczada ilaç yapımında kullanılır.
]]>
Still Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/still-hastaligi.html Wed, 30 May 2018 07:15:24 +0000 Still hastalığı, Ateş yükseklikleri, eklem şişlikleri ve vücutta döküntülerle birlikte görülen bir hastalık türüdür. Bu hastalığın sebebi bilinmemektedir. Yüksek ateş en fazla üç hafta en az da bir hafta  sürmektedir Still hastalığı, Ateş yükseklikleri, eklem şişlikleri ve vücutta döküntülerle birlikte görülen bir hastalık türüdür. Bu hastalığın sebebi bilinmemektedir. Yüksek ateş en fazla üç hafta en az da bir hafta  sürmektedir. Eklemlerde ortaya çıkan ağrı veya şişlik en fazla üç en az iki hafta sürebilir.Bu hastalık en belirgin bulgusu ateş yüksekliklerine eşlik eden genellikle gövde, bacaklar ve kollarda ortaya çıkan kaşıntısı olmayan pembe renkli döküntülerdir. Kanda bulunan beyaz renkli beyaz küre hücrelerin de artış ortaya çıkarak kırmızı renkli kırmızı kürelerde azalma sonucu anemi ortaya çıkar.  

Hastalığın farklı belirtileri de vardır. Bunlar lenf bezlerinde şişmeler,boğaz ağrısı,karaciğerde ve dalakta büyüklük, karaciğer testlerinde ise Yüksek gösterme gibi belirtilerdir. Romatoid faktör ile ANA gibi eklem ve romatizma testleri bu hastalıkta negatif görünür. Nedeni uzun süre araştırılmış olan ateş hastalarının çoğu  kısmınını nedeni Still hastalığıdır. Hastalık ilerledikçe genellikle hafif başlayan eklem ağrıları daha artar ve eklemin hareketini kısıtlanmasına  neden olmaktadır. Genellikle el bileğindeki eklemin tutulma ve eklemde kısıtlamaya yol açan eklemde daralmanın bu hastalığın  bir bulgusudur.  Ayak bilekleri, dizler, parmakların orta eklemleri, dirsekler ve diğer eklemlerdir. Hastalığın teşhisinde kullanılan en güvenilir test %70 kanda bulunan ferritin değerinin yüksek olmasıdır.

Still rahatsızlığının tedavisinde kullanılan virüslerin belirlenmesinde en gerçekçi etkendir.  İlaçlar yardımıyla ateş,deride  döküntü ve alerji  gibi hafif şiddetli süren hastalığı olan insanlarda öncelik olarak kullanılabilir. Fakat bu tedavinin işe yaradığı  hasta oranı çok ama çok düşük sayıdadır. Hastaların bir çoğunda yüksek dozlu kortizon tedavisi gerekmektedir. Kortizon tedavisi yardımıyla  tam olarak cevap alınamayan veya kortizon dozu azaltılmasıyla hastalarda metotreksat tedavisi olarak kullanılır. İltihabın oluşmasında en büyük rol  moleküller veya hücreleri  etkisiz bir hale getiren tedavilerde denmektedir.

]]>
Tifo Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/tifo-hastaligi.html Wed, 30 May 2018 16:26:18 +0000 Tifo Hastalığı, Mikrobik hastalıklar grubunda yer alan tifo hastalığı, genellikle yaz ve sonbahar mevsiminde salgın olarak görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalık salmonella typhi olarak adlandırılan bakterilerden kayn Tifo Hastalığı, Mikrobik hastalıklar grubunda yer alan tifo hastalığı, genellikle yaz ve sonbahar mevsiminde salgın olarak görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalık salmonella typhi olarak adlandırılan bakterilerden kaynaklanır. Bu virüs vücuda girdikten yaklaşık 1-2 hafta içerisinde belirtilerini göstermeye başlar ve tifo hastalığı tekrarlamayan bir defa geçirildikten sonra vücudun bağışıklık kazandığı bir hastalıktır.

Tifo hastalığı belirtileri

Hastalık şiddetine göre kişide hafif veya şiddetli bir takım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Çoğunlukla 4 hafta kadar süren tifo hastalığı kişide ilk olarak iştahsızlık, yorgunluk ve halsiz hissetme ile beraber baş ağrısı olarak kendini belli eder. Başlangıçta ateş çok yüksek değildir. Ancak hastalıktan yaklaşık 1 hafta sonra ateş oldukça yükselir. Bununla beraber karın ağrısı gelişir ve baş ağrısı da daha da artarak devamlı hale gelir. 

Tifo hastalığı yaşayan kişinin vücudu terlemediği için kurur. Hastalık 1 hafta geçtikten sonra oldukça şiddetlenir, ateş daha da artar ve kişide tansiyon düşmesi, bağırsak ve burun kanaması, kilo kaybı ve sırt ve karın etrafında kırmızı lekeler ortaya çıkar. Bu dönem hastalığın en şiddetli dönemidir ve bazı kişilerde dalak büyümesi de görülebilir. Bu dönemde kişi zekasını kullanamaz duruma gelebilir, bademcikleri iltihaplanır ve yüzünün rengi donuklaşır. Hastalığın son haftasında ise bu belirtiler zamanla azalır ve ateş düşer.

Tifo hastalığı nedenleri

Salmonella bakterisinin neden olduğu tifo hastalığı, kişinin tükettiği yiyeceklerin yeteri kadar temiz olmaması veya kirli içme suları neticesinde ortaya çıkar. Kişinin kullandığı ve tükettiği içme suyunun içerisine kanalizasyon suyunun karışması neticesinde tifo salgını gelişir. İçme suları ve tüketilen besinler ile vücuda giren bakteriler sindirim sisteminde üreyerek bağırsakta bulunan lenf bezlerinde ve İnce bağırsaktaki player plaklarına yerleşir ve üremeye devam eder. Bakteriler çoğalarak kana karışmakla beraber karaciğer ve dalakta da  çoğalmaya devam ederler. Çoğalan bakteriler yeniden kana karışır ve tifo hastalığının ortaya çıkmasına neden olur. Bununla beraber bu hastalığın nedenleri arasında ailevi faktörler ve kişinin kendi bünyesinden kaynaklanan bazı durumlar sayılabilir.

Tifo hastalığı tedavisi

Birtakım tehlikeli hastalıklara yol açabileceği için oldukça tehlikeli ve hatta hayati tehlikesi olan tifo hastalığı, dolaşım yetmezliği, mide kanaması ve damar iltihabı gibi hastalıklara da neden olabileceği için mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Tifo hastalığı, doktor reçete edeceği vücutta bulunan bakterilerin engellemesini sağlayan bir takım antibiyotik ilaçlar ve ağrı ve ateş gibi belirtilerin hafiflemesi için ağrı kesici ateş düşürücü ilaçlar ile tedavi edilebilir. Ateş düşürücü ilaçlar ile ateş 3 gün sonra normale döner. Yetişkinlerde genellikle amoksisilin ve ampisilin antibiyotikleri kullanılır. Gebelere eve çocukları ise farklı antibiyotikler reçete edilir. İlaç tedavisi ile beraber aynı zamanda kişi tedaviye destek vermek için beslenmesine de önem vermelidir. Genellikle karbonhidrat ve protein içeren besinler tüketilmesi oldukça faydalı olur. Bununla beraber bol bol su içilmesi de tedaviye destek olur.

Tifo hastalığından korunma yolları

Tüketilen besinlerin hijyenine önem verilmesi ve kullanılan içme sularının kontrol edilmesi ile tifo hastalığına karşı önlem alınabilir. Bununla beraber tifo aşısı da bulunmaktadır. Ancak bu aşısının koruma oranı yaklaşık % 51-67 civarıdır. Bu nedenle tifo aşısı tam koruyucu olarak düşünülmeli ve hastalığa karşı mutlaka önlem alınmalıdır.
]]>
Skolyoz Hastalığı Nedir https://www.hastaligi.gen.tr/skolyoz-hastaligi-nedir.html Thu, 31 May 2018 12:28:33 +0000 Skolyoz Hastalığı Nedir, skolyoz omurganın göğüs ve bel bölgelerinde görülebilen, sağa veya sola doğru eğikliğidir. Normal bir insan omurgası tam olarak düz değildir. Boyun ve bel bölgelerinde hafif çukurluk ve sırt bölges Skolyoz Hastalığı Nedir, skolyoz omurganın göğüs ve bel bölgelerinde görülebilen, sağa veya sola doğru eğikliğidir. Normal bir insan omurgası tam olarak düz değildir. Boyun ve bel bölgelerinde hafif çukurluk ve sırt bölgesinde kamburluk bulunur. Bir İnsan omurgasına arkadan bakıldığında tam düz olarak görülmelidir. Skolyoz (omurga eğriliği) omurganın düz olması gerektiği durumda yana doğru eğilmesidir. Skolyoz görüntü itibariyle eğiklik oluştururken fiziksel anlamda da zorlanmalara sebep olur.

Skolyoz Hastalığının Görülme Sıklığı 

Skolyoz hastalığı, toplumda ortalama %2 ile %4 oranında görülebilmektedir. Omurga eğriliğinin derecelerine göre en çok düşük dereceli eğiklikler görülmektedir. Kız çocukları erkek çocuklarına oranla 8-10 kat daha sık görülmektedir. 

Skolyoz Hastalığının Belirtileri

İnsan vücudunda yaş ilerledikçe bel ve sırt bölgelerinde belirli sorunlar oluşabilir. Fakat bazı hastalıklar küçük yaşlarda oraya çıkabilir. Skolyoz, gelişme çağındaki çocukların ergenlikten önce veya sonra sağlıklarını tehdit eden bir hastalıktır.
  • Göğüs bölgesinin üst tarafında kamburluk veya bir kürek kemiğinin diğerine oranla daha alçak veya yüksekte bulunması.
  • En sık rastlanan belirtilerden birisi kalçanın bir tarafı yüksekte diğer tarafı yüksekte kalmasıdır. Bu durumda kalça ve omuz arasında eşitsizliğe sebep olması.
  • Bireyin kolları ile vücudu arasında gözle görülür bir boşluk olması.
  • Sırt, omuz, kalça ağrılarının sık sık gözlenmesi.
  • Nefes darlığı, yorgunluk gibi belirtileri bulunur.
Skolyoz Hastalığının Türleri
  • İdiopatik Skolyoz: En sık görülen skolyoz türüdür. Bu skolyoz türünün sebebi tam olarak bilinmemektedir. Sıklıkla ergenlik döneminde hızlı büyüme sonrasında ortaya çıkar. Ergenlik döneminde olan bireylerin %2-3 ünde görülmektedir. Omurgada yana doğru eğilme 'S' veya 'C' şeklinde gözlenir. Ayrıca idiopatik skolyozda omurların kendi etrafında dönmesi en düşük dereceli türlerde dahil olmak üzere görülür. Buda sırtta ve belde çıkıntıların oluşmasına sebep olur.
  • Nöromusküler Skolyoz: En sık görülen ikinci skolyoz türüdür. Nöromusküler skolyozun en önemli nedenleri arasında kas ve sinir hastalıkları yer alır. Bu skolyoz türünde diğer türler aksine solunum sıkıntısı ve duyu kusurlarına daha çok rastlanır. Nöromusküler skolyoz türünde solunum problemi, epileptik nöbetler gibi nedenlerden dolayı tedavi sürecinde skolyoz korsesi kullanılmaz. Cerrahi müdahale daha erken yaşta yapılabilir. 
  • Konjenital Skolyoz: Doğuştan olan bir skolyoz türüdür. Anne rahminde olan bebeğin gelişimi sırasında oluşan omurga anormalliklerine bağlı bir skolyoz türüdür. Konjenital skolyoz 0-3 yaşları arasında görülür. Bu skolyoz türünde bebeğin doğumundan itibaren hızlı bir şekilde ilerleme gözlenir. Bu ilerleme erken tespit edilemezse cerrahi müdahale gerektirebilir.
Skolyoz Hastalığının Tedavisi,

Skolyoz hastalığında omurgadaki eğime göre 3 çeşit tedavi yöntemi vardır.
  • Gözlem: 30 dereceden az olan skolyozlarda tedaviye gerek yoktur. Ancak altı ayda bir doktor kontrolünde skolyozun eğimi takip edilmelidir. Gerekli durumlarda doktor kontrolünde  fizik tedavi egzersizleri yapılmalıdır.
  • Korse: İlerleyen ve 25 derecenin üstündeki skolyozlarda kullanılır. Skolyoz korsesi omurganın basıncına karşı vücudu destekliyor. Bu korse kullanılmaya başlandıktan 15 gün sonra eğriliğin %50 oranında düzelmesi bekleniyor. Korsa skolyoz tedavisinde en çok kullanılan tedavi yöntemleri arasındandır.
  • Cerrahi: 40 derecenin üzerindeki skolyozlarda kullanılan bir yöntemdir. Bireylerde ergenlik döneminden sonra eğrilik artabileceği için cerrahi yönteme başvurulur. Cerrahi yöntemde omurlar arasına çubuklar yerleştirilir. Ameliyattan sonra korse kullanılması gerekmektedir.
]]>
Balık Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/balik-hastaligi.html Fri, 01 Jun 2018 06:56:38 +0000 Balık Hastalığı, Yeni doğan bebekte ve 5 yaşına kadar çocuklarda görülür. Günümüzde yetişkinlerde bu hastalığın görülme oranı da artmıştır. Halk arasında balık pulu hastalığı olarak bilinir. Kişinin dokusunda bal Balık Hastalığı, Yeni doğan bebekte ve 5 yaşına kadar çocuklarda görülür. Günümüzde yetişkinlerde bu hastalığın görülme oranı da artmıştır. Halk arasında balık pulu hastalığı olarak bilinir. Kişinin dokusunda balık puluna benzer parlak görüntü oluşturduğu için balık pulu adını alır. Vücudun her bölgesinde çıkabilir. Dirsekte, dizde, kolda, yüzde, belde, sırt, el bölgesinde deri dökülmesine neden olur. Kol arkasında şişlik oluşturur. Kış ayında bu hastalık daha çok görülür. Doğumdan sonra bebeğin yüzü kuru ve çatlak olur. Hastalık bebeğin yüzüne bulaşır ve balık pulu görüntüsü oluşur. Yüzdeki derisi dökülmeye başlar. Geçici bir hastalıktır ama kişiyi görüntüsü ile ürkütebilir. Yara olan yerde ağrı, sızı, kaşıntı oluşur. Deriyi kaşıyınca deri dökülmeye başlar ve kanama görülür. Sağlık için riskli olabilir. 

Doktor kontrolü ile laktik asit içeren ilaç krem tedavisi uygulanır. Krem deriye sürülür ve derinin kremi çekmesi için iyice ovulur. Vazelin de bu hastalık için faydalı olabilir. Vazelin oldukça yağlı ve sert bir krem olduğu için mutlaka deriye masaj yaparak sürülür. Laktik asit içeren krem gece ve gündüz ovalayarak sürülmelidir. Hastalığın yüzeyi nemli kalması ile iyileşir.

Balık hastalığı için kaplıcalar ve sıcak su yerleri önerilir. Kaplıca hastalığın iyileşme zamanını hızlandırır. Vücutta oluşan hastalık kaşıntı ağrı yaptığı için kalıcı yara oluşabilir. Bu durum hastanın sağlığı için riskli olur. Balık hastalığı kişide has olmayan ürkütücü görüntüsü ile moral bozukluğu ve depresyon etkisi yapabilir. Mutlaka doktora gidilmelidir.

Balık hastalığı için dikkat edilmesi gerekenler

Kişi kendi sağlığına dikkat ettikçe hastalığa yakalanma riski düşer. Tütün alkol kullanmamalıdır. Eğer sigara içiliyorsa çocuk ortamdan uzak durmalıdır. Vitamin, mineral içeriği olmayan besin tüketilmemelidir. Yağlı ve tuzlu gıda tüketiminden uzak durulmalıdır. Beyaz un, beyaz şeker, nişasta tüketimi az olmalıdır. Deniz ürünü haftada bir defa tüketilmelidir. Konserve balık, dip balığı ve pis sularda tutulan balık tüketiminden uzak durulmalıdır. Pis sularda tutulan balık vücutta balık hastalığı ve bulaşıcı hastalık oluşturabilir. Sağlıklı et ve süt ürünü tüketilmelidir. Çiğ et ürün tüketiminden ve kaynatılmayan süt ürün tüketiminden uzak durulmalıdır. Protein bakımından zengin olan yumurta her gün tüketilmelidir. Sebze meyve temiz yıkanıp bol tüketilmelidir.
]]>
Doğuştan Metabolik Hastalıklar https://www.hastaligi.gen.tr/dogustan-metabolik-hastaliklar.html Fri, 01 Jun 2018 18:45:08 +0000 Doğuştan metabolik hastalıklar, genellikle kalıtsal nitelikli sağlık problemlerinden kaynaklanan rahatsızlıklardır. Enzimleri kodlayan gen hatalarının oluşturduğu bu durumun kaynağı metabolizmanın dengesini sağlayamaması ile Doğuştan metabolik hastalıklar, genellikle kalıtsal nitelikli sağlık problemlerinden kaynaklanan rahatsızlıklardır. Enzimleri kodlayan gen hatalarının oluşturduğu bu durumun kaynağı metabolizmanın dengesini sağlayamaması ile başlar. Protein, yağ asidi ve karbonhidrat senteziyle meydana gelen deforme sonucu oluşan patolojik olgulardır. Fonksiyonunu yerine getireneyen enzimin yetersiz olması ve diğer maddeleri olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle oluşur. Metabolitlerin birikimi vücutta toksik etki yaratır. Hal böyle olunca biriken maddeler dokulara geçiş yapıp hasar oluşturur.

Aminoasit metabolik hastalıklar: 

Protein içerisindeki aminoasit maddesinin vücut aracılığıyla metabolize edilmemesi nedeni ile oluşan hastalıklardır. Bu tür hastalığa sahip insanlarda gelişim yönünden problem oluşumu, epilepsi, lezyonlar ve organlarda spesifik septomlar aminoasit metabolik hastalık kapsamında değerlendirilir. Bu rahatsızlık tarama testleri aracılığıyla tespit edilir. Yeni doğan döneminde ön planda olan bu hastalık nörolojik sorunlara da yol açar.

Doğuştan metabolik hastalıkların tedavisi

Doğuştan metabolik hastalığa maruz kalan hastalar yaş, kilo ve birtakım özelliklere göre tedavi amaçlı kontrol altında tutulur. İlaç ve tıbbi yöntemlerle iyileşme aşaması uzun vadeye yayılarak tamamlanır. Bu esnada metabolizmanın dengesini kaybettirecek maddelerden uzak durulması sağlık bakımından oldukça önemlidir. Bu rahatsızlıkla ölüme kadar ilerleme göstereceğinden rehabilitasyon ve psikolojik tedavinin yapılması da son derece önem teşkil etmektedir.
]]>
Tenisçi Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/tenisci-hastaligi.html Sat, 02 Jun 2018 05:20:29 +0000 Tenisçi Hastalığı, İlk olarak tenis oynayanlarda tanı konulduğu için bu hastalığa tenisçi hastalığı denmiştir. Tenisçi hastalığının diğer adı tenisçi dirseği olarak bilinmektedir. Tenisçi hastalığı dirseğin dış k Tenisçi Hastalığı, İlk olarak tenis oynayanlarda tanı konulduğu için bu hastalığa tenisçi hastalığı denmiştir. Tenisçi hastalığının diğer adı tenisçi dirseği olarak bilinmektedir. Tenisçi hastalığı dirseğin dış kısmında bulunan leteral epikondil adı verilen kemikçik etrafında toplanıp bu kemiğe yapışan tendonların sebep olduğu ağrılardır. 

Tenisçi hastalığı tenis sporuyla ilgilenen özellikle 35 yaş üstü her iki kişiden birinde görülmektedir. İleri yaşlarda bu oran daha da düşmektedir. Kolu kullanma süresi ile tenisçi hastalığının görülme olasılığı paralellik göstermektedir. Öte yandan ısınma hareketleri bu hastalığın önlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Amatör sporcularda profesyonel sporculara nazaran daha sık görülmesinin sebebi budur. Tenisçi hastalığı tabi ki de sadece tenis sporcularında görülen bir hastalık değildir. Özellikle meslek icabı sürekli bilgisayar başında oturanlarda da sıklıkla görülmektedir.

Tenisçi Hastalığının Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir

Tenisçi hastalığının
en büyük belirtisi dirseğin dış kısmından başlayıp ön kola yayılan şiddetli ve devamlı ağrılardır. Dirseğin dış kısmında toplanan tendonların üzerinde yırtıklar oluşması bu ağrılara neden olmaktadır. 

Tenisçi hastalığı bileğin yumruk şeklinde sıkılarak dışa doğru hareket ettirilmesi sonucunda meydana çıkmaktadır. Sürekli tornavida kullanan erkekler ile temizlik aşamasında sıklıkla toz bezini sıkan kadınlarda çok sık görülmektedir. Hatta sürekli tokalaşmak zorunda olan insanlarda bile tenisçi hastalığı olma ihtimali bulunmaktadır. 

Tenisçi Hastalığının Tedavisi Nasıl Olur

Tenisçi hastalığ
ı ameliyatsız çözümlenebilen bir hastalıktır. Ameliyat olma olasılığı tenisçi hastalığına yakalananlar arasında yüzde beşi geçmeyecek bir orandadır. Tenisçi hastalığının en önemli tedavisi dinlenmek, istirahat etmektir. Hastalığın olduğu yere buz ile masaj yapmak ve uzman doktorun önereceği ilaçları kullanmak yardımcı olacaktır. Yine hastalık geçmeyip hala devam ediyorsa bu sefer enjeksiyon ile tedavisi mümkündür. 
]]>
Fib Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/fib-hastaligi.html Sun, 03 Jun 2018 01:38:59 +0000 Fib Hastalığı, Kedilerin bağışıklık sistemini etkileyen bir hastalık türüdür. Ölümcüldür olabilir ve kesin bir tedavisi söz konusu değildir. Kesin olarak tanısı otopsi mümkün olabilir. Coronavirüsler ile oluşur. Kedile Fib Hastalığı, Kedilerin bağışıklık sistemini etkileyen bir hastalık türüdür. Ölümcüldür olabilir ve kesin bir tedavisi söz konusu değildir. Kesin olarak tanısı otopsi mümkün olabilir. Coronavirüsler ile oluşur. Kediler bu virüsü tükürükleri ve dışkıları ile saçarlar. Aynı zamanda bir kedi enfekte olmuş diğer bir kedinin herhangi bir eşyasını soluduğunda ya da sindirirse enfekte olur. Virüsün ömrü 1 hafta olabilse de evlerde sık kullanılan dezenfektanlarla hızla inaktive olur.

Fib Hastalığı Belirtileri

İlk aşamada genellikle belirgin belirtiler oluşmaz. Bazı kedilerde hapşırma, burun ve göz akıntısı görülebilir. Bazen de bazı kedilerde orta derece bağırsak hastalığı olarak görülebilir. Fib hastalığında iştahsızlık,kilo kaybı,halsizlik ve durgunluk hali,görme sorunları,denge sorunları ve mutsuz ruh hali meydana gelir. Virüs bulaşan kedilerin küçük bir kısmında ölümcül olur. 

Ölümcül Fib Belirtileri

Belirtileri aniden ortaya çıkabilir ya da belirtiler bir anda şiddetlenerek artabilir. Birçok kedide depresyon, düzensiz kıl örtüsü, kilo kaybı ve ateş olmakla birlikte spesifik olmayan belirtilere sahiptir.

Tanısı

Otopsi haricinde tam tanısı konulamaz ancak birden fazla test ile güvenilirlik artar. Kan testi,elisa testi,RT-PRC testi,FA testi,karında biriken suyun incelenmesi gibi testler ile tanısı konusunda güvenilirlik sağlanır.

Fib Türleri

Efuziv FIB ve NonEfuziv FIB

Tedavisi

Kesin bir tedavisi yoktur. Bağışıklık sistemini güçlendiriciler, interferonlar, özellikle C vitamini olmak üzere vitamin kürleri önemli tedavi araçları arasındadır. Islak Fib'te karındaki su alınarak kedinin solunumu rahatlatılabilir. Ancak bu hastalığın efuziv formunun herhangi bir tedavisi yoktur.

İnsanlar ve Fib

Kedi familyası dışında Fib hastalığı görülmemiştir. İnsan sağlığı açısından risk taşıdığı bilinmemektedir.



]]>
Öpücük Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/opucuk-hastaligi.html Mon, 04 Jun 2018 00:26:51 +0000 Öpücük Hastalığı, Monositer anjin yada glandüler ateş olarak da adlandırılır. Genellikle çocuk ve gençlerde görülen yüksek ateş, boğaz ağrısı ve lenf bezi büyümesi şeklinde şikayetler görülür. Oldukça kısa sürede Öpücük Hastalığı, Monositer anjin yada glandüler ateş olarak da adlandırılır. Genellikle çocuk ve gençlerde görülen yüksek ateş, boğaz ağrısı ve lenf bezi büyümesi şeklinde şikayetler görülür. Oldukça kısa sürede  bulaşıcı özelliğine sahip olan bu hastalığa öpücük hastalığı denilmesinin en büyük sebebi ise öpüşme gibi yakın temaslarda bulaşmasıdır. Öpücük hastalığı ayrıca kan yoluyla da bulaşabilmektedir. 

Öpücük Hastalığının Belirtileri Ve Bulguları

Öpücük hastalığının virüsü vücuda sirayet etmesinden sonra çocuklarda kuluçka süresi 10-20 yetişkin ve gençlerde 20-40 gün arasındadır. Genellikle başlarda baş ağrısı, üşüme, terleme, ateş basması, mide bulantısı, titreme gibi rahatsızlıklarla kendisini göstermektedir. Hastalık kuluçka süresinin sonuna doğru şiddetli öksürük, gözlerde ağrı hissi, baş ağrıları, yüksek ateş ve bir türlü karın ağrıları bir süre sonra rahatsızlık vermeye başlar. Hastaların hemen hemen hepsinde boğazda şişlik ve kızarıklık ile bademcik ve boğazlarda gri renkte iltihaplanma görülmektedir. Öpücük hastalığının en belirgin özelliği ise boğazın her iki tarafında ki lenf bezlerinin büyümesidir. Bazen bu sadece boğazla kalmaz çene, koltuk altı, kulak ve kasık bölgelerinde de görülmektedir. Öpücük hastalığının bazen dalak ve karaciğerde büyümeye sebep olduğu da gözlenen bulgular arasındadır.  Ayrıca bütün hastalarda aynı sonucu vermese de öpcük hastalığı sarılık, ve nadirde olsa ölümlere yol açmaktadır. 

Öpücük Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir

Öpücük hastalığının kendine özgü bir tedavisi maalesef bulunmamaktadır. Viral bir hastalık olduğu için bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılan antibiyotikler fayda vermez hastalığın geçmesine katkı sağlamamaktadır. Öpücük hastalığı tanısı konulan birinin özellikle bir çocuğun aktiviteden uzak durup yorgun düşmemesi gerekir. Bol bol istirahat etmesinde fayda vardır. Hastalık halinde bol bol sıvı alınmalı ve ateşin yüksek seyrettiği zamanlarda ise ateş düşürücü ilaçlar alınması uygundur. Öpücük hastalığının iyileşme süresi iki ile dört hafta arasında değişmesi beklense de bazı vakıalarda büyüyen dalağın inmesi, şişen bezlerin inmesi bir kaç aylık bir dönemi kapsamaktadır.
]]>
Glokom Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/glokom-hastaligi.html Mon, 04 Jun 2018 06:00:21 +0000 Glokom hastalığı, insanlarda çok yaygın olarak görülen bir durumdur. En bilinen adı ile "Göz tansiyonu" hastalığı, meydana geldiği zaman özellikle ortaya çıkarmış olduğu belirtiler nedeniyle insanlarda ciddi rahatsızlığa Glokom hastalığı, insanlarda çok yaygın olarak görülen bir durumdur. En bilinen adı ile "Göz tansiyonu" hastalığı, meydana geldiği zaman özellikle ortaya çıkarmış olduğu belirtiler nedeniyle insanlarda ciddi rahatsızlığa neden olmaktadır. Bu hastalık direk olarak göz içerisinde basıncın artması ile kendisini ortaya çıkarmaktadır. Bu basınç bazı insanlarda o kadar artar ki insanlarda göz sinirleri zarar görerek görme işlevinin ciddi olarak sorun olmasına neden olacaktır. Sinirler yavaş yavaş bir şekilde bozulacağı için genellikle glokom hastalığı olan insanlarda görme yavaş yavaş bozulmaktadır. Glokom hastalığı durumunda en tehlikeli durum tabi ki geç tanı konulmasıdır. Geç tanı konulduğunda direk olarak kişide görme sinirleri çok bozulmuş olacağı için yapılan tedavilere rağmen tedavilerin olumlu etkiler göstermesi zorlaşacaktır. Zaten bu hastalık da etkilerini genellikle en son ortaya çıkaran bir hastalıktır. Erken teşhis olan insanlar ise genellikle bir göz muayenesinde ya da tesadüfen farklı durumlar için yapılan muayenelerde fark etmektedir. 

Glokom hastalığında kimler risk altındadır
  • Ailede glokom rahatsızlığından daha önceden etkilenmiş olan insanlar varsa ailenin diğer bireylerinde bu durumun ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Bu nedenle diğer bireyler risk altındadır. 
  • Yaşı 40'ı geçmiş olan insanlarda yaşları nedeniyle risk altındalar. Bu kişiler göz muayene sıklığını biraz daha arttırmalıdır. Aksi durumlarda bu risk çok ciddi bir şekilde etken olmaktadır. 
  • Migren sorunu olan insanlarda da ciddi bir şekilde glokom riski bulunmaktadır. Migren insanlarda göz içi basıcının artmasında önemli bir rol oynamaktadır. 
  • Şeker hastalığı olan insanlarda da bu hastalığın görülme riski çok yüksektir. Bu hastalığın bulunduğu insanlar risk altında olduğu için sık sık göz muayenesi gerekebilir. 
  • Yüksek miyopi olan insanlarda glokom hastalığı görülme riski çok yüksektir. 
Glokom hastalığının belirtileri nelerdir 

Ağrı: Meydana gelen ağrılar insanlarda baş ağrısı olarak ortaya çıkar ve genellikle sabah vakitlerinde görülür. Bu baş ağrılar bazen o kadar şiddetli olur ki direk olarak kişinin psikolojik sorun yaşamasına neden olmaktadır. 

Ara ara bulanık görme: Sürekli olmasa bile özellikle göz içi basıncının artması durumunda direk olarak bulanık görme gibi durumlar meydana gelebilmektedir. Bu gibi sorunlar sık sık ortaya çıkacağı için ciddi rahatsızlık uyandırabilir. 

Sürekli ekrana baktıktan sonra ağrı: Bu ağrılar ise genellikle bir saatten fazla tv izleyen insanlarda meydana gelmektedir. Meydana gelen ağrılar en çok göz etrafında meydana gelerek etkilerini göstermektedir. 

Kişinin gördüğü ışık halkaları: Bu halkalar kişi ışığa baktığında artış gösterecektir. Özellikle göz içi basıncının artması durumunda görünen halkalar da artış göstermektedir. 

Glokom hastalığı tedavisi

Üç farlı şekilde yapılmaktadır. Bunlardan ilki ilaç tedavileridir. Yapılan ilaç tedavileri özellikle sorunun aşırı ilerlememiş olduğu insanlarda uygulanmaktadır. Kullanılan ilaçlar direk olarak göz tansiyonunu düşürmeye yönelik ilaçlardır. Ancak bu ilaçlar göz tansiyonunu düşürmüyorsa birçok zaman cerrahi tedavilere ihtiyaç duyulmaktadır. Cerrahi operasyonlarda ise çoğunlukla ameliyat sonrasında glokom hastalığı ortadan kalkar. Bunun yanında son tedavi yöntemi ise lazer tedavisidir. Cerrahi operasyon ile yapılacak olan tedavi lazerle daha basit bir şekilde ortadan kaldırılabilmektedir.
]]>
Ala Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/ala-hastaligi.html Tue, 05 Jun 2018 03:36:50 +0000 Ala Hastalığı, Halk arasında daha çok ala hastalığı ismi ile bilinen deri hastalığının bilimsel ismi ise vitiligo hastalığıdır. Bu hastalığın görülme sebebi, deriye renk verme görevi olan pigmentlerin bu görevini yeteri Ala Hastalığı, Halk arasında daha çok ala hastalığı ismi ile bilinen deri hastalığının bilimsel ismi ise vitiligo hastalığıdır. Bu hastalığın görülme sebebi, deriye renk verme görevi olan pigmentlerin bu görevini yeteri kadar yapamaması sebebi ile ya da zarar görmesinden dolayıdır. Vitiligo ya da halk dilinde ala hastalığının belli bir yaş sınırı olmamakla birlikte daha çok 10-30 yaşın arasında yer alan kişilerde görülmektedir. 

Ala hastalığında derinin birçok kısmında oval şekilde rengi beyaz olan, sınırları keskin lekeler meydana gelmektedir. Bu hastalığın hangi sebeple meydana geldiği günümüzde henüz bilinmemektedir. Bunun yanı sıra bazı uzmanlara göre bu hastalığın çıkış sebebi cildin rengini veren pigmentlerde hasar meydana gelmesi ya da genetik sebeplerdir. Ala hastalığı aile içerisinde birden fazla görülebilmektedir ve bulaşıcı bir hastalık değildir. Ala hastalığı toplum içerisinde 0,5-2 görülme oranına sahiptir ve bu hastalığı olan ailelerde bazen bütün kardeşlerde bu hastalık görülmektedir. 

Ala Hastalığı Belirtileri

Halk arasında ala hastalığı olarak bilinen vitiligo hastalığı iç organlardaki bir durum sebebi ile meydana gelmemektedir ve iç organlarda bir hasar oluşmasına da sebep olmamaktadır. Bunun yanı sıra, ala hastalığını belirtileri ile troit hastalıklarının belirtileri birbirine çok benzemektedir. Bu sebeple de ala hastalarının troit tetkikleri yaptırmaları olası bir tehlike için önlem olabilmektedir.

Günümüzde ala hastalığının meydana gelmesine sebep olan kesin bir bulgu tıp dünyasında bulunabilmiş değildir. Bunun yanı sıra hastalığın kendiliğinden artış göstermesi ya da kendiliğinden azalması mümkündür. Ala hastalığının tedavisinde kullanılan yöntemler başarılı sonuçlar doğurabilmektedir ancak bu sonuçlar hastaya göre değişebilmektedir. Ala hastalığını tetikleyen önemli bir sebep strestir ve bu sebeple de ala hastalarının üzüntü ve stresten mümkün olduğunca kaçınmaları gerekmektedir. 

Ala Hastalığı Tedavisi

Ala hastalığının tedavisinde asıl amaç hasarlı olan hücrelerin hasar görmesini durdurmak ve renk kaybını en aza indirerek bu hücrelerin çoğalmasına engel olmaktır. Ala hastalığının tedavi yöntemi de hastaya göre ( yaşına, derisine, hastalığın hangi bölgede meydana geldiğine vs.) farklılık göstermektedir. Uzmanlara göre bu hastalığın tedavisi 3-6 ay arası bir zaman diliminde sonuçlanmaktadır. Bununla birlikte, tedavinin etkisini daha iyi gösterebilmesi ve hastalığın ilerlememesi için hastanın güneş ışınlarından mümkün olduğunca uzak durması gerekmektedir. Ala hastalığı cilt üzerinde hiçbir belirti yokken birden bire meydana gelebilmekte ve yayılarak ilerlemektedir. Kalıtsal bir hastalık olan ala hastalığında en başarılı sonuçlar veren tedavi yöntemi UVB tedavileri olmaktadır. Özel ışık kabinlerinde uygulana bu tedavi yönteminde hastalığın bulunduğu yer hedef alınmakta ve bu bölgeye ışık tedavisi uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra bu hastalığın tedavi sürecinde çoğunlukla oral olarak alınan ve derinin rengini değiştiren ilaçlar kullanılmaktadır. 

Ala hastalığının tedavi süresi 2 ay ile 2 yıl arasında değişmektedir. Bu sürenin uzunluğu ya da kısalığı derideki hasara ve tedaviye verilen cevaba göre değişebilmekte ve hastalığın sonunda çoğu hasta eski sağlığına tamamen dönebilmektedir. Uzmanlara göre bu hastalığın meydana gelmesindeki en önemli sebep strestir ve bu sebeple tamamen iyileşen hastaların aşırı stres altına girmeleri halinde ala hastalığının tekrarlaması durumu söz konusu olabilmektedir. Hastaların tedavi süresince psikolojik tedavi de görmeleri gerekmektedir. Böylece hastalığın tedavi süresi de daha kısa olabilmektedir.

Ala hastalığından bitkisel yöntemler ile de kurtulmak mümkündür. Ancak bu tedavinin bir dermatolog gözetiminde yapılması ve ağızdan olmaması gerekmektedir. Aksi halde hastalığın daha da artması söz konusu olabilmektedir.

]]>
Zayıflık Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/zayiflik-hastaligi.html Tue, 05 Jun 2018 19:16:15 +0000 Zayıflık Hastalığı, aşırı kilo eksikliğidir. Tıp dilinde anoreksi olarak bilinen bu hastalık, vücuda alınan enerjinin tüketilen enerjiden az olması sonucu ortaya çıkmaktadır. Zayıflık hastalığı olan bireyler aşırı zay Zayıflık Hastalığı, aşırı kilo eksikliğidir. Tıp dilinde anoreksi olarak bilinen bu hastalık, vücuda alınan enerjinin tüketilen enerjiden az olması sonucu ortaya çıkmaktadır. Zayıflık hastalığı olan bireyler aşırı zayıf olmalarına rağmen kendilerini kilolu görmekte ve kilo almamak için sıkı diyetler yaparlar, aşırı spor yaparlar ya da yemek yedikten sonra kusma, müshil gibi yollarla zayıflamaya çalışmaktadırlar. 

Hastalığın oluşumunda zayıf olmaya dayalı güzellik anlayışı yani toplumsal etkiler büyük rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra irsiyet gibi biyolojik, düşük öz değer gibi kişisel ve yakın birini kaybetme gibi psikolojik etmenler de etkili olmaktadır. 

Kendi yeme davranışından memnun olmama, bireyin kilosu, beslenmesi ve vücudu ile ilgili sürekli endişe duyması, diyet gibi faaliyetlerle gıda alımını sınırlaması, gizli yemek durumu, yedikten sonra kusma ya da yeme krizleri yaşaması yeme bozukluğunun başlangıcının belirtileridir. Zayıflık hastalığı hemen bir günde oluşan bir hastalık değildir. Bu yüzden erken yardım alma başarılı bir tedavi süreci için son derece önemli görülmektedir. 

Zayıflık Hastalığı Tedavisi:

Hastaların %40-60'ı bu hastalığı psikoterapi yöntemiyle atlatmaktadır. Ve beş yıl içerisinde tamamen iyileşmektedirler. Burada önemli olan nokta tedavi yapan terapistlerin yeme bozukluklarına dair bilgi ve tecrübeye sahip olmasıdır. Yaşı küçük hastalarda ise hastanın onayı ile yakınları da terapiye zaman zaman katılım gösterir. Bazı psikoterapi tedavilerinde ilaç kullanımı da gerekli görülebilmektedir.  Hastaların yaklaşık %30'unda ise hastalık varlığını korur. Zayıflık hastalığı bulunan kadınlar regl olmamaya başlar. Erkeklerde ise cinsel isteksizlik sorunu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu hastalık, diğer ruhsal hastalıklara oranla daha ağır bedensel sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Hastalığa bağlı ölüm riski artmakta ve intihar vakaları da diğerlerine göre daha fazla görülmektedir. 
]]>
Bakteri Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/bakteri-hastaliklari.html Tue, 05 Jun 2018 21:56:43 +0000 Bakteri hastalıkları, oluşmasına bir çok bakteri türü sebep olmaktadır. Bakteriler çeşitli şekillerde insanlara bulaşarak bakteri hastalıklarının oluşmasını sağlarlar. Zararlı bakteriler dokunmayla,solunumla, gıda Bakteri hastalıkları, oluşmasına bir çok bakteri türü sebep olmaktadır. Bakteriler çeşitli şekillerde insanlara bulaşarak bakteri hastalıklarının oluşmasını sağlarlar. Zararlı bakteriler dokunmayla,solunumla, gıdalarla bulaşabilir. Bakteriler aracılarla birlikte hareket etmektedirler. Tek başlarına hareket edemezler. Patojen olan bakteriler hastalık yapma etkeni taşırlar. Bakteriler şekillerine göre üçe ayrılırlar;

Koklar:Genelde yuvarlak, kahve çekirdekli, oval şekilli bakterilerdir. Gram negatif koklar mukozalarada; gram pozitif olan koklar her organda hastalık yapabilirler.

Basiller: Difteri, dizanteri, tetanoz ve tifo hastalıklarının etkenidir. Gram pozitif ve negatif türleri vardır.

Sarmal Bakteriler: Kıvrımlı görüntüye sahiptirler. Hareket yetenekleri bulunmaktadır.

Bakteri hastalıkları Nelerdir
  • Menenjit: Beyni kaplayan zar iltihabına denir. Bu iltihabın oluşmasına bakteriler sebep olur. Hastalığa yakalanan çoğu kişi kurtulmaktadır.
  • Orta Kulal İtihabı (Otitis Media): Orta kulağın iltihaplanamsı sonucu oluşan hastalıktır. Çocuklarda mikroplar orta kulağa kolayca ulaşabilir. Böylece orta kulakta iltihablanma başlar. Bir miktar geçici işitme kayıpları olabilir. Uygun ilaçlarla tedavi edilebilen bakteri hastalığıdır.
  • Zatürre (pnömoni): Akciğer loblarınının iltihaplanması ile ortaya çıkar. Virüs, bakteri yada mantar etkenli hastalıktır. Ayrıca alkol, uyuşturucu maddeleri, sigara ve kötü hayat koşulları zatürreye sebep olabilir.
Diğer bakteri hastalıklarına boğmaca, cüzzam, kedi tırmığı hastalığı, difteri, kalit, şarbon, şigelloz, klamidya hastalıkları örnek verilebilir.

Bakteri Hastalıkları Korunma Yolları

Bakteri hastalıklarından korunmak amacıyla kaynak,bulaşma yolu ve sağlam kişilerden oluşan üç basamaklı önlemler alınmaktadır.
  • Taşıyıcının bulunması, tedavisi, karantinaya alınması, bildirim ve hayvan rezervuarı kontrollerini ihva eder.
  • Sağlıklı çevre, sterilizasyon, dezenfektasyon, kişisel temizlik, nüfus hareketinin azaltılması gibi önlemler alınabilir.
  • Aşılama, kişisel koruma, kemoprofilaksi, yeterli beslenme, pasif bağışıklama yapmak alınacak önlemlerdir.
  • Doktor kontrolünde olmak şartıyla hastalığa uygun antibiyotik kullanmak.
  • El ve yüz yıkamak bakteri hastalıklardan ve diğer hastalıklarından korunmanın temel önlemlerinden biridir. Ellerimizi temiz tutarak bakterilerin insan vücuduna girmesini azami miktarlara indirmiş oluruz.
  • Evde sıklıkla kullanılan bölgeler temiz tutulmalıdır. Bunlara örnek olarak kapı kolları, masalar, tuvaletler, mutfak ... verilebilir.
  • Su vücudumuzda ki fizyolojik, kimyasal, biyolojik tüm olayların gerçekleşebilmesi için gerekli bir maddedir. Bu yüzden günde en az iki litre su tüketmeliyiz. Günlük yaşamda kullandığımız suyun temiz su olmasına son derece dikkat etmelisiniz. Buna bir tek içme suları için dikkat etmeyiniz diğer kullandığınız sular içinde dikkat etmelisiniz. 
  • İnsanlar günlük bir çok atık üretirler. Gerek kişisel bakım atıkları olsun gerekse endüstri ve sanayi atıkları olsun bir çok atık meydana getiriler. Bu atıklar çevre kirliliğine dolayısıyla bakteri üremesine neden olacağı için beraberinde bakteri hastalıklarının da getirir. Bundan dolayı çöpler çevreye zarar vermeden uygun şekiller de imha edilmelidir.
  • Alınan besinlere de dikkat edilmelidir. Özellikle sebze meyve temizliğine dikkat edilmelidir. Tifo, basilli dizanteri, kolera, çocuk ishalleri, gıda zehirlenmeleri, poliomyelit gibi bakteri hastalıkları genelde enfekte besin ve sudan bulaşır.
]]>
Hematoloji Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/hematoloji-hastaliklari.html Wed, 06 Jun 2018 19:26:10 +0000 Hematoloji Hastalıkları; Hematoloji; lenf sistemi, kan ile ilgili olan hastalıklar, kemik iliği ve benzeri bir çok hastalığı inceleyen bilimdir. Hematoloji hastalıkları; Anemi (kansızlık), lökopeni, trombosit, trombositopeni, Hematoloji Hastalıkları; Hematoloji; lenf sistemi, kan ile ilgili olan hastalıklar, kemik iliği ve benzeri bir çok hastalığı inceleyen bilimdir. Hematoloji hastalıkları; Anemi (kansızlık), lökopeni, trombosit, trombositopeni, akdeniz anemisi, akut ve kronik lösemiler, lenf bezi gibi bir çok benzeri hastalık türünü içerir. Bazı türleri iyi huylu bazı türleri de kötü huylu kan hastalıkları olabilmektedir.

Hematoloji (kan) Hastalıklarının Belirtileri;

Halsizlik, çabuk yorulma, ateş, sık sık enfeksiyona bağlı hastalıklara yakalanma, sebepsiz kanamalar, vücudun çeşitli yerlerinde bezeler görülmesi, bacaklarda veya dizlerde belli bölümleri oluşturan ağrılar gibi durumlar, kan hastalıklarının belirtisi olabilmektedir.

Hematoloji (Kan) Hastalıklarının Bazıları,
  • Lösemi; Kan kanseri olarak ta bu hastalığı tanımlayabiliriz. Lösemide, kan hücreleri anormalleşir, aşırı çoğalabilir ve gerekli fonksiyonlarını yerine getiremeyebilir. Löseminin türü akut veya kronik olabilmektedir. Çeşitli lösemi türleri bulunmakla beraber çocuklarda da görülebilen bir kan hastalığıdır. löseminin kesin nedeni bilinmemekle beraber bazı durumlar etki edebilmektedir. Bazı kan hastalıkları, sigara kullanmak, çeşitli genetik faktörler, farklı bir kanser türü ile ilgili kemoterapi, zararlı kimyasal maddeler, radyasyon gibi tetikleyici unsurlar olabilmektedir. Bu hastalıkta; moral desteği, hastayı dış etkilere karşı koruma gibi faktörler çok önemli bir yere sahiptir. Uygun tedaviler ile hastalarda çok yüksek oranlarda şifa bulunabilmektedir. Löseminin bazı belirtileri vardır. Bu belirtiler; iştahsızlık, kilo kaybı, burun ve cilt altında çeşitli türde kanamalar, halsizlik, ateş, lenf bezlerinde büyüme durumu, görme ile ilgili problemler, karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi sebepler olabileceği gibi farklı sebeplerde olabilmektedir. Bazı hastalarda, kemik iliği nakli yapılması gerekebilmektedir.
  • Akdeniz Anemisi; Diğer adı Talasemi olarak bilinir. Bir kan hastalığıdır. Bu hastalıkta, Taşıyıcı olmak ve hasta olmak birbirinden farklı durumlardır. Taşıyıcı olmak bir tedaviyi gerektirmemektedir. Talasemi hastalığının anne ve babadan çocuğa geçme ihtimali vardır. Fakat, anne ve baba taşıyıcı olduğu halde bu hastalığa yakalanmama oranı yüzde ellilere varmaktadır. Genetik bir hastalık olmakla birlikte, ileri seviye tedavi yöntemleri ile günümüzde korkulacak bir hastalık değildir. Kemik iliği nakilleri ülkemizde en başarılı şekilde uygulanabilmektedir. Hastalığın belirtileri ise; gözlerde sarılık, idrarda koyulaşma, iştahsızlık, halsizlik, soluk bir görüntü, dalak büyümesi ve yüz kemiklerinde şekil değişmeleri gibi belirtilerdir.
  • Lenfoma; Bir kanser türüdür. Lenf dokusundaki tümörle ilgili olan bir hematoloji hastalığıdır. Daha çok erkek erişkin gençlerde görülen ve bulaşıcı olmayan bir hastalıktır. Uygun tedaviler ile olumlu sonuçlar elde edilebilmektedir. Nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber,belirtileri şöyledir; Boyunda şişkinlik, koltuk altı, göğüs kafesi içinde,karın boşluğundaki lenflerde ve kasık bölgelerinde büyüme, gece terlemeleri, ateş, kilo kaybı, bademciklerde sorunlar gibi belirtiler olabileceği gibi farklı belirtilerde olabilmektedir. Hastalık teşhisi için biyopsi ve patolojik muayene ile çeşitli testler yapılır.
]]>
Porfiria Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/porfiria-hastaligi.html Wed, 06 Jun 2018 21:19:30 +0000 Porfiria hastalığı, Halk arasında vampir hastalığı olarak bilinmektedir. Biyosentezde bulunan enzimlerin eksikliği sonucu ortaya çıkan bir hastalık türüdür. Porfiria hastalığı iki gruba ayrılır. Birincisi akut porfiria, ikin Porfiria hastalığı, Halk arasında vampir hastalığı olarak bilinmektedir. Biyosentezde bulunan enzimlerin eksikliği sonucu ortaya çıkan bir hastalık türüdür. Porfiria hastalığı iki gruba ayrılır. Birincisi akut porfiria, ikincisi ise kutanöz porfiria olarak ayrı gruplarda incelenmektedir. Porfiria hastalığı kırmızı kan hücrelerinden birisi olan hemoglobin sentezi sırasında meydana gelir. Bu hastalık aynı zamanda genetik bir hastalıktır. Anne veya babadan genetik olarak çocuğa da geçebilir. Ancak bu hastalığı taşıyan akraba ilişkilerinde de bulaşma riski oldukça yüksektir. 

Porfiria hastalığı yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Hastalığın bazı çeşitleri çok ağır vakalara yol açabilir. Bu ağır vakalarda vücut gelişimi bozukluğu da görülebiliyor. Özellikle bu hastalığa yakalanan çocuklar gündüz yerine akşam olunca dışarıya çıkmak istiyorlar. Bazı doktorlar hastalığın ne anlama geldiğine dair bir bilgisi olmadığından yanlış teşhis koyabilirler. Porfiria hastalığı dikkat edilmesi gereken ve ölümcül olacak dereceye kadar çıkabilen bir hastalık türüdür.

Porfiria Hastalığı Belirtileri
  • Sindirim sistemi ile ilgili bulgularda aniden başlayan şiddetli karın ağrıları, bulantılar, kusma, kabızlık ve ishal görülür.
  • Nöropsikiyatrik belirtilerinden görsel veya işitsel halüsinasyonlar, zihin bulanıklığı, depresyon ve paranoya görülür.
  • Nörolojik bulgular arasında bulunan his kaybı, uyuşma, karıncalanma, kuvvetsizlik ve kas ağrıları görülür.
  • Çarpıntı, hipertansiyon, göz kararması ve bayılmalar görülür.
  • Güneş ışınına karşı aşırı duyarlılık ve ciltte su toplanması görülür.
  • Böbrek fonksiyonlarında azalma görülür.
  • Kol, bacak ve sırt bölgesinde şiddetli ağrılar meydana gelir.
  • Dişlerde anormal renkler ortaya çıkar.
Porfiria Hastalığı Tedavisi

Tedavi sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli etkenlerden biri de bu hastalığı tetikleyici unsurlardan uzak durmaktır. Açlık, güneşte kalma, alkol, sigara gibi bazı unsurlardan kaçınılmalıdır. Porfiria hastalığı ataklarında kandaki demir miktarını azaltmak için doktorların önerdiği ilaçlar kullanılmalıdır. Bazı ilaçların yan etkileri ile oluşan karaciğer rahatsızlıkları ve vücutta fazla biriken demir gibi bazı unsurlardan da uzak durulmalıdır. Bazı ataklar sırasında ağrı çok şiddetli olduğu zaman kuvvetli ağrı kesiciler kullanılabilir. Hastanın kullanacağı ilaçlar hastalığın derecesine göre belirlenmeli ve ona göre kullanılmalıdır.
]]>
Huntington Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/huntington-hastaligi.html Thu, 07 Jun 2018 02:21:28 +0000 Huntington hastalığı; halk arasında pek bilinmeyen ancak her kesimde görülebilen bir hastalıktır. Her kesimde görülmesinin sebebi ise çevresel faktörlerin etkili olmamasıdır. Tamamen kalıtsal nedenlerle ortaya çıkan huntington Huntington hastalığı; halk arasında pek bilinmeyen ancak her kesimde görülebilen bir hastalıktır. Her kesimde görülmesinin sebebi ise çevresel faktörlerin etkili olmamasıdır. Tamamen kalıtsal nedenlerle ortaya çıkan huntington hastalığı beyinde oluşan bir problem sonucu ortaya çıkmaktadır. Huntington hastalığında kişinin beyninde bulunan sinir hücrelerinin normal yapısının anormal hale gelerek bozulması sonucu ortaya çıkar. Vücutta her hücre mitoz bölünme ile yenilenir ve oluşan hasarlar bu bölünme sayesinde onarılır.Ancak bir kaide olarak sinir hücreleri bu yenilenmeye ve onarılmaya dahil değildir. Bu sebeple beraber herhangi bir şekilde hasar olan sinir hücresi sonucunda kişi de kalıcı problemler yaşanabilir. Anneden ya da babadan çocuğa gelecek olan herhangi bir hastalıklı gen çocukta bu probleme açılmasında rol oynar. Ve genelde çocuğun gelişimi esnasında belirtileri ortaya çıkar.  Belirtiler kişiden kişiye ya da hastalığın vücut üzerinde etkisine bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir.  Kalıcı hastalıklarda geçerli olan tedavinin olmaması bu hastalıkta da geçerlidir. Ancak yapılacak olan tedavilerde kişinin çevreye olan uyumu  artarak kendini daha rahat hissedebilir. Yani kısacası çözüm odaklı değil de hafifletici bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Huntigton hastalığı aslında pek bilinmese de küçük çocuklarda sıkça görülebilen ve ebeveynlerin bu durumu kabullenmeyişinden kaynaklı olarak da teşhisin geç konmasına neden olabilen bir hastalıktır. Huntington hastalığında kişi de anlama da bozukluklar düşünme ve iletişim gibi konularda eksiklikler yaşanması durumu görülür.  Huntington hastalığında meydana gelebilecek belirtiler kişinin yetiştirilmesinde ve verilen eğitimin farkındalığın da değişiklik gösterir

Huntington Hastalığının Belirtileri

Kişinin dış dünya ile iletişim kurduğu sürecin başlangıcında görülmeye başlanır. Ancak ailenin çocuk üzerindeki beklentisinden dolayı bu  kabulleniş biraz uzun sürebilir. Kişi verilen eğitim diğer çocuklardan farklı olarak verilmeli aksi takdirde içe kapanık bir birey olarak yetiştirilmesine neden olabilir. Huntigton hastalığının belirtilerinin hemen hemen herkeste görülebilen bazı belirtileri vardır. Kişi zaman zaman ani ve istemsiz bazı refleks benzeri hareketlerde bulunabilir. Daha sonrasında algılama da ve analiz etmede büyük sıkıntılar yaşar. Bunun devamında ise kafasında sürekli olarak takıldığı ve üzüldüğü bir düşünce vardır. Bu da kişinin strese bağlı olarak tüm sorunları getirir. Kişinin günlük hareketleri genelde sorunlu devam edebilir. Bu belirtileri yaşayan kişiler için çözüm olmasa da bazı hareketleri kontrol altına alabilmek adına bazı ilaçlar vardır. kişi bu ilaçları düzenli olarak kullandığı takdirde bu belirtiler en hafif şekilde seyir edecektir. Ancak bazı ilaçlarında yan etkisi olduğunun bilincinde olarak bu ilaçların kullanılması ve bu kişilerin bu ilaçlara erişebilecek yerlerde bulundurulmaması gerekmektedir. Ani bir duygu değişimi ile bu kişiler bu ilaçları bilinçsiz bir şekilde tüketebilir ve buna bağlı olarak da hayati tehlikeler geçirebilirler.
]]>
Yaşlılık Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/yaslilik-hastaligi.html Thu, 07 Jun 2018 16:18:22 +0000 Yaşlılık hastalığı, Bu hastalık genel olarak küçük yaşta çocukların gelişim döneminde belirtileri her dönem artarak devam etmektedir. Bir diğer adıyla erken yaşlanma hastalığı olarak da bilinir. Bir çok filme de konu ol Yaşlılık hastalığı, Bu hastalık genel olarak küçük yaşta çocukların gelişim döneminde belirtileri her dönem artarak devam etmektedir. Bir diğer adıyla erken yaşlanma hastalığı olarak da bilinir. Bir çok filme de konu olan bu ilginç hastalık diğer hastalıklardan farklı olarak insanları bir hayli şaşırtmaktadır. Oldukça az görünen bu hastalığa yakalan kişiler genellikle sık sık gündeme gelmişlerdir. Yaşlılık hastalığı çocuklarda görülebilen ve fiziksel görüntünün o yaştaki bir bireye ait olmadığı ve hatta oldukça yaşlı bir fiziksel yapıya sahip olduğu bir hastalıktır. 

Dünya çapında yapılan bilimsel araştırmalara göre bu hastalık sekiz milyonda bir görülebilen bir hastalık olarak nadir hastalıklar arasında yerini almaktadır.  Bu kişilerin ne yazık ki ömürleri pek uzun olmamaktadır. Bu nedenden dolayı bir sonraki kuşağa aktarılacak kadar yeterli bir süreç yaşamadıkları için anne babadan geçme ihtimali zor olan bir hastalıktır. Genellikle  anne karnında gerçekleşen bazı mutasyonlar ve değişimler sonucu bu hastalığa yakalanmaktadır.  Bu mutasyonların bir çok nedeni olabileceği gibi bu mutasyonlara direnç gösteremeyecek yaşta olamayan anne babaların çocuklarında bu hastalığa rastlayabilmek mümkündür.  Bu hastalık oldukça zor olan bir hastalıktır.

Yaşlılık hastalığı yaşayan kişiyi ve ailesini oldukça çevreden soyutlayan ve bununla beraber psikolojik anlamda olumsuz etkileyen nadir hastalıklardandır. Yaşlılık hastalığı ile ilgili yağılan araştırmalar ve tedavi süreçleri araştırılsa da henüz buna dair bir bilimsel bir yöntem bulunmamaktadır. Ancak teknolojinin bu ivme ile ilerlediğini düşünecek olursak ileri ki yıllarda gen değişiminin söz konusu olabildiği bir çağda bu hastalığa kolay bir şekilde tedavi yöntemi geliştirileceği de söylenmeden geçilmiyor. Her hastalıkta olduğu gibi yaşlılık hastalığına dair kendine has belirtileri mevcuttur. Yaşlılık hastalığına dair en önemli belirtiler yazımızın devamında yer almaktadır

Yaşlılık Hastalığının Belirtileri

Adı üzerinde bir yaşlı kişide bulunacak tüm fiziksel özellikler zaman içerisinde görülmeye başlanır. Yaşlılık hastalığına yakalanan kişilerin saçlarının önemli bir bölümü dökülmeye başlar ve zamanla tamamen tüm saçlar dökülür. Bununla beraber kişinin kafa derisinin üzerindeki damarlar tamamen belirginleşmeye ve şişmeye başlar. Bu da kişinin kendini fiziksel olarak kötü hissedeceği ilk belirtileridir. Daha sonrasında bu kişilerin yüzünde bulunan organlar göz haricinde oldukça küçük ve gelişmemiş durumdadır.  Bu kişilerin kafası normal bir insana göre daha büyüktür. Bu hastalık ne azık ki henüz bu çağda tedavisi olabilen bir hastalık değildir. Yaşlılık hastalığının tedavisi yönünde araştırmalar hala sürmektedir
]]>
Buzağı Hastalıkları https://www.hastaligi.gen.tr/buzagi-hastaliklari.html Thu, 07 Jun 2018 22:47:41 +0000 Buzağı Hastalıkları, Yeni doğan ineğe sütten kesilene kadar buzağı adı verilir. Buzağı anne sütünden kesildikten sonra dana adını alır. Yem yemeye başlar ve sığır olarak büyür. Hayvanın etinden derisinden Buzağı Hastalıkları, Yeni doğan ineğe sütten kesilene kadar buzağı adı verilir. Buzağı anne sütünden kesildikten sonra dana adını alır. Yem yemeye başlar ve sığır olarak büyür. Hayvanın etinden derisinden faydalanılır. Buzağı büyüyünce kadar bir çok hastalıkla karşılaşabilir. Buzağı hastalıkları şöyle sıralayabiliriz.

Pasif transfer yetersizlik

Kolostrumun yeteri kadar alınmaması dolayısıyla immun sistemin oluşturduğu hastalık görülür. Kolostral antikorlar kuru dönemde birikir ve serum düzeyinin 12 katı olur. Bu dönemde buzağılar. 2. saatte süt emerler. 3. saatte mekanyum artar. İlk sağımdaki kolostrum verilirse abomasumda rumene yada bağırsağa kaçar. Bakteri bağırsakta birikir ve gaz birikimi oluşur. Hayvanda kokma görülür. Ayrıca, buzağı gaz çıkarırken aşırı koku hissedilmesine neden olur. 

Zayıf buzağı sendromu

Anne gebe iken yetersiz beslenme eksikliği olursa bu hastalık doğan buzağıda görülür. Placental yetersizliği, kongenital nedeni ile doğum anında annede güçlük oluşturur. Annenin solunum yetmezliği, iştahsızlık, refleksin zayıf olması, yem yiyemem görülmesi buzağıya emme refleksinin zayıf olmasına neden olur. Buzağıya yan etki yapar. Güçsüzlük oluşturur ve ayakta duramaz hale gelir. Anne sütünde yeterince kolostrum alamadığı için buzağı hastalanır.

Süt içeren rumen sendromu

Yeni doğan buzağı 6 haftalık olunca hayvanda rumen timpani hastalığı oluşur. İştahsızlık ve gelişme geriliği görülür. Az süt içer. Yeni doğan buzağı rumen oranın % 20 alan kaplar. Buzağı iki litreden fazla süt içmesi veya zorla süt içmesi solunum güçlüğü oluşturur. Gelişim geriliği oluşur ve zayıf deri örtü timpani oluşturur. Rumen sıvısı pis kokar ve sütü pıhtılaşır. Buzağı sütü içtiği zaman ishal oluşur ve hastalanır. 

Primer ruminal timpani

Hafif ve orta düzeydeki timpani şeklidir. Kötü, kalitesiz, kokmuş, kaba yemde hastalık ortaya çıkar. Yüksek enerji verilmesi hayvanda hastalık oluşturur. Gelişim geriliği ve hayvan kilo kaybına uğrar. Hayvanda sürekli açlık hissi oluşur. Yem yediği halde zayıflama görülür. Açlık çukurunda ve midesinde timpani sesler duyulur. 

Abomasitis ve abomasol ülseri

Sütten kesilen buzağıya kaba yem verilince hastalık görülür. Kalitesiz yem yeterince yağlanmazsa ve yem hazırlanırken özen gösterilmezse hastalık oluşur.

Abomasol timpani

Süt yerine kullanılan kalitesiz mama ve bozuk soğuk süt veriminden hastalık oluşur. Buzağıda gaz problemi oluşturur. Solunum güçlüğü ve iştahsızlık görülür. Vücutta şişlik oluşur.

Buzağı hastalığı oluşmaması için neler yapılmalıdır 

Doğum yapacak inek temiz ve sakin yerde doğum yapmalıdır. Buzağıya mikrop kapmaması için temiz ortam sağlanmalıdır. Buzağı doğduktan sonra göğüs kafesi bastırılıp rahat nefes alması sağlanmalıdır. Enfeksiyon ağızda yara yaptığı için solunum yolu açık olmalıdır. Buzağı kuru bezle kurutulmalıdır ve kordonu makasla kesilmelidir. Buzağı doğar doğmaz süt verilmemelidir. 2 saat sonra süt verilmelidir. Buzağı doyana kadar değil az süt verilmelidir. Mutlaka doğan buzağıya septisemi aşışı yapılmalıdır.

]]>
Mds Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/mds-hastaligi.html Fri, 08 Jun 2018 11:25:57 +0000 Mds hastalığı, Kemik iliğinin üretmiş olduğu kan hücresinin yeteri kadar üretmemesi durumunda oluşmaktadır. Mds hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir. Mds hastalığı daha çok yaşlılarda görülmekte olan bir hastal Mds hastalığı, Kemik iliğinin üretmiş olduğu kan hücresinin yeteri kadar üretmemesi durumunda oluşmaktadır. Mds hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir. Mds hastalığı daha çok yaşlılarda görülmekte olan bir hastalıktır ve diğer adı kemik iliği olarak bilinir. Kemik iliğinin göre kan üretmek olduğundan dolayı sağlıklı kemik iliğine sahip olan kişiler kaybolan hücrelerin yerine sağlıklı kan üretimi yapar. Fakat kemik iliği hastalığı olan kişilerde ise hücreler ölür fakat ölen hücrelerin yerine taze kan üretilmez çünkü kemik ilikleri sağlıksızdır ve kan üretimi yavaş olur. Hücrelerin öldüğü ve onların yerine üretilmeyen kanın yanında bir de normal olmayan displastik hücreler oluşabilir. 

Mds hastalığı oldukça önemli bir hastalıktır çünkü bu hastalıkta hücreler yenilenemeyebilir bunun sonucunda ise trombositopeni, anemi ve lökopeni gibi durumlar meydana gelebilir. Mds hastalığın ilerleyen safhaları ise ciddi sorunlara yol açabilir. Akut lösemiye neden olabilir.

Mds Hastalığının Belirtileri 
  • Mds hastalığına yakalanan kişiler gün içerisinde oldukça yorgun, halsiz ve renkleri solgun olabilir ayrıca nefes almaları güç olmaktadır. Bunun nedeni ise eritrositin eksikliğinden ötürü oluşan bir durumdur.
  • Vücut bu hastalıkla birlikte oldukça narin bir yapıya dönüşür ve enfeksiyon kapması an meselesi olabilir ayrıca vücut direnci de epey bir düşük seyreder bunun nedeni ise vücutta lökositin eksikliğinden dolayı oluşan bir durumdur.
  • Mds hastalığına yakalanmış kişilerin vücutları oldukça hassastır ve bu nedense vücutta çürükler ve morarıklar meydana gelebilir bunun sebebi ise vücutta trombosit eksikliğinden dolayı oluşan durumdur ayrıca bu hastalığının en büyük belirtisi ise anemidir.
Mds Hastalığının Nedenleri 

Mds hastalık bulaşıcı bir hastalık değildir. Mds hastalığı herhangi bir nedene bağlı olarak oluşan bir hastalık değildir. Kanser tedavisi gören bazı kişiler kemoterapi görürler ve kemoterapi tedavisinde mds hastalığı oluşabilir.

Mds Hastalığının Tedavisi 

Mds hastalığı kişiden kişiye değişmektedir. Yani kişinin tedavisi yaşına, hastalığın ilerleyip ilerlemediğine, daha önce herhangi bir hastalık geçirip geçirmediğine kadar her detay önemlidir. Mds tedavisi bazı aşamalardan meydana gelmektedir bunlar;
  • Mds hastalığı destekleme tedavisi
  • Mds hatsalığının büyüme etkenleri
  • Mds hastalığında kemoterapi süreci ve tedavisi
  • Mds hastalığında hematopoietik kök hücre nakli
]]>
Kalıtsal Hastalıklar https://www.hastaligi.gen.tr/kalitsal-hastaliklar.html Fri, 08 Jun 2018 20:57:59 +0000 Kalıtsal hastalıklar, gen ve kromozomlarda oluşan anormallik sebebiyle ortaya çıkan hastalıklar kalıtsal hastalıklar olarak tanımlanır. Kanser gibi bazı hastalıklar yaşamın belli bir döneminde edinilir ve genetik an Kalıtsal hastalıklar, gen ve kromozomlarda oluşan anormallik sebebiyle ortaya çıkan hastalıklar kalıtsal hastalıklar olarak tanımlanır. Kanser gibi bazı hastalıklar yaşamın belli bir döneminde edinilir ve genetik anormallikler sonucu ortaya çıkar. Ancak bu tür hastalıklar kalıtsal hastalıklar olarak görülmez. Kalıtsal hastalıklar, vücutta bütün hücrelerde varolan ve döllenme anından itibaren bulunan hastalıklardır. Bazı kalıtsal hastalıklar sperm ve yumurta gibi üreme hücresini meydana getiren mayoz bölünme anında ortaya çıkan kromozomlarda oluşan anormallikler sebebiyle ortaya çıkar. Bu nedenle oluşan kalıtsal hastalıklara, Down sendromu, Turner sendromu ve klinefelter sendromu örnek olarak verilebilir.

Kalıtsal hastalıklar nelerdir

Down sendromu: İnsan vücudunda ekstra olarak fazladan 1 kromozom bulunması sebebiyle ortaya çıkan kalıtsal bir hastalıktır. Down sendromunda kişide belirgin bir yüz hattı vardır ve bu özelliğinden dolayı diğer insanlardan kolaylıkla ayrılabilir. Zeka oranları da normal insanlara oranla daha düşük olur. Konuşma ve öğrenme becerilerinde eksiklikler görülür. Genellikle ileri yaşlarda anne olan kadınların çocuklarında görülen Down sendromu için çeşitli tedavi planları bulunmaktadır. Bu tedaviler sayesinde hastalar hayatlarını bağımsız olarak sürdürme kabiliyeti kazanabilir.

Turner sendromu: Hastada doğuştan cinsiyet kromozomlarının birinin eksikliğiyle meydana gelen, cinsel gelişimi olumsuz etkileyen kalıtsal bir hastalıktır. Hastada ergenliğe başlayamamak, kısa boy, üreme sorunları, öğrenme güçlüğü ve gelişimsel farklı problemler görülür. Turner sendromu kızları etkileyen bir hastalıktır. Bebeklikte ya da çocukluk döneminde tanısı konabilir. Bazı vakalarda belirtiler hafif seyirli olurken bazı vakalarda belirtiler net bir şekilde görülebilir. Hafif seyirli sendromda teşhis ve tedavi için gecikme yaşanabilir. Tedavisi uygun ve düzenli yapıldığında hasta yaşamını kimseye bağımlı olmadan sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilir. Görülecek belirtileri göğüs kafesinin geniş olması, göğüs aralığında açıklık, kulak çizgisi düşüklüğü, boynun geniş olması, gelişim geriliği, göz kapağı sarkıklığı, el ve ayak parmaklarında kısalık, tırnakların yukarı doğru olması, cinsel değişim ve gelişimin geç ya da hiç olmaması, üreme tedavilerine ihtiyaç duyulmadan gebelik sağlanamaması olarak sıralanabilir.

Klinefelter sendromu: Erkek bebeklerin fazladan bir x kromozomu ile dünyaya gelmesi sonucu ortaya çıkan kalıtsal hastalıktır. Sendrom testis büyümesini olumsuz yönde etkiler. Testisler normalde olması gerekenden çok daha küçük olur. Cinsiyet hormonu olan testesteron hormonunun gereğinden daha az salgılanmasına sebep olabilecek bir rahatsızlıktır. Testislerde yaşanan olumsuzluğun yanı sıra beraberinde erkeklerde kadınsı bazı özellikler görülebilir. Vücut kas kütlesi daha düşük olabilir, sakal ve bıyığın hiç ya da çok az çıkması bir diğer problemdir. Yaşanan etkiler kişiden kişiye değişken olabilir. Belirtiler ve boyutları herkeste farklı gözlemlenebilir. Utangaçlık, dikkat bozuklukları, boyun normalden daha uzun olması, meme dokusunun büyük olması, ergenliğin geç ya da hiç gerçekleşmemesi, testislerin sert ve küçük olması, enerji düşüklüğü, penisin küçük olması, kemik yapısının zayıf olması, okuma, yazma ve matematiksel problemlerde zorluk yaşanması belirtiler arasında yer alır. Yetişkin erkeklerde kısırlık, cinsel dürtünün az ya da hiç olmaması görülebilir.

Orak hücreli anemi: Hastada alyuvar şekli anormal bir yapıda olur. Alyuvarlar orak yani hilal şeklinde olduğu için orak hücreli anemi olarak tanımlanır. Alyuvarlara yeterli oranda oksijen taşınmasını engelleyen hastalıkta, bazı damarlarda tıkanıklık oluşarak kan dolaşımı olumsuz yönde etkilenir. Ağrılı kriz geçirme, ani akciğer sendromu, hematolojik krizler, dalak sekestrasyonu, priapizm gibi komplikasyonlar gelişebilir. Kronikleşen hastalık nedeniyle, santral sinir sistemi bozuklukları, kemik ve eklem hastalığı, büyüme ve geli]]> Crohn Hastalığı https://www.hastaligi.gen.tr/crohn-hastaligi.html Sat, 09 Jun 2018 06:03:10 +0000 Crohn hastalığı, sindirim sisteminde etkili olan ve vücudu etkileyen sistemik bir hastalıktır. Daha çok, yemek borusu, mide, kalın bağırsak, ince bağırsak, anüs gibi bölgeleri etkiler. Hastalığın hakim olduğu b Crohn hastalığı, sindirim sisteminde etkili olan ve vücudu etkileyen sistemik bir hastalıktır. Daha çok, yemek borusu, mide, kalın bağırsak, ince bağırsak, anüs gibi bölgeleri etkiler. Hastalığın hakim olduğu bölgelerde ülser tarzı yara ve kalınlaşmalar görülür. Ülser ve kalınlaşmanın boyutu farklı olur. Hastalık aynı anda farklı bölgeleri etkiler. Kalınlaşma bağırsak ve yemek borusunda hakim olmuşsa bu bölgelerde daralma görülür. Anüs bölgesinde delikler oluşur ve bu deliklerden iltihap akar. Kanser tarzı bir hastalık değildir. Ancak zamanla kansere yol açabilir. Bu nedenle detaylı araştırılarak uygun tedavinin zamanında yapılması gerekir.

Crohn hastalığı görülme sıklığı

Tüm dünyada görülebilen hastalık daha çok beyaz ırklarda görülmektedir. Herr yaş grubunda görülen hastalık erkeklere nazaran kadınlarda daha fazla görülür.

Crohn hastalığı nedenleri

Crohn hastalığının henüz nedeni tam olarak açığa konulamamıştır. Virüs ve bakterilerin neden olabileceğinin yanı sıra, genetik ve çevresel etkenlerin de hastalık üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Crohn hastalığında vücutta kromozomlarda kırıklık tespit edilmiş bu nedenle de hastalığın genetik olabileceği düşünülmüştür. Crohn hastası olan bireylerin çocuklarında hastalığın görülmesi gibi durum söz konusu değildir. Yani ailesel olarak geçiş yapan bir hastalık değildir. Ancak birinci dereceden akrabalarda risk biraz daha fazladır. Crohn hastalığında hasta tetkiklerinde hastanın bağırsaklarında bakteri olduğu belirlenmiştir. Bu durumdan dolayı hastalıkta mikropların etkisi olduğu kanısına varılmıştır. Beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı hastalık üzerinde etkili olan faktörler arasında yer almaktadır. Üzüntü, sinir, stres gibi faktörlerde hastalığın gelişimine neden olabilir. Beraberinde bağışıklık sisteminde oluşan hasarlarda hastalık üzerinde etkilidir.

Crohn hastalığı belirtileri

  • Karın bölgesinde ağrı
  • İshal
  • Kusma
  • Kabızlık
  • Kilo kaybı
  • Yorgunluk
  • Karında şişlik
  • Karın bölgesinde iltihap nedeniyle ateş yükselmesi
  • Bağırsak tıkanıklığı
  • Dışkıda kan
  • Anüs bölgesinde iltihap akan delik ve çatlak
  • Diğer organlar etkilendiğinde ciltte ağrılı kızarıklıklar
  • Göz iltihabı
  • Ağız aftı
  • Eklem ağrıları
  • İş gücünde düşüş olarak sıralanabilir.

Crohn hastalığı teşhisi

Hastalık nedeniyle ortaya çıkan ve uzun dönem devam eden belirtiler doğrultusunda gerekli testler yapılarak hastalık teşhis edilmeye çalışılır. Mide, kalın ve ince bağırsak görüntülenerek gerekli durumlarda biyopsi yapılır. Crohn hastalığı ülseratif kolikle sıkça karıştırılan ve bazı durumlarda ayırt edilmesi imkansız olan bir hastalıktır. Bunun yanı sıra apandisit, dizanteri, divertikül, salmonellosis gibi hastalıklarda da crohn hastalığıyla aynı belirtiler yaşanabilir.

Crohn hastalığı tedavisi

Crohn hastalığının nedeni bazı durumlarda kesin olarak bilinmemektedir. Bu nedenle de tedavisi kesin olarak yapılamamaktadır. Hastalık atak dönemindeyken bazı ilaçlarla belirtiler azaltılmaya ve hafifletilmeye çalışılır. Hastalık en yoğun yaşandığı dönemlerde kortizon gibi ilaçlarla durdurulmaya çalışılır. Kortizon uzun süreli kullanılacaksa ağız yoluyla kalsiyum desteği yapılmalıdır. Aksi halde hastada osteoporoz riski artar. Bağışıklığın baskılanmasını sağlayan ilaçlarla tedaviye destek olunur. Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar mutlaka folik asit takviyesi ile birlikte kullanılmalıdır. Bu tür ilaç tedavilerinde yan etkilerin oluşma ihtimali yüksektir. Bu nedenle tedaviye yeni başlandığında hasta rutin olarak doktor kontrolünde olmalıdır. Yine tedaviler diyet ve stres kontrolü tedavileriyle desteklenebilir. Psikolojik ve psikiyatrik destekler her hasta için olmasa da bazı hastalarda mutlaka gereklidir. Hastalığın seyri hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Hasta yeme alışkanlıklarına dikkat etmeli, hastalığın atak döneminde iştahın önüne geçmelidir. B]]>